Tutuklu yargıtay hakimleri seçilmeden önce Erdoğan’a sorulmuş

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca F..ö soruşturmaları kapsamında 3 Haziran’da gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Başbakanlık Başmüşaviri ve eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem’in gözaltında verdiği çarpıcı ifadeler ortaya çıktı. Milliyet gazetesinin haberine göre Erdem,  Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) 2010 referandumundan sonra  Yargıtay’a üye seçimi yapılması sırasında oluşturulan yüksek yargı listesinin vefat eden eski Adalet Bakanı Müsteşarı Ahmet Karaman tarafından dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, onun kanalıyla da dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a sunulduğu bilgisini verdi.

Habere göre Erdem gözaltında, “Kurul’daki müzakereler sonuçlanınca listeyi Ahmet Kahraman beyin bakan beyle paylaştığını biliyorum. Hatta bakan beyle beraber Sayın Başbakan’a gittiklerini biliyorum. Sayın Başbakan liste hakkında bilgi isteyince, bakan bey de listedeki isimleri birebir tanımadığını, isimleri Müsteşar Ahmet Kahraman beyin tanıdığını, bunu onun arz etmesini istemiş, bunun üzerine Ahmet bey seçilecek isimleri tek tek Sayın Başbakan’a arz etmiş.” şeklinde ifade verdi.

 TCK’NIN MİMARI ÖZGENÇ UYARDI: SORUŞTURMALARIN NERELERE UZANACAĞININ İPUÇLARINI VERİYOR

Konuyu değerlendiren yürürlükteki Ceza Kanununun mimarlarından, Gazi Üniversitesi Ceza Hukuk Profesörü İzzet Özgenç twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Adı geçen müsteşarın şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, “mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre” görev yapan (ANY, m. 159, f. 1) HS(Y)K’nın yargıtay üyeliğine yaptığı seçimde belirlenen adaylarla ilgili olarak Başbakan’dan “icazet” alındığı yönünde açıklama yer almaktadır. Bu açıklamalar, söz konusu soruşturmaların nerelere uzanacağı konusunda ipuçları vermektedir.” uyarısında bulundu.

104 YARGITAY ÜYESİ HAPİSTE

Milliyet’in haberine ve Özgenç’in değerlendirmesine göre, listeler oluşturulduktan sonra ‘Başbakandan ‘icazet’ alındığı açıklaması soruşturmaları derinden etkileyecek bir bilgi. 15 Temmuz sonrası başlayan cadı avı kapsamında aralarında 104 Yargıtay hakiminin yer aldığı; 3 HSYK üyesi, 2 Anayasa Mahkemesi üyesi, 41 Danıştay üyesi ve 2 bin 431 adli ve idari yargıda görevli hakim savcı olmak üzere 2 bin 581 yargıç ‘darbeye karıştıkları iddiasıyla’ tutuklanmıştı.

Başbakanlık Başmüşaviri ve Adalet Bakanlığı eski Müsteşarı Birol Erdem, 25 Ekim 2010’da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi  olmuş, 21 Kasım 2011 ile 1 Ocak 2014 arasında Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı  görevini yürütmüştü. Birol Erdem, Cuma günü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, eşi Gülümser Erdem ise aynı hakimlikçe yapılan sorgunun ardından tutuklanmıştı.

LİSTE BAKAN BEY TARAFINDAN BAŞBAKANA İLETİLMİŞ

Milliyet’te yer alan haberde Erdem’in ifadelerinin bir kısmı şu şekilde yer aldı: “Kurul’daki müzakereler sonuçlanınca listeyi Ahmet Kahraman beyin bakan beyle (dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin-TR724 notu) paylaştığını biliyorum. Hatta bakan beyle beraber Sayın Başbakan’a gittiklerini biliyorum. Sayın Başbakan (Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan-TR724 notu) liste hakkında bilgi isteyince, bakan bey de listedeki isimleri birebir tanımadığını, isimleri Müsteşar Ahmet Kahraman beyin tanıdığını, bunu onun arz etmesini istemiş, bunun üzerine Ahmet bey seçilecek isimleri tek tek Sayın Başbakan’a arz etmiş. Hatta yaşanan sıkıntı ve dayatmaları çok açmamış ama, ‘efendim liste biraz nurlu oldu’ demiş.

HEPSİ DÜRÜST ANLI SECDELİ ARKADAŞLAR

Bunun üzerine Sayın Başbakan, ‘ya bu arkadaşların hepsi dürüst, alnı secdeye giden arkadaşlar değil mi?’ diye sormuş. Müsteşar bey de, ‘öyle efendim’ deyince, ‘öyleyse bu arkadaşlardan zarar gelmez, olsun’ demiş. Yalnız Sayın Başbakan, yeni kurulun yaptığı ilk seçimde, listede müsteşar beyin eşinin de olmasını uygun bulmamış. (ki uzlaşılan listede Ahmet Kahraman beyin eşi o zaman Yargıtay Tetkik Hâkimi Gülderen Kahraman’ın da ismi vardı) Gülderen hanım, listeden çıkarılarak yerine o zaman nerede görev yaptığını hatırlamadığım ve şahsen tanışıklığım olmayan Zülfikar Tekirdağ’ın yazılmasını istemiş.

HÜKÜMETÇE HİZMET HAREKETİ OLARAK KABUL EDİLİYORDU

(Cemaat mensubu üyelerle neden pazarlık yaptınız sorusu üzerine) Öncelikle o tarihte F..ö diye bir terör örgütü yoktu. Gülen Cemaati de bırakın terör örgütü olarak kabul edilmeyi, bu hususta hükümetle aynı görüşteydi ve kamuoyunun geneli itibarıyla hizmet hareketi olarak kabul ediliyordu.”

TCK’NIN MİMARI ÖZGENÇ UYARDI

Erdem’in ifadeleri üzerine değerlendirmeler yapan Özgenç’in attığı tweet mesajları şöyle:

“Adalet Bakanlığı (e) müsteşarı Birol Erdem’in C. Savcılarına şüpheli sıfatıyla vermiş bulunduğu ifade, medya organlarına sızdırılmıştır. Bu suretle, soruşturmanın gizliliği ihlal edilmiştir (tck, m. 285).

Daha vahim nokta şudur:

Türkiye cumhuriyeti devletinde Adalet Bakanlığı müsteşarı olarak görev yapmış bir kişi, bu görevi bağlamında dahli olduğu iş ve işlemler dolayısıyla “silahlı terör örgütü yöneticiliği” (!) ile suçlanmaktadır.

Hatta daha da önemlisi:

Adı geçen müsteşarın şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, “mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre” görev yapan (ANY, m. 159, f. 1) HS(Y)K’nın yargıtay üyeliğine yaptığı seçimde belirlenen adaylarla ilgili olarak Başbakan’dan “icazet” alındığı yönünde açıklama yer almaktadır.

Bu açıklamalar, söz konusu soruşturmaların nerelere uzanacağı konusunda ipuçları vermektedir.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin