Vurun Greta’ya!

YORUM | M.NEDİM HAZAR

“How dare you? – Nasıl cüret edersiniz”

Kabul edelim ki biraz sinir uçlarına dokunan bir üslup bu. Sadece üslup değil seçilen kelimelerin sivriliği bir de bunu sarfeden çocuğun jest ve mimiklerinin tuhaflığıyla birleşince iş bir anda büyüdüğü. Siyasi rant elde edicilerin, yalakalarının, taraftarlarının ve haset menfezlerinin ekmeğine yağ sürecek bir harman oluşmuştu.

Bir velet Birleşmiş Milletler’de kameraların karşısında sıkılıp utanmadan, eğilip bükülmeden, büyük bir özgüvenle hatta çoğu kişiye göre küstahça “atar” yapıyordu. İnfaz korosuna bizim yancıların katılması da uzun sürmedi elbette.

“Küresel ısınma ve iklim krizine dünyanın dikkatini çekmeye çalışan Greta Thunberg diye bir İsveçli kızcağız var. Ele aldığı konuyu ne kadar önemsersem önemseyeyim… Kendisine bir türlü ısınamıyorum. Neden mi? Fena halde pozcu buluyorum kendisini de ondan… Bizde kahramanlık şiirleri okurken aniden delirmiş gibi sesini en üst perdeye çıkaran çocuklar vardır ya… Biraz onlara benzetiyorum da ondan… ‘Sevgili Greta! Seni destekliyoruz’ diyen ikiyüzlü dünya liderlerine, kendilerini temize çekme fırsatı veriyor da ondan…” Rol kesişlerini, ağlamak üzere oluşlarını, fırça çekişlerini, hislenişlerini falan… Fena halde yapay buluyorum da ondan…”

Bu satırlar genç kızı “fena halde gıcık” bulan bir yazar, Ahmet Hakan’dan…

Genç kızın rahatsızlığı filan ayrı bir konu da, milyonlarca takipçisi olan bir yazar, küçücük bir kız hakkında nasıl bu kadar hiddet ve nefret dolu olur ki?

Bu sorunun cevabı aslında, bir nefret objesine dönüştürülen Greta’nın şahsında değil, kitle psikolojisinde yatıyor sanırım.

Diğer taraftan sosyal medyada Thunberg için “oyuncu”, “piyon”, “ajan” yakıştırması yapanlar da çıktı, onu “kapitalist düzenin yeni yüzü” olarak tanımlayanlar da. Akademisyeninden politikacısına A. Hakan gibi yazarından çizerine, Perinçek gibi Ergenekoncusundan Siyasal İslamcısına kadar kocaman ve ciddi adamlar 16 yaşındaki bir kız için açtılar ağızlarını yumdular kalemlerini. Sağlı sollu giriştiler!

En hafif tabir “sinir bozucu velet”di. Hürriyet yazarı da bu sinir bozma durumunu fark etmiş hani bu arada iktidara da hafif bir göz kırparım mahiyetinde kaleme sarılmıştı!

En çok dikkat çeken tartışmaysa Greta Thunberg’in görünüşü ve tavırları üzerinde yoğunlaştı.

Aspergerli aktivistin bugüne dek sözlerinden çok görünüşü üzerinde odaklananlar çıkarken, kimileri Thunberg’i “psikolojik sorunları olan biri” şeklinde tanımladı.

Dahası Fox News’te yayımlanan bir programa misafir olarak katılan Muhafazakar Partili Michael Knowles, “İklim histeri hareketinin bilimle ilgisi yok. Öyle olsaydı bu işi politikacılar ve bilim adamları yürütürdü, ebeveynleri ve uluslararası sol tarafından sömürülen akıl hastası İsveçli bir çocuk değil” dedi.

–Afederseniz- eşek kadar adamlar bir çocuk için bu kadar sert ifadeleri niye kullanırlardı ki?

Gerçi Fox TV özür açıklaması yaptı ama bizim A. Hakan gibi Greta üzerinden iktidar sırnaşmasına girenlerin öyle bir erdem göstermesini elbette bekleyemezdik!

Nedir bu Asperger!

Aslında genç kızın Asperger Sendromlu olduğunun ortaya çıkmasıyla bazı şeyler yerli yerine oturuyordu ama, büyüklerin acımasızlığı ve yapabileceği kötülüğün ucu bucağı yoktu.

Neydi Asperger Sendromu peki?

Adını Avustralyalı çocuk doktoru Hans Asperger’den almaktadır. Asperger, 1944 yılında tedavi için gelen çocukları incelemiş ve iletişim becerileri eksik, yaşıtlarından farklı tavırlar sergileyen, empati yeteneğinden yoksun ve sakar çocukları tanımlamış. Onun bu tanısı, 50 yıl sonra ismiyle nitelendirilmiş. Beyin görüntülemelerinde beynin yapısal ve işlevsel farklılıklarına rastlanmamıştır ve genetik olduğu düşünülmekteydi. Ancak Asperger sendromunun nedeni kesin olarak tespit edilememekte.

Aslında bir tür “bozukluk” olan bu sendrom bir tür otistik spektrumlardan biri. Bu rahatsızlığa düçar olan çocuklar, aşırı stresli, duygusal ataklarla ile sürekli değişken ve kırılgan olabiliyor ve çoğu zaman istem dışı reflekslerini kontrol altına alamıyorlar. Uzmanlar şöyle diyor: “Soyut ifadeleri anlamakta güçlük çeken Asperger sendromlular, yüz ifadelerini okuyamaz. Bu nedenle takıntılı mimikler yapabilmektedir. Tekdüze, duygusuz ya da aşırı duygulu, bazı durumlarda yapay gözüken bir konuşmaları vardır. Mecazi anlam ve soyut kavramlarından uzak hareket ederler. Hayal gücü eksiklikleri vardır. Koordinasyon gerektiren becerilerde güçlük çekerler.”

İktidar cenahında ise pek bir değişiklik yoktu. Greta’nın ajanlığından tutun da üst akılın kuklası olmasına kadar hainliklerden hainlik seçtik. Bununla beraber, bir de kontrast görüntü oluşturarak kızı itibarsızlaştırmak isteyen troliçeler vardı. Gariban çocuk görsellerinin yanına önünde muz olan Greta görseli koyarak ezilmiş kontenjanından yüklendiler 16 yaşındaki Aspergerli kıza.

Evet şüphesiz Greta’nın davranışları da, çok bilmişlikleri de, söyledikleri de büyüklerin sinirini bozuyordu. Ertuğrul Özkök gibi beyaz yakalı hedonistler, Aspergerli oluşuyla biraz daha toleranslı davrandılar genç kıza ama Ege denizinde boğularak ölen mülteci bebeler için “iyi ki öldüler büyüyünce terörist olacaklardı” diyen güruhtan böylesi bir insaf beklemek haksızlık olurdu açıkçası!

Böylesi durumlar Havuz için bir tür “muz orta” statüsündedir. Ankara’daki yağmuru Amerika’nın yağdırdığını ekranda söyleyebilecek kadar coşan bir zihniyetin beyaz tenli Avrupalı genç kız için söyleyecek şeyleri çok fazlaydı elbette. Trump trollerinin söylediği gibi “sosyalist çetenin elebaşı” olmasa bile “Soros’un maşası” olabilirdi pekala!

Ve bu iddiayı yine AKP ikdidrar ve medyasına yakışır lise düzeyindeki “fotoşop” ile desteklemek çok zor değildi şüphesiz. Elbette alıcıları çıkacaktı:

Görselin aslı kurcalandığında eski başkan adayı Al Gore’un yerine Soros’un kafasının acemice montajlandığı ortaya çıkacaktı ama bu ülkede buna inanacak yüzde 50’lik bir kitlaevarsa önemli değildi!

Greta Thunberg ise bu yaşta büyüklerin nasıl acımasızlaşabileceğini bizzat test etmiş oldu. Her ne kadar iklim konuşa dikkat çektiği için neden Afrikalı aç çocuklar ile görselinin kombinlenip şeytanlaştırıldığını anlamasa da en azından artık tepkilere karşı şerbetli olmuştu:

“İşte yine gidiyoruz… Dikkatinizi çekmiş olacağı üzere nefret edenler hiç olmadıkları kadar aktif: Benim, bakışımın, giyimimin, davranışımın ve farklılıklarımın peşindeler. Akla gelebilecek her türlü yalan ve komplo teorisini ürettiler.”

Şu sözleri bir büyüğün değil de 16 yaşındaki aktivist bir genç kızın söylemesinin utancı tüm dünyaya yeter sanırım:

“Farklı olmak bir hastalık değildir. Yetişkinlerin iyi bir şey yapabilecekken neden zamanlarını, bilimi destekleyen gençler ve çocuklarla alay etmek ve onları tehdit etmek için harcamayı seçtiklerini anlamıyorum.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin