Yalnız bir reformcu: Papa Francis

YÜKSEL DURGUT | YORUM

Kalp ameliyatı öncesinde Tanrı’ya “Sonum mu geldi?” diye soran bir Cizvit, 40 yıl daha yaşayacağı yanıtını alır. Sevinciyle saç ekimi, yüz gerdirme ve estetik operasyonlara girişen bu kibirli din adamı, kliniğin kapısından çıkar çıkmaz bir arabanın altında kalır. Tanrı’nın huzurunda öfkeyle sorduğunda, “Seni tanıyamadım!” cevabını alır.

Bu ironik fıkra, geçen yıl The New York Times’ta Papa Francis imzasıyla yayımlanan bir yazıdan alıntı. Otobiyografisinden uyarlanan bu mizahi anlatım, seleflerinin üslubundan keskin bir kopuşu simgeliyor.

Jorge Mario Bergoglio’nun mizah anlayışı, 12 yıllık Roma Piskoposluğu döneminin en sevimli yanlarından biriydi. İtalyan göçmeni bir ailenin Arjantinli çocuğu olan Bergoglio, Benedict’in 600 yıl sonra istifa eden ilk papa olmasının ardından beklenmedik bir seçimdi. Adını, yoksullara, hayvanlara ve doğaya adanmışlığıyla bilinen 13. yüzyılın Assisili Fransis’inden alan Papa Francis, isminin mirasını büyük ölçüde taşıdı. Kimilerine göre ilerici beklentileri tam olarak karşılayamadı. Kimilerine göre ise öfkeleri üzerine çekti; özellikle de ABD’li muhafazakâr Katoliklerinkini.

Birçok muhafazakâr, onu -tüm papaların ilahi atandığı inancına rağmen- bir sapkın olarak gördü. LGBTIQ+ bireylere ve ruhban okullarına kabul edilmeyen kadınlara yönelik yaklaşımlarından rahatsız olanlar, aynı zamanda Francis’in mültecilere duyduğu empati ve Avrupa ile Kuzey Amerika’daki sınır dışı politikalarına tepkisi karşısında öfkelendi.

2016’da Meksika ziyareti sırasında, “köprüler yerine duvarlar inşa etmekten bahsedenleri” eleştiren Papa, “Bu, İncil’in öğretisi değil!” demişti. Henüz başkan olmayan Donald Trump, bu sözleri ‘rezilce’ diye nitelendirip, “Hiçbir din adamının başka birinin inancını sorgulamaya hakkı yoktur!” diye eklemişti.

Şimdi yeniden seçilen Trump, Papa’nın cenazesine katılma niyetinde. Truth Social’da “Huzur içinde yat Papa Francis! Tanrı onu ve sevenlerini korusun!” mesajını paylaşan Trump’ın ünlem işaretleri, gizlemeye çalıştığı sevinci ele veriyor. Kendini “yeni Katolik” olarak tanımlayan Trump’ın yardımcısı J.D. Vance, Papa ile son görüşen yabancı lider oldu. Ancak görüşme sadece birkaç dakika sürdü.

Şubat’ta ölümle burun buruna gelen Francis, Paskalya’daki son Urbi et Orbi mesajında “marjinalleştirilmişlere ve göçmenlere yönelik nefreti” kınadı. “Uzak diyarlardan gelenlere güvenin; hepimiz Tanrı’nın çocuklarıyız!” diye seslendi. Ne var ki Avrupa’nın göçmen karşıtı dalgayla çalkalandığı bir dönemde attığı insanlık vurgusu, pratikte sınırlı etki yarattı.

Francis, Avrupa’nın göçmen karşıtlığıyla sarsıldığı bir dönemde papalık koltuğuna oturdu ve ortak insanlığı yol gösterici olarak işaret etti. Ancak iyi niyetli çabaları, nihayetinde pek bir şeyi değiştirmedi. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, kapitalizmi ‘şeytanın bir oyunu’ olarak tanımladı. 2015’teki Laudato Si genelgesinde iklim değişikliği ve bundan en çok etkilenecek olanlara odaklanan Papa, şu tespiti yapmıştı: “Kapitalizm, çevresel, sosyal, ekonomik, siyasi ve kaynak dağılımı açısından ciddi sonuçları olan küresel bir sorun. İnsanlığın karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan biri.”

Papa Francesco’nun (Papa Francis) 21 Nisan sabahı hayatını kaybetmesinin ardından Vatikan’da “sede vacante” (boş makam) dönemine girildi.

Bu tanıma katılmak kolay, ancak kurumsal dinin küresel sorunlara çözüm sunup sunamayacağı tartışmalı. Bu sadece Katoliklik için değil, tüm inançlar için geçerli. Tüm inançlar merhameti vaaz ederken, çoğu bu öğretiyi uygulamaktan uzak yaşar.

İster dini ister ideolojik olsun, kör inanç tehlikelidir. Francis, Vatikan’daki yolsuzluklardan rahiplerin çocuk istismarına kadar Katolik Kilisesi’ndeki sorunların farkındaydı, ancak bunlarla mücadelede sadece kısmi ilerleme sağlayabildi. 1970’lerde Latin Amerika’daki Cizvitler arasında yaygın olan Marksizm etkili Kurtuluş Teolojisine mesafeliydi; zaten bu akım selefleri döneminde Vatikan tarafından yasaklanmıştı.

Cizvitler, resmi adıyla İsa Tarikatı (Societas Jesu), 16. yüzyılda İspanyol aziz Ignatius Loyola tarafından kurulan Katolik tarikat. Reformasyon döneminde Protestanlığa karşı Katolik inancını güçlendirmek amacıyla doğmuş, ancak zamanla eğitim, misyonerlik ve entelektüel faaliyetlerle öne çıkmıştı. Günümüzde yaklaşık 16 bin Cizvit rahibi, eğitim ve sosyal adalet projelerinde faaliyet gösteriyor. Kilise içinde genellikle ilerici bir çizgiyle anılıyorlar.

Francis, sözde Hristiyan değerlerini savunanların çoğundan daha insancıl bir profil çizdi. Ardından gelecek olan, onun kusurlu ama dürüst mirasını sahiplenecek mi? Bergoglio, ne tam bir devrimci ne de geleneğin tutsağıydı. Çağın çelişkilerine dokunan, ancak kurumsal ağırlık altında ideallerini tam gerçekleştiremeyen bir figür olarak tarihe geçti.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin