Trabzonspor suçluyu başka yerde aramasın!

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Trabzonspor, şampiyonluğu ilk kez İstanbul dışına çıkaran takım olmakla kalmadı. Yıllarca Anadolu takımlarının İstanbul ekiplerine karşı mücadelesinde bayrak taşıyıcı oldu. 1976-84 arasında gelen 6 şampiyonluk, Trabzonspor’u haklı olarak Türk futbolunun 4. büyüğü yaptı. Kısa 1.Lig tarihinde gelen 6 şampiyonluk tarihi bir başarıydı. Son kez 1983-84 sezonunda şampiyon olduktan sonra Karadeniz ekibi hasreti bitirmeye bu yıl çok yaklaşmıştı. Trabzonspor yönetimi elbirliğiyle şampiyonluğu elinin tersiyle itti.

6. şampiyonluğunu yaşadıktan sonra sessizliğe bürünen Trabzonspor, yıllar geçtikte şampiyonluk bir hayaldan ibaret olmaya başladı. 1995-96 ve 2010-11 sezonunda kaçan kıl payı şampiyonluk Karadeniz ekibinde bir travma oluşturdu. Yıldızını parlatan oyuncularını elinde tutmakta zorlanandı. Kariyerinde şampiyonluk görmek isteyen oyuncuların gözü İstanbul’un üç büyüklerden gelecek tekliflerde oldu. Şelçuk İnan, Burak Yılmaz gibi Karadeniz ekibini sırtlayacak oyuncular Galatasaray’a, Ogün ve Abdullah gibi takımın sembol isimleri de 2000’li yılların başında Fenerbahçe’ye gitti. Bu isimler Trabzonspor’da kalsaydı, kariyerlerinde şampiyonluk olmayacaktı.

Ünal Karaman yönetiminde sezonu başlayan Trabzonspor ilk devre sonunda 32 puan topladı. Son yıllarda ulaştığı en yüksek ilk yarı puanıydı. Gerekçesi hâlâ belli olmayan bir sebeple Ünal Karaman görevinden istifa etti. Sahasında Denizlispor’a yenildiği maç sonrası ‘Damat’ Berat Albayrak’ın, ‘Hocam bu nasıl futbol?’ çıkışına Karaman’ın ‘Biz bu nasıl ekenomi diyor muyuz?’ cevabının biletini kestiği yazıldı. İşler yolunda giderken gelen istifanın bir gerekçesi mutlaka olmalıdır. Basit yönetim – hoca uyumsuzluğu haklı bir gerekçe olamazdı.

Trabzonspor, Ünal Karaman’ı göndererek iyi giden yolda adeta geri vitesine takıyordu. Takım istim üzerindeydi. Gelen isim Hüseyin Çimşir oldu. Trabzonspor formasını terleten Çimşir, harika bir başlangıç yaptı. 5 maç üst üste kazanarak, takımı ligin zirvesine taşıdı. Ünal Karaman çabuk unutuldu. Artık manşetlerde genç hoca Çimşir vardı. Beşiktaş maçıyla ilk puan kaybı yaşandı. Sonrasında Gaziantep FK beraberliği geldi. Artık sürekli kazanan bir Trabzonspor yoktu. Özellikle evinde oynadığı maçlarda zorlandı. Pandemi arasına 53 puanla averajla ligin zirvesinde girdi.

Kalan 8 hafta seyircisiz oynanacaktı. Sonucu teknik adam ve oyuncu kalitesi belirleyecekti. Seyirci desteğinin olmadığı maçlarda ev sahibi olmanın bir anlamı yoktu. Göztepe deplasmanında alınan galibiyetle, ‘Trabzonspor bıraktığı yerden başladı’ yorumlarını yaptırdı. Alanyaspor deplasmanında alınan 2-2 beraberlikten ziyade maç sonunda Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun görüntüleri hafızalarda kaldı. Alanyaspor yöneticilerinin annesine küfrettiğini belirten Ağaoğlu’nun sahaya kadar inip, Alanyaspor’lu bir görevliye saldırması takımın geleceği hakkında bilgi veriyordu. Şampiyonlukta en zor viraj son haftalardı. Sinirlerine hakim olan ve baskıyı kaldıran takımlar ancak bu zorlu süreci mutlu sonla bitirirdi. Başkanın verdiği fotoğraf baskının ne denli ağır olduğunu ortaya koymaya yetiyordu. Kendini kaybetmiş bir başkanın, takımı sahili selamete taşıması elbette zor olacaktı.

Nitekim sahasında gelen Ankaragücü beraberliği durumun vahametini ortaya koydu. Galatasaray deplasmanında gelen 3-1 galibiyette aslan payı maç 0-0 devam ederken kırmızı kart gören Feghouli’nindi. Yine sahasında Antalyaspor’la berabere kalması ve Denizlispor deplasmanında gelen yenilgi şampiyonluğu bu sezonda hayale taşıdı.

Trabzonspor öne geçtiği maçlarda tam 27 puan kaybetti. Bu rakam şampiyonluğun neden kaybedildiğini ortaya koyuyor. Başta yönetim olmak üzere teknik ekip süreci iyi yönetemedi. Hüseyin Çimşir’in tecrübe eksikliği bariz bir şekilde ortaya çıktı. Trabzonspor kaçırdığı kıl payı şampiyonluklar sonrası uzun süre kendini toparlayamamıştı. Muhtemelen bu sezon sonunda da tarih tekerrür edecek. Trabzonspor, suçluyu başka yerde aramasın. En büyük rakibi kendisidir. 2010-11 sezonunda kalan bir Trabzonspor var. Şike süreci defterini kapatmadan başarılı olması oldukça zor. Burada haklı veya haksız olması değil mevzu. İleriye gitmek istiyorsa, yükünü hafifletmesi lazım. Yoksa bu yıl yaşanan başarı bile hayal olur.


YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin