Uzmanından hantavirüs açıklaması; yeni Covid olur mu?

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Ariet Gega, hantavirüsle ilgili paniğe gerek olmadığını söyledi. Gega, virüsün yeni olmadığını, ilk büyük vakaların 1993’te ABD’nin Four Corners bölgesinde görüldüğünü anlattı.

ABD’de enfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Dr. Ariet Gega, son günlerde yeniden gündeme gelen hantavirüsle ilgili olara Metin Yıkar‘ın sorularını cevapladı. Arnavutluk kökenli olan Gega, Türkiye’de Cerrahpaşa İngilizce Tıp Fakültesi’nde eğitim aldıktan sonra ABD’ye gitti. Florida Üniversitesi’nde uzmanlık eğitimi, Yale Üniversitesi’nde enfeksiyon hastalıkları yan dal eğitimini tamamladı. Gega, halen Connecticut eyaletindeki St. Mary’s Hospital’da Enfeksiyon Hastalıkları Bölüm Başkanı olarak görev yapıyor ve Quinnipiac Üniversitesi’nde doçent olarak ders veriyor.

Hantavirüsün yeni bir virüs olmadığını belirten Gega, ilk büyük vakaların 1993 yılında ABD’de Utah, Colorado, Arizona ve New Mexico’nun kesiştiği Four Corners bölgesinde görüldüğünü anlattı. O dönemde hastalığın kaynağının araştırıldığını, virüse önce İspanyolca “isimsiz” anlamına gelen “Sin Nombre” adının verildiğini vurguladı.

Doç. Dr. Gega, hastalığın özellikle ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve ağır vakalarda akciğer yetmezliğiyle seyrettiğini belirtti. İlk vakalarda ölüm oranının yüzde 30-35 seviyesinde olduğunu aktardı.

Sslında farelerden, kemirgenlerden geçiyor

Dr. Gega, hantavirüsün temel bulaşma yolunu şöyle anlattı: “Bu aslında farelerden, kemirgenlerden geçen bir hastalık. Faredeki dışkı, idrar veya tükürüğün partikül şeklinde havaya yayılması ve insanın onları soluması yoluyla geçiyor.”

Gega, virüse karşı özel bir antiviral tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı bulunmadığını, ağır hastalarda tedavinin destekleyici bakım üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Solunum yetmezliği gelişen hastalarda yoğun bakım, entübasyon ve ventilatör desteği gerekebileceğini; böbrek tutulumunda ise diyalizin gündeme gelebileceğini anlattı.

Kuzey Amerika’daki vakaların çoğunlukla fare temasıyla ilişkili olduğunu belirten Gega, eski kulübeler, bodrumlar, fare dışkısı veya idrarının bulunduğu kapalı alanlar ve doğa aktiviteleri sırasında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Bu tür yerlerin temizlenmesi gerekiyorsa maske ve eldiven kullanılmasını önerdi.

Gega, Avrupa ve Asya’da da hantavirüs türlerinin bulunduğunu, ancak bu bölgelerde hastalığın daha çok böbrek yetmezliği ve kanamalı ateş tablosuyla ortaya çıktığını ifade etti. Amerika kıtasındaki bazı türlerde ölüm oranının daha yüksek olduğunu, Avrupa ve Asya’daki bazı tiplerde ise oranın daha düşük seyrettiğini belirtti.

Yayında Güney Amerika’da görülen Andes tipi hantavirüs de gündeme geldi. Gega, Andes virüsünün diğer hantavirüslerden farklı olarak bazı vakalarda insandan insana bulaşabildiğini belirtti. Ancak bu bulaşmanın Covid veya grip gibi kolay olmadığını vurguladı: “İnsandan insana geçmesi çok yakın ve devamlı temas gerektiriyor. Nezle, grip gibi geçmesi söz konusu değil.”

Arjantin veya Şili bağlantılı gruplar

Programda, youtuber Ruhi Çenet’in de bulunduğu belirtilen cruise gemisinde yaşanan hantavirüs vakaları da konuşuldu. Gemide üç kişinin hayatını kaybettiği, altı doğrulanmış ve iki şüpheli vaka bulunduğu aktarıldı. Gega, mevcut bilgilere göre vakaların Arjantin veya Şili bağlantılı bir seyahat grubuyla ilişkili olabileceğini, kesin sonucun ayrıntılı temas ve saha araştırmasıyla ortaya çıkacağını söyledi.

Gega, gemideki vakalar üzerinden yeni bir pandemi endişesinin doğru olmadığını belirtti. Hantavirüsün var olan bir virüs olduğunu, her yıl Güney Amerika’da vakalar görülebildiğini söyledi. Mevcut tabloya göre büyük çaplı bir salgın beklemediğini açıkça dile getirdi:

“Bu yeni bir virüs değil. Var olan bir virüs. Benim beklentim, gittikleri yerde belki bir iki vaka olur mu, küçük bir halka olur mu; olabilir. Ama bir epidemi şeklinde bir hastalık kesinlikle beklemiyorum.”

Gereksiz antibiyotik kullanmayın

Gega, Covid döneminden sonra dünyada her yeni virüs haberinin büyük endişe yarattığını söyledi. Buna rağmen bilim insanlarının eldeki bilgilerle konuşması gerektiğini, kesin ifadelerden kaçınmanın bilimsel yaklaşımın parçası olduğunu belirtti.

Yayında antibiyotik kullanımı da ele alındı. Gega, antibiyotiklerin modern tıbbın en büyük keşiflerinden biri olduğunu, ancak gereksiz kullanımın dirençli bakterilerin artmasına yol açtığını söyledi. Yanlış antibiyotik kullanımının yalnızca tek bir hastayı değil, toplumu da etkilediğini belirtti.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin