Türkiye’deki internet abonelerinin yüzde 75’i düşük hızda hizmet alıyor

Elektrik Mühendisleri Odası 47. Dönem Yönetim Kurulu, “Türkiye internet ve fiber altyapı durumu”na ilişkin basın açıklaması yaptı. “20 yılda fiber altyapıda bir arpa boyu yol alındı” denilen ve konuyla ilgili verilerin paylaşıldığı açıklamada Türk Telekom’un derhal kamulaştırılması ve telekomünikasyon ana omurgasının şirketler üstü bir yaklaşımla ele alınarak hızla geliştirilmesi istendi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, katıldığı bir çevrimiçi etkinlikte, “yıl sonuna kadar Türkiye’deki tüm mahallelerin yüzde 90’ına fiber internet geleceğini, 2023’te ise yüzde 100 fiber internete ulaşılacağını” iddia etmişti.

‘Abonelerin yüzde 75’i düşük hızlı altyapıdan hizmet alabiliyor’

Elektrik Mühendisleri Odası’nın açıklaması şöyle;

“20 yılda fiber altyapıda bir arpa boyu yol alındığına bakıldığında bunun mümkün olmadığı görülmektedir.

Bu söylemin ne kadar gerçekçi olduğunu anlamak için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) Elektronik Haberleşme Sektörü 2020 yılı son üç aylık verileri üzerinden ülkemiz mobil ve sabit İnternet atyapısını ve halkın İnternet erişim olanaklarını değerlendirmek gerekmektedir. Sabit Genişbant abonelerinin yüzde 75’i halen düşük hızlı bakır altyapıdan hizmet alabiliyor.

BTK’nın verilerine göre internet trafiğinde sabit hatlar yüzde 95, mobil hatlar ise yüzde 5 trafik payına sahiptir. Sabit hat kullanan 16,7 milyonun içinde eve kadar ya da binaya kadar fiber interneti olan sadece 4 milyon abone vardır. TÜİK’e göre 24 milyon hane var, bu durumda geride 20 milyon fibersiz hane bulunuyor. 20 yılda 4 milyon olan fiberli hane sayısı, 2 yılda 24 milyona çıkar mı? 3 milyona yakın iş yeri hesaba katıldığında fiberleşme oranı iyice düşmektedir.

Türkiye’deki internet trafiğinin yüzde 95’ini taşıyan sabit genişbant hatlarının hız dağılımına bakıldığında ise abonelerin yüzde 75’inin düşük hızlarda (2 Mbps’ten 24 Mbps’e kadar) hizmet alabilirken, 100 Mbps üzerinde yok denecek kadar az abone olduğu görülmektedir.

‘Mobil şebeke altyapısı da düşük hızda servis veriyor’

Mobil geniş bant abone sayısının 65,6 milyon olduğu belirtilmektedir. Ancak genişbant kavramı kullanıcı başına tahsis edilen ‘sabit genişbant’ olarak algılanır. Günümüzde kullanıcı başına 25 Mbps ve üzeri hızlar genişbant olarak değerlendirilebilir.

BTK İnternet sayfasında Şubat 2020’de Türkiye’de toplam baz istasyonu sayısının 190 bin civarında olduğu belirtilmektedir. Ancak mobil şebekenin en önemli unsurlarından biri olan baz istasyonlarının fiberleşme oranının ne olduğu bilinmemektedir. EMO’nun sektörde yaptığı araştırmalar, baz istasyonlarının iyimser bir tahminle ülke genelinde yaklaşık yüzde 30 oranında doğrudan fiber bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca GSM operatörleri arasında ve coğrafi bölgeler arasında da fiber bağlantılı baz istasyonları bakımından çok büyük farklılıklar olduğu da bilinmektedir. Dolayısıyla mobil şebekenin paylaşımlı yapısı ve mevcut baz istasyonlarının durumu gözönüne alındığında gerçek anlamda genişbant kullanıcı sayısının resmi rakamların çok gerisinde kaldığı ortadadır.

Dünya internet sıralamasında Türkiye çok geride

Türk Telekom’un özelleştirildiği 2006 yılında toplam fiber uzunluğunun yaklaşık 110 bin km olduğu bilinmektedir. Türk Telekom’un özelleştirilmesinden bu yana geçen 15 yılda 331 bin km’si Türk Telekom ve 94 bin km’si diğer altyapı yatırımcılarına ait olmak üzere ana omurga ve kullanıcı bazında 425 bin km’lik fiber uzunluğuna ancak ulaşılmıştır.

Yüzölçümü büyüklüğü üzerinden Türkiye’nin yaklaşık yedide biri kadar olan Güney Kore, Portekiz gibi ülkelerle fiber altyapı karşılaştırması yapıldığında, Güney Kore oranına gelebilmemiz için 4 milyon km, Portekiz oranına gelebilmemiz için ise 7 milyon km fiber uzunluğumuzun olması gerektiği hesap edilebilir.

Türkiye’nin dünya İnternet sıralamasında (Speedtest Global Index) mobilde 134 ülke içerisinde 58., sabit hatlarda 176 ülke arasında 101. sırada olması internet altyapımızın durumunu ortaya koyan bir başka göstergedir.

’20 yılda yapılamayan 2 yılda nasıl yapılacak?’

Ülkemizin telekomünikasyon altyapısı Türk Telekom’un özelleştirilmesinden bu yana telekom (mobil, sabit) şirketlerinin kâr hırsına teslim edilmiştir. Siyasi iktidar sektörden aldığı yüksek lisans ücretleri ile halkımızdan topladığı çok yüksek iletişim vergileri dışında kayda değer birşey yapmamıştır. Şirket temettülerinden ve yüksek vergilerden sonra, altyapı yatırımlarına yeterince kaynak ayrılmamıştır.

20 yılda yapılan 425 bin km fiber altyapı nasıl olacak da 2 yılda en az 10 katına çıkartılacak? 4 milyon olan fiber abone sayısı iki yılda iş yerleri ile birlikte nasıl 27 milyona çıkacak? Asıl önemlisi fahiş fiyatlarla hizmet veren bu sektör yoksullaşan halka bunu nasıl verecek? Bunlar özelleştirilmiş bir telekom altyapısı ile imkansızdır.

‘Telekomünikasyon hizmetleri kamulaştırılmalıdır!’

Türk Telekom derhal kamulaştırılmalı, yönetimi devralan alacaklı bankaların, halkımızın ödediği faturalardan oluşan kara el koymaları derhal durdurulmalıdır. Bankalar kime ve hangi siyasi iradeye boyun eğerek karşılığı olmayan riskli kredileri vermişlerse, alacaklarını oradan tahsil etmelidir.

Telekomünikasyon ana omurgamız şirketler üstü bir yaklaşımla stratejik bir öncelikle kamu tarafından ele alınmalı, planlanmalı ve hızla geliştirilmeli, halkın iletişim gereksinimleri demokratik ve adil bir yaklaşımla çözümlenmelidir.”

1 YORUM

  1. 20 yıl boyunca EMO da bir arpa boyu alamamış. Kamu gücüyle haksızlıklara müeyyide uygulamak yerine hemen kamulaştırma derdine düşmüş. Nedir bu sizdeki kamulaştırma aşkı? Anlamadığım parası ödenerek mi yoksa çökerek mi kamulaştırma yapılacak?
    Barış Atay’ın değine benzer şekilde ne siyasal islamcıları, ne kafatascı milliyetcileri, ne inanç düşmanı laikleri, ne çekiç orakla düzen kurmaya çalışan solcuları (Barış Atay dahil), ne de cemaati suistimal eden “yıkılası abileri” istiyorum. Peker’in dediği gibi bırakmadınız kendim gibi yaşayayım, bir düşmediniz bu toplumun yakasından.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin