Tutuklanan Kemal Can’ın ifadesinden ‘devlet büyüğü’ çıktı, savcılık ‘kim bu devlet büyüğü’ diye soramadı!

Geçtiğimiz hafta tutuklanan Can Holding’in sahiplerinden Kemal Can’ın ifadesinden ‘devlet büyüğü’ çıktı! Birgün’den Timur Soykan’ın haberine göre Kemal Can’ın savcılık ifadesi, Saray rejiminde işlerin nasıl döndüğünü, perde arkasındaki üst düzey siyasetçi ve bürokratların özenle gizlendiğini gözler önüne seriyor. İfadelere göre Kemal Can, “Can Holding’in Ciner Medya Grubu’nu satın alma sürecinde bizzat hangi rolü üstlendiniz?” sorusu üzerine, “Biz normalde holding bünyesinde medya sektöründe faaliyet göstermemiştik. 2024 yılı veya daha önceki zaman diliminde KRT TV’nin 3’ü peşin 4’ü taksit olmak üzere toplamda 7 milyona alınması konusunda bir devlet büyüğümüz aracı olmuştu. Ancak biz sektörü bilmediğimizden ve o dönemki çeşitli süreçlerden kaynaklı olarak bundan vazgeçtik.” diyor. Ancak savcılık o ‘devlet büyüğünün’ kim olduğunu soramıyor!

Can Holding’e 11 Eylül 2025’te kara para operasyonu yapılmış ve yıllardır kaçakçılık iddialarıyla gündeme gelen Can ailesine ait 121 şirkete el konulmuştu. Şirketin sahiplerinden Kemal Can, 25 Eylül’de gözaltına alındı. İki kardeşi ve oğlu ise halen firari. Soruşturma Can Holding’in medya grubunu satın aldığı Ciner Holding’e de sıçradı. Ciner Holding’in sahibi Turgay Ciner hakkında yakalama kararı çıkartılırken oğlu Atilla Ciner ile şirket yöneticisi Gökhan Şen tutuklandı.

Yandaş medyada yer alan haberlerde Kemal Can’ın etkin pişmanlıktan yararlandığı ve itiraflarda bulunduğu iddia edilmişti. İfadede bunun doğru olmadığı görülüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan ifadesinin başında Kemal Can’a “Etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyor musunuz?” diye soruyor. Can, “Hayır!” diye cevap veriyor.

Timur Soykan’ın yazısından ilgili bölümler şöyle:

Geçmişte sigara kaçakçılığı nedeniyle Can Ailesi’ne operasyonlar yapılmıştı ve yasal olarak da sigara fabrikası bulunuyordu. Devasa servetlerinin kaynağının da kaçakçılık olduğu iddia ediliyor. Ancak Kemal Can’ın tütün ticaretiyle ilgili beyanda bulunmaması dikkat çekiyor. Savcılık “Akaryakıt kaçakçılığı ya da sigara kaçakçılığı suçları ile iştigal ettiniz mi?” diye soruyor. Kemal Can, “Herhangi bir şekilde kaçakçılık kanununa muhalefet eden herhangi bir suça iştirak etmedim. Buna dair mahkemece herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmamaktadır” diye yanıt veriyor.

Halka açık şirketlerden hisse alıp almadığı sorulduğunda ise Kemal Can, “Yalnızca Tekfen’den emin olmamakla birlikte yüzde 17-18 hissesini satın aldım. Yaklaşık 2 yıl zaman geçti. Başkaca halka açık herhangi bir şirkette hissem ve ortaklığım bulunmamaktadır” dedi.

Savcılık genel sorulardan sonra Can Holding’in, Habertürk ve Show TV’nin de yer aldığı Ciner Medya Grubu’nu satın alınması olayına geldi. Şöyle soruldu: “Can Holding’in Ciner Medya Grubu’nu satın alma sürecinde bizzat hangi rolü üstlendiniz?”

Kemal Can ‘devlet büyüğümüz’ vurgusu çok dikkat çeken şu yanıtı veriyor: “Biz normalde holding bünyesinde medya sektöründe faaliyet göstermemiştik. 2024 yılı veya daha önceki zaman diliminde KRT TV’nin 3’ü peşin 4’ü taksit olmak üzere toplamda 7 milyona alınması konusunda bir devlet büyüğümüz aracı olmuştu. Ancak biz sektörü bilmediğimizden ve o dönemki çeşitli süreçlerden kaynaklı olarak bundan vazgeçtik.”

Tabii ki herkesin aklına gelen ilk soru şu: “Kemal Can’ın ‘Devlet büyüğümüz’ dediği kişi kimdir ve hangi nedenle kaçakçılıkla suçlanan bir ailenin holdinginden KRT TV’yi satın almasını istedi?”

Ancak savcılık bu çok önemli soruyu sormadı.

Üstelik Kemal Can, Ciner Medya Grubu’nu da devlet yetkilisinin talebiyle aldığını anlatıyor: “Geçen yıl Ankara’daki Çayırhan Termik Santrali’nin alım ihalesi söz konusuydu. Bu termik santral daha öncesinde Turgay Ciner’e aitti. Turgay Ciner ile olan münasebeti ve nezaketen Kenan Tekdağ, bu termik santralin alımı konusunda ihaleye girmekte herhangi bir sakınca olmadığını bana iletti. Daha sonrasında benim bu termik santral işinden kaynaklı olarak yine bir devlet yetkilisi aracılığıyla Turgay Ciner’in Silopi’deki termik santralini ve medya grubunu bana satma konusunda teklifi söz konusu oldu. O dönem çok sayıda arabuluculuğun yüksek kullanıldığı bir süreçti.”

DEVLETTEN TEŞVİK ALMIŞ

Kemal Can’ın devletten teşvik aldıklarını ortaya koyan şoke edici yanıtı şöyle devam ediyor: “Bizim Mersin’de kapalı 570 bin metrekare alanı olan ve ham maddenin elektronik üretime dönüştüğü 8 fabrika barındıran Avrupa’nın en büyük elektronik üretim tesisi projemiz vardı. Bu yatırım için uzun vadede devlet yatırım teşvikiyle beraber 1 milyar dolardan fazla para harcadık.”

Bu açıklamasından sonra tekrar konuyu Ciner Medya Grubu’nun satın alınmasına getiren Kemal Can, devlet içindeki yetkililerin devreye girdiğini net şekilde ifade ediyor: “Silopi’deki termik santral ve medya grubunun satın alınmasının, mali açıdan risk barındırması, sektöre yabancı olunması ve ailemin bu konuya şerh düşmesi nedeniyle ben çok sıcak yaklaşmadım. Sonrasında yine üst düzey yetkililerin de araya girmesiyle Silopi ‘deki termik santrali hariç tutulmak üzere önce 600 milyon dolar sonrasında ise 575 milyon dolara alımı konusunda anlaşıldı. 275’i peşin, 75’i kısmen olmak üzere toplamda 350 milyon doları da kısmi olarak bu ay ve önümüzdeki sene olmak üzere vade konusunda anlaşıldı. Kenan Tekdağ’ın bu konudaki dahli sürecin başındadır. Süreç tamamen bahsettiğim şekilde tamamlanmıştır.”

‘Devlet yetkilileri’nin bu olaya dahli konusunda hiç durmayan savcılık, “Satın alım için kullanılan finansmanın kaynağı nedir? Şirket hesaplarından çıkan paraların izi neden şeffaf şekilde açıklanmamaktadır?” diye sordu. Kemal Can, “Bütün bu satın alım için kullanılan finansman bankalardan kullanılan tutarlar ve tekrardan bankalara aktarılan meblağlardır” diye yanıt verdi.

SUÇ ORTAKLARI GİZLENİYOR

Ama şu soruyu kimse sormadı: “Yüz milyonlarca dolar, yıllardır kaynağı belirtilmeden bankalara nasıl yatırıldı ve bu uzun yıllar boyunca bu kara para trafiği neden görmezden gelindi? Bu siyasi ve bürokratik destek olmadan imkansızdı. Buna göz yumanlar ya da göz yumulması talimatını verenler kimlerdi?”

(…)

Savcılık, Kemal Can’a “Doğa Koleji’nin satın alınması sürecinde finansmanı hangi şirketler üzerinden sağladınız?” diye sordu. Ama Kemal Can yanıtında çok daha büyük skandalı ortaya koydu. Kaçakçılıkla suçlanan aileye az daha Türk Telekom gibi çok kritik bir kurum satılacakmış. Kemal Can şöyle anlattı:

“İlk başta bizim şirket bünyesi olarak Türk Telekom’un satın alınmasına dair bir niyetle buna dair yönlendirme yapılmıştı. Türk Telekom’un satın alınması için bir finansal mühendislikle peşin bir tutar ödemeden bankalarla anlaşarak kredilendirme yöntemiyle bir satın alım sürecine dahil olmuştuk. Bizim holdingimizin eski ve köklü olması ve bu konuda vizyoner ve kurumsal bakış açımız nedeniyle bu husus yöneltildi. O dönem içerisinde Rusya-Ukrayna savaşı çıkınca bu kez Turkcell’in varlık fonu tarafından satın alınması gündeme geldi. Hem Turkcell hem Türk Telekom varlık fonuna devredilince Doğa Koleji’nin satın alınması için üst düzey yetkililer tarafından yönlendirme yapıldı. Yaklaşık 104 şubesiyle faaliyette bulunan bir eğitim kurumunu mağduriyetinin giderilmesi istendi… Devraldıktan sonra zaman içerisinde toplamda 570 milyon dolar para ödedik. Biz koleji devraldığımızda borca batık durumdaydı. Üst düzey yetkililerin yönlendirmesiyle mağduriyetin giderilmesi adına böyle bir atılımda bulunduk.”

BİLGİ’NİN YÖNETİMİNE BAKIN…

Savcılık, Kemal Can’a “Bilgi Üniversitesi’nin Can Holding bünyesine alınması sürecinde hangi şahıslarla finansal ortaklık ilişki kuruldu?” diye sordu.

Kemal Can şöyle yanıt verdi: “Üst düzey devlet yetkililerinin yönlendirmesiyle Bilgi Üniversitesi’nin alınması konusunda bize yönlendirmede bulunuldu. Üniversiteyi o dönem bir kısmı yine taksitli olmak üzere toplamda 90 milyon dolara satın almıştı. Üniversitenin ABD’nin elinden alınarak yerli statüsüne kazandırılması konusunda bir tasarruf söz konusu oldu. Biz de buna binaen üniversiteyi satın aldık.”

Savcılık yine ‘Üst düzey devlet yetkililerini’ duymazdan gelerek suçlamaya devam etti: “Üniversite üzerinden örgütlü yapıya eleman kazandırıldığı ya da kara para aklandığı iddialarını nasıl açıklıyorsunuz?”

Kemal Can çok manidar yanıt verdi: “Yönetim kadrosu üst düzey devlet yetkililerimizin yönlendirmesi ve onların onayı ile oluşturulmuş olup halen yer alan kişilerin devlet kademesinde rolleri ve safahatları incelendiğinde bu durum teyit edilecektir.”

Bilgi Üniversitesi’nin yönetim şeması, Kemal Can’ın sözlerini doğruluyor. Bilgi Üniversitesi’nin rektörü Ege Yazgan aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi. Ayrıca üniversitenin Mütevelli Heyeti üyesi Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı.

Aslında Kemal Can şunu söylemek istiyor: “Madem kara para akladım, örgüt faaliyeti yönettim. Saray’a yakın bu isimlerin üniversite yönetiminde nasıl yer aldı…”

(…)

KAYNAĞI BELİRSİZ 17 MİLYAR TL

Sorgu tutanağının sonunda ‘Kaynağı belli olmayan para girişlerine yönelik eylemler’ bölümünde milyarlarca lira havada uçuşuyor. Gerçekten akıl alır gibi değil. MASAK tespitine göre; Can Uluslararası Yatırım Holding AŞ’ye 2021 yılında 11 milyar 128 milyon 615 bin TL kaynağı belli olmayan para girmiş. 2020 yılında Can Holding’e kaynağı belli olmayan para girişi ise 6 milyar 744 milyon 895 bin TL. Şirketin hesaplarına nakit olarak giren ve kaynağı belli olmayan para miktarı ise 2020’de 151 milyon 247 bin TL, 2021 yılında ise 337 milyon 938 bin TL.

Bunların sorulması üzerine Kemal Can’ın verdiği yanıt da düşündürücü: “Çok sayıda şirketimiz var. Bazen finansal iş ve işleyiş gereği şirketlerin ticari varlık ve hayatını sürdürebilmesi adına nakit ve kaynat aktarımlarında bulunabilir. Bunların hepsinin tarafımca kontrol edilmesi veya tutarların kontrolüm altında bulunabilmesi zaten hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca benim Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine farklı zamanlarda mevcut nakit ve dövizimi Türk Lirası’na çevirerek kendi tasarruflarım ve yönlendirmelerim de olmuştur.”

Onlarca eylemde Can Holding’e ait şirketlerin hesabına giren ve kaynağı belli olmayan milyarlarca lira tek tek soruldu ve Kemal Can aynı yanıtları verdi.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin