Afrika kıtasının efsane ve gezgin Avrupalısı: Claude Le Roy

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Afrika futbolu 1990’lı yılların başında Kamerun’la dünyanın gündemine girdi. 1990 Dünya Kupası’na damga vuran Kamerun, ihtiyar delikanlık Roger Milla adını attığı gollerle herkese ezberletti. 1994’de bu kez sahne sırası Nijerya’nındı. Artık Kara Kıta futbolda ben de varım diyordu. Yetiştirdiği yıldızlarla Afrikalı oyuncular, Avrupa takımlarının gözdelerinden oluyordu. Futbolunu ilerleten Afrika’da gelişmeyen ise kaliteli teknik adam çıkarmak oluyordu. Sahada Afrikalılar oynuyor, kenarda Avrupalılar yönetiyordu. Bir isim var ki; diğer Avrupalılardan oldukça farklı.

Claude Le Roy adı Avrupa futbolu için birşey ifade etmez. Teknik direktör olduğunu bilmeyenlerin sayısı ezici çoğunluktadır. Öylesine bir Fransız diye düşünenler haksız değildir. Avrupa futbolu için kayda değer bir başarısı sözkonusu olmayan Claude Le Roy adı Afrika’da ise bir efsane ve ikondur. Afrika’dan 6 ülkeyle, 9 kez Afrika Uluslar Kupası’nda boy göstermek her teknik adamın harcı değildir. Öyle ki, Mısır’ın ev sahipliği yaptığı Afrika Uluslar Kupası’na katılan takımların yarısından fazla organizasyonda boy gösterdi. Afrika kıtasının en bilen teknik adamları listesi yapılırken ilk sıraya mutlaka Claude Le Roy adı yazılır.

2016’dan bu yana Togo’yu çalıştıran Claude Le Roy’un futbolukuk yaşamı sıradan bile olmadı. Bir anlamda futbol oynamış olmak için oynadı. 1966’da başlayan futbolculuk kariyeri sıradan takımlarda sıradan bir oyuncu olarak geçti. 15 yıl yeşil sahalarda ter döktü ama istatisklere girecek kayda değer bir başarıya imza atamadan kariyerini noktaladı. 1980’de teknik adamlık kariyerine SC Amiens takımıyla merhaba diyen Fransız hoca, 3 yılın sonunda şimdilerde Ligue 2’de mücadele eden FC AS Grenoble takımının başına geçti. İki yıl burada görev yaptıktan sonra 1985’de yurt dışı kariyerine Suudi Arabistan’ın Shabab takımıyla başlayan Claude Le Roy’un bu serüveni sadece 2 ay sürdü.

Aynı yılın eylül ayında adını Afrika’ya duyuracağı ilk imzayı atarken, çalıştırdığı takım Kamerun’du. 1986 Afrika Uluslar Kupası’nda Kamerun, penaltılarda Mısır’a boyun eğip, ikinci olurken efsane Roger Milla turnuvanın gol kralı oluyordu. 1988’de Claude Le Roy yönetimindeki Kamerun bir kez daha adını Afrika Uluslar Kupası’nda finale yazdırırken, bu kez rakibin adı Nijerya oldu. Gülen taraf ise Claude Le Roy’un takımı oldu. Fransız hoca Afrika serüveninde ilk ve tek şampiyonluğunu kariyerinin başı sayılacak bir dönemde elde ediyordu. Turnuva sonrası Kamerun’la yollarını ayıran Fransız hoca iki yıl dinlendikten sonra 1990’da Senegal’i çalıştırmaya başladı. İtalya’nın ev sahipliğini yaptığı 1990 Dünya Kupası’nda Kamerun destan yazarken, Claude Le Roy bunu televizyon ekranlarından izliyordu. Ancak bu başarıda aslan payını Fransıza verenlerin sayısı hiçte az değildi.

Senegal’i çalıştırmaya başlayan Fransız teknik adam, 1990 Afrika Uluslar Kupası gruplarında eski takımı Kamerun’u yeni grupta geçiyordu. Senegal’i 4.lüğe taşıyordu. İki yıl sonraki turnuvada ise eski öğrencileri Fransız hocanın takımı Senegal’i son dakikalarda geçip, çeyrek finalde kupanın dışına atıyordu. 1992’de Afrika serüvenine bir virgül koyup, Asya’ya açılıyordu. Fransız hoca, Malezya’da görev yaptıktan sonra, teknik adamlıktan yöneticiliğe terfi edip, yeni bir heyecana merhaba diyordu.  Milan’da danışmanlık, PSG’de futbol direktörlüğü yaptıktan sonra yeniden teknik adamlık duyguları ağır basıp eşofmanlarını giyiyordu. Eski göz ağrısı Kamerun’la tekrar buluşan Le Roy, Kamerun’u 1998 Dünya Kupası’nda grupta sonunculuktan kurtaramıyordu.

Kamerun sonrası milli takım hocalığına bırakıp, kulüp çalıştırmaya başladı. Fransa, İngiltere ve Çin’de kulüp takımları çalıştırdıktan sonra rotasını bir kez daha milli takım hocalığı ve Afrika’ya çeviriyordu. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başına geçen deneyimli teknik adam, 2006’da Afrika Uluslar Kupası’nı kazanan Mısır’a çeyrek finalde boyun eğiyordu. Bir sonraki durağı Gana’ydı. 2008 Afrika Uluslar Kupası’nı üçüncü bitiren ülke, FIFA sıralamasında 14. basamağa tırmanmasında başrol oynuyordu. Burada kalıcı olur diyenler yanılıyordu. Umman’da yeni bir sayfa açılıyordu.

Umman’ı Körfez Kupası’nda zafere taşıyan Le Roy, yine yollara düşüyordu. Kısa bir süre Suriye’de takıldıktan sonra yine adının artık bir efsane olduğu kıtaya dönüyordu. İkinci Demokratik Kongo tecrübesinde bir ilki yaşayan Fransız teknik direktör, 2013 Afrika Uluslar Kupası’nda takımını gruptan çıkaramıyordu. İki yıl sonraki turnuvada bu sefer Kongo’nun başındaydı. Çeyrek finaldeki “Kongo derbisi”ni eski takımı kazanıyor, “demokratik”ler yoluna devam ediyordu. 2016’dan bu yana Togo’nun teknik patronu olan Fransız hoca, 2017’de 9. defa Afrika’nın Kupası’nda sahne alırken, talebeleri grupta son sıraya demir atıyordu. Mısır’ın ev sahipliği yaptığı Afrika Uluslar Kupası’na ise takımını taşıyamayınca, turnuvayı uzun yıllar sonra tribünden seyretti.

Dokuz turnuva, bir şampiyonluk… Yedi defa takımlarını gruptan çıkarmayı başaran 71 yaşındaki futbol adamının bir diğer başarısı ise bir zamanlar kulübede yanında oturan Herve Renard’ı yetiştirmesi oldu. 2012’de Zambiya, 2015’te de Fildişi ile Afrika Uluslar Kupası’nda zafere ulaşan Herve Renard, iki farklı takımı organizasyonda zirveye taşıyan tek hoca durumunda. 51 yaşındaki Fransız hocanın bu yılki macerası ise son 16 turuna kadar sürdü. Le Roy sadece bir kez Afrika Uluslar Kupası şampiyonluk sevinci yaşadı ama talebesi hocasını gururlandıracak unutulmaz başarıya imza attı. 71 yaşındaki teknik adam şimdilik emekli olmayı düşünmüyor. Önümüzdeki yıllarda Le Roy’u farklı bir Afrika ülkesinin başında görmek sürpriz olmayacaktır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin