Tayga Ormanlarının Kralı

YORUM | VEHBİ ŞAHİN

Bir soruyla başlayalım.

-Rusya lideri Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ne kadar güveniyor?

Aynı soruyu şöyle de sorabiliriz tabii ki…

-Erdoğan, Rus lidere güveniyor mu?

Her iki sorunun tek bir cevabı var aslında…

Devletler arası ilişkilerde liderler asla birbirlerine güven duymazlar.

Ülke menfaatleri gereği aralarında bir arkadaşlık olabilir.

Hatta ailece dostane ilişki de kurabilirler.

Gelirler, giderler ama dostluklarının daima belli sınırları vardır.

İsteseler de o sınırı aşamazlar.

Çünkü ilişkileri belirleyen başka kırmızı çizgiler de vardır.

Onların zarar görmesini taraflar istemez.

 

ESED’LE DAHA AZ GÖRÜŞTÜ

Bu çerçeveden bakılınca Putin ile Erdoğan arasındaki ilişki normal kalıplara uymuyor.

Neden?

İki lider son bir ayda üçüncü, bu yıl (2017) içinde de yedinci kez görüşüyor çünkü…

Bu pek hayra alâmet değil…

Sanırım Suriye Cumhurbaşkanı Esed bile Putin’le bu kadar sık bir araya gelmemiştir.

Dolayısıyla…

Türkiye’de havuz medyasının pompaladığı algının aksine Putin ile Erdoğan’ın çok fazla görüşme yapması aralarındaki dostluğu değil, birbirlerine olan güvensizliği gösteriyor bize…

İşler ters gittikçe iki lider, aralarındaki sorunları çözmek için mecburen masaya oturuyor.

Bu, Putin ile Erdoğan arasındaki yakın ilişkiyi izah etmek için yapılmış en masum yorum bence…

Daha kötüsü ise şu olabilir.

-Bir önceki görüşmede verilen sözler yerine getirilmeyince iki lider sürekli zirve yapmak zorunda kalıyor.

 

BÜYÜK RUSYA HÜLYASI

Şimdi burada duralım ve iki liderin söylemlerini inceleyelim.

Biliyorsunuz Putin 17 yıldır iktidarda…

En büyük ideali Büyük Rusya’yı diriltmek…

Sovyetler Birliği’nin, ABD ile yaptığı Soğuk Savaş’ı kaybettikten sonra dağılması Putin’in unutamadığı en önemli hadiselerden biri…

Şuuraltı müktesebatında derin izler bırakan bu acı olayın intikamını Amerika’dan almak için yıllardır yanıp tutuşuyor.

Hemen her konuşmasında Batılı değerlere savaş açıyor.

ABD ve NATO düşmanlığını gizlemiyor.

Bu söylemlerini fiiliyata da döküyor.

NATO üyesi olmak isteyen Ukrayna ve Gürcistan’ı karıştırıyor, Kırım’ı ilhak ediyor.

Baltık ülkelerini ise tehdit ediyor.

Rusların Akdeniz’e inme rüyasını Suriye savaşıyla gerçekleştiriyor.

Özetle…

Askeri gücüyle yeniden Rusya’yı başat bir ülke haline getirmeye çalışıyor Putin…

 

ESKİ DOSTLARI BIRAKTI

Peki Erdoğan ne yaptı son 15 senede?

İlk yıllarında demokrasi ve Batı değerleri için mücadele verdi.

NATO, ABD ve AB ülkeleriyle yakın ilişki içine girdi.

Muhafazakar Demokrat söylemiyle Ortadoğu’daki Arap ülkeleri ile İslam alemine rol model olmak istedi.

ABD’nin ortaya attığı Büyük Ortadoğu Projesi’ne destek vermek için gönüllü oldu.

Arap Baharı’ndan sonra ABD ve Batı ile ilişkileri koparmaya çalıştı.

Türkiye’de kurduğu antidemokratik sistem deşifre olunca bir yandan Amerikan düşmanlığını körükledi.

Diğer yandan da Rusya’ya yanaşmaya başladı.

İşlediği suçların hesabını yargı önünde vermemek için AB vizyonunu terk etti.

Rusya ve İran’la birlikte aynı kareye girmekten çekinmedi.

Kısacası…

Eski dostlarını bıraktı, güya yeni dostlar edindi.

 

RUSYA UNUTMAZ

Aynı dönemde iktidara gelen Erdoğan ve Putin’in ülkelerini yönetirken ortaya koydukları siyasi çizgi üç aşağı beş yukarı bu şekilde…

Şimdi yazının başındaki iki soruyu güncelleyip tekrar soralım.

-İktidarını devam ettirmek için kendisinden yardım isteyen Erdoğan’a Putin güvenir mi?

-Emperyal vizyonu olduğunu 17 yılda gösteren Putin’e Erdoğan niye sonsuz güven duyar?

Bu iki soruya benim cevabım şöyle…

 

1) Putin, kesinlikle Erdoğan’a güvenmiyor.

Düşürülen Rus savaş uçağını da Ankara’da öldürülen Rus Büyükelçi’yi de unutmuş değil.

Amerika ve NATO ile mücadelesini Erdoğan’ın verdiği kozla bu kez Türkiye üzerinden sürdürüyor.

Türkiye’yi NATO’dan ve Batı’dan koparmaya çalışıyor.

Sanırım, verdiği sözleri tutmadığı için Erdoğan’a kızgın ama şimdilik belli etmiyor.

 

2) Erdoğan, Putin’e güveniyor.

Çünkü güven duymak zorunda…

Seçim kazanmak amacıyla ürettiği Batı ve Amerikan düşmanlığı söylemiyle eski dostlarını kaybetti.

Putin dışında kendisine sahip çıkan, en azından öyle görünen dostu kalmadı.

Hem Batı hem de İslam ülkeleriyle güven bunalımı yaşıyor şu anda…

Dostluğundan şüphe etse de Putin’e güvenmek zorunda olduğunu biliyor Erdoğan…

Başka çaresi yok çünkü…

 

PUTİN’İN NİYETİ DÜNYAYA HAKİM OLMAK

Sonuç olarak Erdoğan, Rus lider Putin’e muhtaç olabilir, ama Türkiye Cumhuriyeti değil…

Zira Putin’in siyasi emelleri başından beri belli…

Bunları dile getirmekten de çekinmiyor zaten…

Bir örnekle yazıyı bitirelim.

 

Tarih 24 Ekim 2014…

Soçi’deki Valdai Kulübü toplantısında Putin, büyük yankı uyandıran bir konuşma yapar.

Bir ara şöyle bir cümle kurar:

-Jüpiter’e izin verilen şey, boğaya izin verilmez. Ama ayı kimseden izin almaz ve Tayga Ormanları’nı vermez.

Jüpiter, boğa, ayı, Tayga Ormanları öylesine seçilmiş kelimeler değil şüphesiz…

Jüpiter, Romalıların taptığı bir Tanrı…

Kendisi Ortodoks olan Putin, burada Amerika’yı hedef alıyor.

Onun izin almak zorunda olan bir ülke olduğunu ima ediyor.

Ayı ise Rusya’nın milli sembolü…

Güçlü, saldırgan ve özgür…

 

GULAG EFSANESİ

Tayga Ormanları, Sovyetler Birliği tarihinde önemli bir yere sahip olan Gulag efsanesini hatırlatıyor.

Gulag, 1919’da ekonomik kalkınma için kurulan çalışma kamplarına verilen genel bir isim…

Stalin döneminde cezaevine dönüştürülen bu kamplara katılma mecburiyeti vardı.

Her neyse…

Gulag efsanesine göre…

Tayga Ormanları’nda çalışan ve kurtulma umutlarını yitiren mahkûmlar, tek çareyi ellerini baltayla kesmekte bulur.

Batı’nın dikkatini burada yaşanan drama çekmek için kesik ellerini bir Sibirya ihraç gemisinin içine saklar.

Tutukluların birbirlerini cesaretlendirmek için anlattığı bu hikâye, aslında bir gün kendilerine ulaşacağına inandıkları adalete dair rüyadan başka bir şey değildir.

 

AYI İZİN ALMAZ

İşte Putin, gerekirse o kamplar kurulur ve Rusya kaybettiği gücü yeniden kazanabilir mesajını veriyor tüm dünyaya…

Kendini de Tayga Ormanları’nın kralı yani dünyanın hâkimi ilan ediyor.

Bunu yaparken de ayının kimseden izin almaya ihtiyacı olmadığını söylüyor.

Yani…

Emperyal niyetini açık ederken hem gözdağı veriyor hem de tehdit ediyor.

Erdoğan ve yandaşları belki bunları bilmiyor olabilir.

Hatırlatayım dedim.

“Dostum Putin” derken Rusya’nın emperyal niyetlerini bir kez daha düşünmelerinde yarar var çünkü…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin