Vicdan Vakfı, Tutsak Çocuklar Raporu yayınladı

TR724 HABER MERKEZİ

Kuruculuğunu DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yaptığı Vicdan Vakfı, anneleriyle birlikte cezaevinde kalan 0-6 yaş arası çocuklara ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, çocukların cezaevi sürecinde maruz kaldığı hak ihlallerinin sistematik hale geldiği vurgulandı.

Vicdan Vakfı ‘tutsak çocuklar çalışma grubu’nun yaptığı anket araştırmasının sonuçlarına göre, çocukların yüzde 73-77’si, adalet sistemiyle ilk temas anından itibaren çocuk odaklı olmayan uygulamalara maruz kalıyor. Çocukların yüzde 94’ü oyun ve gelişim için gerekli fiziksel alanlardan yoksun bırakılırken, yüzde 87’si güvenlik riski taşıyan ortamlarda yaşamını sürdürüyor. Raporda ayrıca çocukların yüzde 80’inden fazlasının cezaevi deneyiminin psikolojik etkilerini taşıdığı, tahliye sonrasında ise yüzde 83’ünde ayrılma kaygısı ve güvensizlik belirtilerinin devam ettiği belirtildi.

ANNELERİN ÇOĞU ÜNİVERSİTE MEZUNU

100 katılımcıyla hazırlanan çalışmada, annelerin büyük bölümünün yüksek eğitimli olduğu ve yüzde 97’sinin “terör/örgütlü suçlar” kapsamında cezaevinde bulunduğu ifade edildi. Veriler, çocukların önemli kısmının 0-36 ay arasında cezaevine girdiğini, bazı çocukların ise iki yıldan fazla süreyle cezaevinde kaldığını ortaya koydu.

Raporda özellikle 13-36 ay aralığındaki çocukların en kırılgan grup olduğuna dikkat çekildi. Yetersiz hareket alanı, uyaran eksikliği ve kalabalık koğuş koşullarının çocukların dil, motor ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediği vurgulandı.

Araştırmada, gözaltı ve nakil süreçlerinin çocuklar açısından travmatik sonuçlar doğurduğu belirtildi. Gece operasyonları, yüksek gürültü, silahlı görevliler ve nakil araçlarındaki yetersiz koşulların çocuklarda yoğun korku, kaygı ve içe kapanma gibi etkiler yarattığı aktarıldı.

Cezaevlerindeki fiziksel koşulların da çocukların temel haklarıyla uyumsuz olduğu kaydedildi. Katılımcıların büyük bölümü oyun alanlarının yetersizliğine, koğuşların aşırı kalabalık olmasına, hijyen eksikliğine ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan gecikmelere dikkat çekti. Çocuklarda konuşma gecikmesi, hareket kısıtlılığı, ayrılma kaygısı ve korku temelli davranışların yaygın olduğu ifade edildi.

Raporda, cezaevi deneyiminin tahliye sonrasında da etkisini sürdürdüğü belirtildi. Çocuklarda uyku bozuklukları, yüksek sese karşı aşırı tepki, sosyal uyum sorunları ve anneye aşırı bağımlılık gibi belirtilerin devam ettiği kaydedildi.

Raporun sonuç bölümünde, anneleriyle birlikte cezaevinde kalan çocukların “pasif refakatçi” değil, doğrudan hak ihlallerinin öznesi olduğu vurgulanarak, mevcut uygulamaların “cezanın şahsiliği” ilkesini fiilen aşındırdığı ifade edildi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin