“Yönettiğim ilk film Berlin, Venedik ve Sundance gibi büyük festivallerde kısa listeye seçildi, bu bana cesaret verdi

Türkiye’nin en yetenekli ve bol ödüllü oyuncularından Nadir Sarıbacak, yazıp yönettiği ve başrolünde yer aldığı ilk uzun metrajlı filmi Gazelle ile uluslararası festivallerde elde ettiği başarıyı ve ABD’deki yeni hayatını ilk kez gazeteci Metin Yıkar’ın YouTube kanalında anlattı.

Sarıbacak, New York’ta yaşayan bir göçmenin yalnızlığını ve hayatta kalma mücadelesini konu alan filminin, dünyanın en prestijli festivallerinden Berlin, Venedik, Sundance’te kısa listeye (shortlist) kaldığını belirterek, “Bu benim için önemliydi, cesaret verdi.” dedi.

“Binlerce film arasından ilk 20-25’e giriyorsunuz. Ana yarışmaya seçilemesek de bu benim için çok değerliydi” diyen Sarıbacak, uluslararası festivallerin kendisine yeni bir alan açtığını ve güçlü bir network kurma imkânı sağladığını vurguladı.

ABD’de bağımsız film çevreleriyle temas kurduğunu belirten oyuncu, “Birileri sizi izliyor ve bir referans olmadan filminizi gönderiyorsunuz. Bu festivallere kabul almak ‘sizde bir gelecek görüyoruz’ demek. New York Film Festivali’nde hiç beklemezken ödül aldık. Elli yaşıma doğru bu sektörün içine dahil olmuş oldum” ifadelerini kullandı.

İlk gösterimi Kanada Uluslararası Vancouver Film Festivali’nde yapan Gazelle, burada Seyirci Ödülü’nü kazandı. Ardından Uluslararası Chicago Film Festival ve Arizona Sedona Film Festivali’ne seçildi. Son olarak New York Film Festivali’nde en büyük ödül olan “en iyi film” (Industry Choice Award) ödülüne layık görüldü.

“YERALTINDAN NOTLAR’I ON YIL SONRA AMERİKA’DA SAHNELEMEYE BAŞLIYORUM”

Sarıbacak, Türkiye’de sahnelediği ve büyük beğeni toplayan tek kişilik oyunu “Yeraltından Notlar”ı yeniden sahneye taşıyacağını da açıkladı. Fyodor Dostoevsky’nin aynı adlı eserinden uyarlanan oyun, Türkiye’de hem eleştirmenlerden hem de seyirciden yoğun ilgi görmüştü.

Seyyar Sahne tarafından tiyatroya uyarlanan ve Celal Mordeniz’in yönettiği oyunda Sarıbacak, iki saat boyunca izleyiciyi sıkmadan önemli bir performans sergiliyor.

“On yıl önce Türkiye’de 4-5 yıl oynadığım bu oyunu şimdi Amerika’da yeniden sahnelemeye karar verdim” diyen Sarıbacak, ilk gösterimin 26-27 Haziran’da New Jersey’de yapılacağını ve ardından ABD turnesine çıkacağını söyledi.

“İki saatlik çok zor bir oyun. Şu anda ezberlerimi hatırlamaya çalışıyorum. Mekânı kiraladık, artık sahneye çıkmak zorundayım” diyen oyuncu, projeye dair heyecanını dile getirdi.

“İLK YILLAR ADAPTASYON DEĞİL, VAROLUŞ MÜCADELESİYDİ”

Nadir Sarıbacak, Amerika’ya taşındıktan sonraki ilk yılların mesleki değil, daha çok varoluşsal bir mücadele olduğunu söyledi. Yeni bir ülkeye uyum sürecinin kendisi için kolay olmadığını belirten Sarıbacak, “İlk birkaç yıl adapte olmakta zorlandım. Ama bu mesleki bir zorluk değildi, daha çok anlamlandırmaya çalıştığım, varoluşsal bir süreçti” dedi.

Zorlu sürecine rağmen yaşadıklarını abartmak istemediğini de vurgulayan Sarıbacak, “Aslında bu çok normal. Çok daha zor şeyler yaşayan insanlar var. O yüzden ‘sancılı geçti’ demek bile bazen bana abartı gibi geliyor” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE KARİYERİMİN EN İYİ DÖNEMİNDEYDİM”

Amerika’ya gitmeden önce kariyerinde en parlak dönemlerden birini yaşadığını ve o yılları “Osmanlı’nın yükselme dönemi, Kanuni devri gibi” sözleriyle anlatan Sarıbacak, “Kariyer olarak çok iyi bir yerdeydim. Çok geniş bir kitle tarafından tanınmıyordum belki ama belli bir kesimle güçlü bir bağ kurmuştuk, kendimize ait bir dil oluşturmuştuk” dedi.

Oyunculuk anlamında önemli projelerde yer aldığını vurgulayan Sarıbacak, “Güzel işler nasip oldu. Tam o dönemde bir dizide rol almak için de anlaşma yapmıştım” ifadelerini kullandı.

Ancak hayatının yönünü değiştiren sürecin beklenmedik şekilde başladığını belirten oyuncu, “Tatile Amerika’ya geldim ama sonra geri dönemedim. Ama şu anda eşim ve çocuklarımla birlikte iyiyiz.” dedi.

“ÖZGÜRLÜK HİSSİ, SANATIN BİLE ÖNÜNE GEÇEBİLİYOR”

Nadir Sarıbacak, Amerika’daki yaşamına dair en belirleyici duygunun özgürlük hissi olduğunu vurguladı.

Sanatla uğraşmanın hayatındaki yerini sorguladığını belirten Sarıbacak, “Bazen özgür olma hissi, sanatla ilgilenmekten daha önemli oluyor. İhtiyaçlar sıralamasında hangisi önce gelir diye düşündüğümde, özgürlük hissi daha öne çıkıyor” dedi.

Günlük hayatında daha sade ama huzurlu bir düzen kurduğunu ifade eden oyuncu, “Şu anda daha ferahız. Sabah kalktığımızda küçük bir bahçemiz var. Bunlar gerçekten şükür gerektiren şeyler. Her gün bunu düşündükçe kendimi daha iyi hissediyorum” diye konuştu.

Türkiye ile bağlarının sürdüğünü de vurgulayan Sarıbacak, “Elbette bir gün ülkeme gitmek, orada yeniden işler yapmak isterim. Çocuklarıma büyüdüğüm yerleri, köyümü göstermek istiyorum” ifadelerini kullandı.

Yaşadığı sürecin kendisini istemeden de olsa dünyaya açtığını dile getiren oyuncu, “Aslında bana kalsa bir yere açılamazdım ama hayat bazen insanı farklı bir yola sokuyor.” dedi.

Nadir Sarıbacak’ın ilk filmi “Gazelle” dünya gösterimlerine başlıyor

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin