TÜRK-İŞ, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü görüşmelerinde hükümet ile uzlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı aldı. Konfederasyon, ilk grev ilanının Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM)’ne asılmasının ardından, yaklaşık 500 kamu kurumunda daha grev ilanlarının yayımlanacağını duyurdu.
600 bin kamu işçisinin 2025 ve 2026 yılına ait Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü görüşmelerinde sonuç alamayan işçiler Türk İş Genel Merkezi’nde bir araya geldi. İşçiler sık sık “Şimşek elini cebimizden çek”, “İş emek yoksa barış da yok”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Gemileri yaktık geri dönüş yok” sloganları attı. Türk İş önüne gelen maden işçileri baretlerini yere vurarak protesto etti.
Grev kararının temel nedeni, sendikanın talep ettiği zam oranları ile hükümetin teklifleri arasındaki farkın kapanmaması. Türk-İş ve Hak-İş’in ortak hazırladığı taslakta, kamu işçisinin günlük en düşük ücretinin 1800 TL’ye yükseltilmesi, bu artıştan sonra 2025’in ilk altı ayı için yüzde 50, sonraki iki dönem için ise yüzde 25’er zam yapılması ve ayrıca yüzde 10 refah payı verilmesi talep ediliyordu.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sert sözlerle yüklendi. Atalay, hükümetin kamu işçileriyle yürütülen görüşmelerde samimi davranmadığını belirterek, “Bakan Şimşek’ten patronlar razı olabilir ama ben razı değilim. İşçiyi emekliyi asgari ücretliyle tokuşturursanız bu ülkede huzur olmaz.” dedi.
Toplu sözleşme görüşmelerinde yaşanan süreci değerlendiren Atalay, ardından şunları söyledi:
- Sayın Bakan, yüzde 24 için sorun yok dedi ama ikinci için yüzde 16,57 teklif edildi. TÜHİS toplantıyı terk etti, Bakan da yarım saat sonra ortada yoktu. HAK-İŞ’in 350 bine yakın, bizim 250 bine yakın arkadaşımız var. Ben işçi-sendika ayırmadım. Problem çekenlerin problemlerini aktarmaya gayret ediyoruz.
- Bu arada televizyonlara çıktılar dediler ki süre bu. İşçileri asgari ücretliyle emekliyle tokuşturursan bu ülkede huzuru iş barışını bulamazsın. Ben bugüne kadar sendikaların hiçbirisi çok alıyor demedim. Dediler ki memur çok alıyor işçi az alıyor.
- Memur da bizim bir parçamız ama onların başkanları dediler. Memur çok alıyor dediler. Bakan Şimşek geleli 2 sene oldu. Siz kamuoyunun güvenini markette pazarda hissediyor musunuz? Diyorlar ki 35-40 bin lira alıyorsunuz. 1000 dolar alıyorsunuz diyorlar. Yazıklar olsun! Diyorlar ki biz ne dersek o olacak. Öyle yağma yok. Yangın hala ülkede devam ediyor. Ormanda, devlet su işlerinde işçilerimiz var. Mağaradan şehitlerimizi Zonguldak’taki madencilerimiz çıkardılar.
- Bizim dışımızda yetkisini düşüren sendikalar var. Devletin verdiği sözden ‘caydım’ deme şansı yok. Bu evrakı verdikleri zaman onlara istediğiniz kararı alın uygulayın ama üyemize sorarak alın dedim, imzasız verdim. HAK-İŞ Başkanı da G20 zirvesinde. Ben buradayım Kızılcahamam’a dahi gitmedim. Evin başındayım.
- Küfe sizin sırtınızda açıklanan belge verilen kararlara uymak durumundalar. Bu ülkede emekli bu ülkede işçiler, bu ülkede asgari ücretlinin ekonomik durumu ortada. Maliye’yi yönetenler ortada, onlara da TÜİK’in rakamlarına da güvenmiyoruz. İsviçre açıklama yapıyor. Dolar milyarderinin sayısına göre Türkiye’deki dolar milyonerlerinde ikinci sırada. Bu bakandan kim razı patronlar razı, ben razı değilim.
- Biz devletin bütün yetkililerine anlattık Maliye Bakanı hariç. Hepsi tamamen biliyor. Ben bu evin başıyım. Ben sokaktan geldim bu saatten sonra ben patron olmayacağım. Ben gram kıpırdamam haberiniz olsun.
- Benim kararım ortada ne karar alıyorsanız o karara uymak zorundayız. Siz bu evin sahibisiniz. Bu eve sahip çıkın. TÜRK-İŞ ülkenin de işçilerinin de yanında. Sayın cumhurbaşkanı Çalışma Bakanının televizyonlarda verdiği talimatları yerine getirmesi için görev verin. Biz tebessüm etmezsek kimse tebessüm etmez.
Yaklaşık 600 bin kamu işçisini ilgilendiren süreçte, ücret artışları ve sosyal haklar başta olmak üzere temel taleplerde ortak zemin bulunamadı. Görüşmelerin yeniden sonuçsuz kalması üzerine TÜRK-İŞ, grev sürecini başlatma kararı aldığını açıkladı.
