Ekonomik kriz derinleştikçe antidepresan kullanımı da artıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, antidepresan kullanımının 2016’da 45 milyon 132 bin 854 kutudan 2025’te 71 milyon 527 bin 690 kutuya yükseldiğini söyledi. Bulut, son bir yılda 5 milyon 936 bin 438 kutu daha fazla antidepresan kullanıldığını belirterek artışı “yoksulluk ve umutsuzlukla” ilişkilendirdi. Uzmanlar da, kullanım oranlarındaki bu patlamanın arkasındaki temel nedenin, derinleşen geçim sıkıntısı ve toplum genelinde hakim olan ekonomik güvensizlik hali olduğunu vurguluyor.
Türkiye’de antidepresan kullanımı her geçen yıl daha da artıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Türkiye’de antidepresan kullanımındaki artışa dikkat çekerek 2016’da 45 milyon 132 bin 854 kutu olan kullanımın 2025’te 71 milyon 527 bin 690 kutuya çıktığını açıkladı. Bulut, son bir yılda vatandaşın 5 milyon 936 bin 438 kutu daha fazla antidepresan kullanmak zorunda kaldığını söyledi ve bu tabloyu “kötü ülke yönetimi, yoksulluk ve umutsuzluk” sözleriyle değerlendirdi.
Bulut’a göre işsizlik, geçim sıkıntısı, borç yükü ve gelecek kaygısı toplumun psikolojisini olumsuz etkiliyor; antidepresan kullanımındaki yükselişin halk sağlığı açısından endişe verici bir düzeye geldiğini savundu.

Antidepresan kullanımı neden artıyor?
Bilimsel araştırmalar, ekonomik krizlerin derinleşmesi ile toplum ruh sağlığının bozulması arasında yadsınamaz bir bağ olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Literatürde “pozitif korelasyon” olarak tanımlanan bu ilişki; işsizlik, yüksek enflasyon ve alım gücündeki sert düşüşün, bireylerde kaygı bozukluğu ve depresyonu tetiklediğini gösteriyor. Özellikle ekonomik belirsizliğin yarattığı “gelecek kaygısı” ve kronik stres, toplumun psikolojik dayanıklılığını kırarak antidepresan kullanımına yönelimin en temel bilimsel gerekçesini oluşturuyor.
Türkiye özelindeki güncel veriler ise bu bilimsel gerçeğin en somut ve endişe verici kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. 2016 yılında 45 milyon 132 bin 854 kutu seviyesinde olan yıllık antidepresan kullanımı, aradan geçen 9 yıllık süreçte dramatik bir artışla 2025 yılında 71 milyon 527 bin 690 kutuya yükselmiş durumda. Nüfus artış hızıyla açıklanması mümkün olmayan ve yaklaşık yüde 58,5’i bulan bu devasa sıçrama, ekonomik göstergelerdeki bozulmanın vatandaşın ruh sağlığına ve eczane raflarına nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, kullanım oranlarındaki bu patlamanın arkasındaki temel nedenin, derinleşen geçim sıkıntısı ve toplum genelinde hakim olan ekonomik güvensizlik hali olduğunu vurguluyor. Psikoterapi gibi konuşmaya dayalı tedavi yöntemlerinin maliyetli ve ulaşılması güç olması, vatandaşları en hızlı ve erişilebilir çözüm olarak görülen ilaç tedavisine mecbur bırakıyor. Gelinen noktada ekonomik krizin yarattığı ağır stres yükü, antidepresanları sadece tıbbi bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp, toplumsal bir kaçış ve ayakta kalma aracına dönüştürüyor.
