Terazi

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Tamam; ileri derecede iyi hiçbir şeyimiz yoktu belki. 

Demokrasimiz yarım yapalak, adaletimiz ağır aksak, eğitim sistemimiz kör topalak, insanlığımız yeknesak değildi belki. 

Ama bugünkü kadar sarsak değildi hiçbir şey. Bu kadar yasak, bu kadar masum tutsak, ufkumuz bu kadar pasak değildi kabul edelim. 

Bir grubun kursak derdine koca memleket murdar edildi adeta. 

Hiç bir ölçü, mizan, insaf kalmadı. 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Tuzun koktuğu dönemin en dibindeyiz. 

Bozdular her şeyin ayarını, her teraziyi teker teker hileli ve arızalı yaptılar. 

Ne denge kaldı, ne insaf, ne merhamet. 

Adalet en iğdiş edileni oldu. 

Asayiş dersen öyle, kimse emniyette değil artık. 

Bir korku devleti kurdular, ülke oldu açık hava hapishanesi… 

Medya kalmadı, hak hukuk kalmadı, dürüstlük adalet kalmadı. 

 Tabiatı bozdular, çevreyi, kentleri, köyleri, sahilleri, dağları ziyan ettiler. 

Güven denilen kelime artık bu toplumun en önemli yitiği oldu. 

Kolay kolay düzelemeyecek şekilde ayarı kaçırıldı terazinin. 

En acı olanı ise, tüm bu tahrifata rağmen her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylemeleri. 

Kurumların ayarını kaçırdılar. 

Kızılay’a kimse güvenmiyor, sağlık bakanlığının rakamları inandırıcı bulunmuyor, TÜİK’in açıkladığı rakamlar ile dalga geçiliyor. 

İstatistikleri bırakın, ölü sayısını bile kafalarının istedikleri noktada sabitliyorlar. 

Bütün bu olanların nasıl büyük bir tahribat yaptığı ise umurlarında bile değil. 

Bizim dışımızdaki herkesin bu ülkeye olan inancını tuz buz ettiler. 

Bu ülke insanı da hızla benzer bir duruma doğru gidiyor. 

Ancak sosyal değişimler ülke politikaları gibi olmuyor. Yavaş ve çok daha sancılı gelişiyor. 

Sanılmasın ki bu durumdan sadece iktidar sorumlu. 

Bir masada bir kişi Hitler’i övüyor ve 11 kişi buna itiraz etmiyorsa, o masada 12 Nazi vardır, diye bir Alman atasözü var. 

Ülkenin en kritik dönemindeki en önemli yasalarından biri olan infaz yasasında, iktidarın terazinin bozulması için gösterdiği performansın onda biri kadar bir çaba harcamadı muhalefet. Kendilerinin inanmadığı bir çabaya milletin inanmasını beklemek kadar büyük bir yanılgı olabilir mi?

Şimdi meseleyi AYM’ye götüreceklermiş!

Ülkede adalet varmış gibi davranmaları ise ayrı bir travma. 

İktidara gelince…

Artık bundan sonra her şeyi gitmemek üzerine kurmak zorundalar. 

Çünkü giderlerse felaketlerinin olacağını biliyorlar. 

İstanbul-Ankara gibi kentlere hala saldırmalarının temel sebebi de bu. 

Erdoğan’ın sarayı boşaltacağını, MİT binasını yeni gelen iktidara vereceklerini mi zannediyorsunuz?

Çok safsınız…

Bozdukları terazinin sadece kendileri lehine çalıştığını onlar da çok iyi biliyor. 

Ve bu ülke insanının zayıf hafızasından, bencilliğinden ve başkaca zaaflarından cesaret buluyorlar.
Bu cesaretin üzerine muhalefet denilen kesimin perişanlığını da ekleyince, korkusuzca tahrip etmeye devam ediyorlar. 

Ve fakat Allah’ın da bir muradı olduğunun bilincinde değiller. 

Bozdukları bu yamuk terazinin bir gün kendilerini tartacağını da bilmiyorlar!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin