Teknik adamların milli başarıları kulüplerde işlemiyor

Ricard Möller Nielsen

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Milli takımlarda büyük başarılar yakalayan ünlü hocalar bu hünerlerini kulüp takımlarında gösteremiyor. Listede kimler yok ki? 2002 Dünya Kupası’nda Brezilya’yı kupaya taşıyan Felipe Scolari, Euro 2008’de İspanya’yı Avrupa’nın zirvesine çıkaran Luis Aragones, plajdan topladığı oyuncularla Danimarka’yı Euro 92’de zirveye çıkaran Ricard Möller Nielsen…

Brezilya 2002 Dünya Kupası’na oldukça sıkıntılı virajları aşarak gelmişti. Dünya Kupası yoluna Emerson Leao yönetiminde çıkan Brezilya, alınan başarısız sonuçlardan sonra koltuğu Felipe Scolari’ye teslim etti. Eleme gruplarında tam 62 oyuncuya şans veren Brezilya’nın Japonya – Güney Kore ortaklığıyla düzenlenen 2002 Dünya Kupası’nın favorileri arasında adı yer almıyordu. Kimsenin şans vermediği Felipe Scolari yönetimindeki Brezilya, 2002 Dünya Kupası’nı kazanarak, şans tanımayanları haksız çıkardı. Şampiyonluk sonrası görevi bırakıp Portekiz’i çalıştırmaya başlayan Scolari, Euro 2004’te finalde kaybetti, Almanya 2006’da 4’üncülük sevinci yaşattı. 1 Temmuz 2008’de Chelsea’yi yıllık 5,5 milyon sterlin ücretle çalıştırmaya başlayan Scolari’nin milli takım düzeyinde kazandığı yüksek kredisi sadece 7 ay sürdü. Chelsea sonrası düşük kalibreli takımları çalıştıran Scolari, Çin Ligi takımlarından Guangzhou Evergrande Taobao ile şampiyonluk yaşadı. Dünya Kupası’nı kaldıran bir teknik adam olarak Avrupa devlerinin başında Scolari’yi görmek mümkün olmadı.

‘Elemelerin süper takımı, turnuvaların sıradan takımı’ olarak ünlenen İspanya, tam 44 yıl aradan sonra Luis Aragones yönetiminde yeniden Euro 2008’de Avrupa şampiyonluğu yaşadı. Milli takımın kapısını Raul’a kapatıp, ‘devşirme’ Senna’ya açan Aragones prensiplerinden taviz vermeyerek, yıllardır özlenen başarıyı yakaladı. Euro 2008 sonrası ‘Avrupa şampiyonu teknik adam’ apoletiyle Fenerbahçe’nin başına geçen Aragones, ligin ilk haftasından itibaren eleştiri oklarının hedefi oldu. Avrupa defterini erkenden kapatan Fenerbahçe, ligde yakaladığı istikrarı ikinci devrenin başlamasıyla istikrarsızlığa bıraktı. Sezonun bitimiyle hem Fenerbahçe defterini hem de teknik adamlık dönemini kapattı.

Ardiles, Kempes, Passarella gibi yıldızlara sahip Arjantin 1978 Dünya Kupası’nı müzesine ilk kez götürürken teknik adamlık koltuğunda Cesar Luis Menotti vardı. 1974–83 arasında Arjantin’i çalıştıran Menotti, 1984’te geldiği Barcelona’da sezonu tamamlayamadan kovuldu. Milli takımı tam 9 yıl çalıştıran Menotti, 1984–97 arasında tam 8 takımı çalıştırdı. Bu takımların 4’ünden sezonu tamamlamadan kovuldu.

Meksika 1986’da Maradona’lı Arjantin, Carlos Bilardo yönetiminde Dünya Kupası’nı kaldırırken, 4 yıl sonra İtalya 90’da finalde Almanya’ya kaybedip ikinci olduğunda teknik adamlık koltuğunda yine aynı isim vardı. Milli takımı bıraktıktan sonra 1992’de Sevilla’yı çalıştırmaya başlayan Bilardo başarısız sezon sonunda kulüpten kovuldu. 3 yıl boşta kalan Bilardo, 1996’da Boca Juniors’ı çalıştırmaya başladı, ancak sezonun ilk yarısında kovulmaktan kurtulamadı.

1990-98 arasında Almanya’yı çalıştıran ve Euro 96’da kupayı ülkesine götüren Berti Vogts’un ilk ve tek kulüp denemesi başarısızlıkla sonlandı. Kasım 2000’de Leverkusen’i çalıştırmaya başlayan Vogts, sezon sonunda takımla ilişiği kesilince yeniden milli takım çalıştırmayı tercih edip Kuveyt’in başına geçti. Plajdan topladığı oyuncularla Danimarka’yı Euro 92’de zirveye çıkaran isim olan Ricard Möller Nielsen, Finlandiya ve İsrail’i çalıştırdıktan sonra 2003’te FC Kolding’de yaptığı kulüp çalıştırma denemesi sezon bitmeden hüsranla sonuçlanınca teknik adamlık kariyerine son noktayı koydu.

Van Basten, Gullit, Koemann ve Rijkaard gibi yıldızlarla Euro 88’e Hollanda damgasını vurup, Avrupa şampiyonu olurken başarıda hiç şüphesiz teknik patron Rinus Michels’in büyük katkısı vardı. Şampiyonluk sonrası milli takımı bırakıp Leverkusen’i çalıştırmaya başlayan Michels, sezon sonunda başarısız olunca çareyi yeniden milli takım hocalığına dönmekte buldu.

Almanya’yı 2002 Dünya Kupası’nda ikinciliğe taşıyan Rudi Völler, 2004’te Roma’yı çalıştırmaya başladı. Seyircinin taşkınlığına ve baskıya dayanamayan Völler’in Roma günleri sadece birkaç hafta sürdü. Völler’in 2005’te Leverkusen macerası yine çok kısa sürünce eşofmanlarını çıkarıp, teknik adamlığa veda etti. İtalya, Euro 2000’de şampiyonluğu ‘altın gol’ ile Fransa’ya kaybedip ikinci olurken teknik adam olarak Dino Zoff görev yapıyordu. Milli takım sonrası 2001’de Lazio, 2005’te Fiorentina’yı çalıştıran Zoff iki takımda da sezonun ilk devresinde kovuldu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin