Size söylüyorlar, duydunuz mu?

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Seçimi müteakip ilk hafta geride kalırken piyasalar “bekle, gör” çizgisinde hareket ediyor.

24 Haziran Pazar akşamı muhalefetin, “Sandıklara sahip çıkın.” çağrıları yaptığı esnada kaleme aldığım makalede (http://tr724.wpengine.com/secim-bitti-kriz-derinlesecek/) gelen ilk neticelere göre kimse için zaferden bahsedilemeyeceğini belirtmiştim.

Erdoğan’ın yine kazanması o akşam ve müteakip iki gün öteki yüzde 50’de büyük bir hayal kırıklığına sebebiyet verdi. Haliyle çok yönlü değerlendirmeye kimsenin takati yoktu.

PİYASA İÇİN BELİRSİZLİKLER SÜRÜYOR

Piyasa Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 301 sandalye sayısı elde edememesini “belirsizlik” emaresi saydı.

Aynı makalede Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı yüzde 52 oy ile ilk turda kazanmasına rağmen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) himmetine muhtaç kalacağını da ifade etmiştim ki yatırımcı Erdoğan ile Devlet Bahçeli’nin kabine pazarlığında mutabakata varıp varamayacağının cevabını arıyor.

Mutabakata varamama ihtimali verilmese de Bahçeli’nin siyasetin seyrini değiştiren ani ve esrarengiz çıkışlarından birini yapabileceği ihtiyat payı olarak hep kenarda tutulacak.

Hükûmette vazife alacak 14 bakanın ismi 8 Temmuz’a kadar belli olacak.

BAHÇELİ’NİN VAATLERİ NE OLACAK?

Erdoğan’ın seçmene vaat ettikleri kadar Bahçeli’nin de vaatleri var. MHP lideri Bahçeli, AKP’nin can simidi olmanın karşılığını alırken adli sicil affı gibi sözlerini de tutmak üzere ortağının adım atmasını isteyecek. Olağanüstü Hal’in (OHAL) 19 Temmuz’da kalkıp kalkmayacağını Erdoğan kadar Bahçeli’nin tavrı belirleyecek.

Erdoğan, “Seçim geride kaldı, unutalım.” diyemeyeceğine göre müttefikinin taleplerini kerhen de olsa yerine getirecektir.

Yüzde 52 ile başkan olan Erdoğan, Bahçeli’den işaret bekleyecek. Bu size neyi hatırlatıyor? 1990’lı senelerin koalisyonlarından farkı var mı? Bahçeli “gölge başkan” olduğunu herkesin farketmesi için sürpriz çıkışlar yapacaktır.

Ne kadar manidar! Tek adam ihtirasıyla yola çıkan Erdoğan bir şekilde gölge başkanla çalışmak mecburiyetinde.

Fiilî koalisyona eli mahkum iken Başkan Erdoğan’ın ekonomik krizin reçetesini hazırlaması kolay olmayacak.

MARK MOBIUS’UN SÖZLERİNDE SEVİNELECEK NE VAR!

Piyasalar icraat bekliyor. Üstelik Erdoğan seçimden evvel yaptığı hataları telafi edecek icraata imza atmadan Türkiye’ye para getirmeyecekler. Erdoğan’ın başkanlığı yüzde 52 ile kazanması sair vakitlerde en basit haberin tesirini bile uyandıramadı.

Türkiye’nin nev’i şahsına münhasır riski Erdoğan’ın koltukta kalmaya devam etmesi Merkez Bankası’nın (TCMB) kâğıt üzerindeki özerkliğine son verileceği endişelerini artırdı.

Dünyada “sıcak para sihirbazı” diye nam salmış Mark Mobius’un haricinde Türkiye’ye yatırım tavsiyesinde bulunan kimse yok.

Saray gazetelerinin düne kadar “Türkiye düşmanı” diye itham ettiği Mobius’u yere göğe sığdıramamasından da anlaşılıyor ki seçim kutlamaları hayli sönük geçti.

TÜRK ŞİRKETLERİ KELEPİR FİYATINA

Borsa İstanbul’un (BIST) Mobius’un iltifatına mazhar olması sebepsiz değil! BIST muadili borsalara nazaran yüzde 30 ucuz hale gelmişse bu Türkiye’ye itimat edildiğini değil fırsatını bulanın kaçtığını gösterir.

Mobius demek istiyor ki: Üç-dört aydır döviz ve faiz cenahında kaymak yemiştiniz ya aynı şekilde BIST’te işlem gören hisseleri kelepir fiyatını alarak da çuval dolusu para kazanabilirsiniz.

Denizbank’ın üç ayda yüzde 40’a yakın erimesinin ‘köpek balıklarının’ iştahını açmasına niye şaşırıyoruz ki! Borsa’da kaç Denizbank vak’ası cereyan ediyor? Kimin haberi var? Tek dert var o da Erdoğan’ın başkanlığı…

“IMF’YE GİTMEKTEN BAŞKE ÇARE KALMAYABİLİR”

Londra merkezli Bluebay Asset Management Stratejisti Timothy Ash, Uluslararası Haber Ajansı’na (IPA) verdiği mülakatta tehlikenin henüz geçmediğini söyledi.

Erdoğan’ın müdahaleleri yüzünden yatırımcının TCMB’ye itimadı kalmadığını belirtirken, “Türk Lirası daha da zayıflarsa Türk şirketlerinin kredi ödeme kabiliyetleri konusunda kaygılar olacaktır. Şayet yabancı bankalar dış yükümlülükleri üstlenmek istemiyorsa Türkiye’nin IMF’ye gitmekten başka çok az seçeneği olur.” ikazında bulundu.

Borç verenler her halükârda alacakları için lazım gelen teminatı bulacak. Türkiye kemer sıkmadan bir senelik vadede 185 milyar dolar borcu ödemek için yeni kredi temin edemez.

Ash, iç talebi kısacak, ithalatı azalacak tedbirlere atıf yaparken Türkiye’de Bağkur prim borçları siliniyor, fiyatları biraz düşürebilmek ümidi ile patates, sarımsak ve nohut ithal ediliyor.

Yine olmayan paralar havaya saçılıyor.

FERİT ŞAHENK’İN ÇIRPINIŞI

Seçim geçti diye iflası ertelenen şirketler yavaş yavaş musalla taşına konulacak. Bunların sebep olacağı sarsıntalar zaten ayakta zor duran sıradakilere öldürücü darbeyi indirecek.

Doğuş Holding’in patronu Ferit Şahenk elde avuçta ne varsa satışa çıkardı. Şahenk’in çırpınışından ne anlamalıyız? Keyfinden mi haraç mezat satıyor varlıklarını?

Yarım asırlık GAMA Holding de 1 milyar dolar borcunu tehir ettirmek için bankaları ikna etme derdinde.

Keskinoğlu’na alacaklıların iflas talebine mukabil verilen üç aylık mühletin (konkordato) biri doldu, kaldı iki. Sayılı günde 100 milyonlarca dolar borcu ödemesi için define bulması lazım.

İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ait Ekonomik Güven Endeksi 3,3 puan düştü ve 90,4’e geriledi. Endeks 6 aydır düşüyor. 100 seviyesinin üstü iyi haber, altı ‘kriz’ feryadı.

“TÜRKLERİN PARADOKSU”

Türkiye’de gazeteler görmese de batıda gazetelerde 24 Haziran’dan 25 Haziran’a belirsizliklerin bitmediğine dair haber ve makaleler peşi sıra yayımlanıyor.

Die Zeit Gazetesi, “Türklerin paradoksu” başlıklı manşette, Almanya’da Erdoğan’a yüzde 64 oy veren gurbetçileri şu sözlerle tarif etti: “Burada özgürlüğün tadını çıkarıyorlar ve orada (Türkiye’de) otokratı seçiyorlar. Oy verme davranışlarının sonuçlarını hissetmiyorlar.”

Gazete Türkiye’nin hali pür melalini ise, “Bir otokrat çok sayıda demokratın olduğu ülkeyi yönetebiliyor.” şeklinde hülâsa etti.

Otoriterlikte istim yükselirken Türkiye’yi kaybetmek istemeyenlerin ikazları dikkate alınabilirse ekonomi yeniden toparlanmaya başlayabilir.

Küçülerek de olsa karanlık tünelden çıkılabilir.

Halktan evvel iktidar sahipleri bu sözlere kulak vermeli.

Size söylüyorlar, duydunuz mu?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin