Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 6 yıl sonra yeniden başlatılan ve üst düzey bürokratlara uzanan Gülestan Doku dosyasıyla ilgili konuştu. Arıkan, “Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı kuzunun hesabını soracağız diye çıktığınız yolda, Uzunçayır’ın kenarında katledilen kızımızın cesedini dahi ailesine çok görenleri koruyacak sistemi siz hangi ara kurdunuz? Bu tablo, Türkiye’nin yeni Susurluk’udur!” dedi. Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün cenaze namazına ilişkin de konuşan Arıkan, “Yusuf’un ismi listede parantez içinde yazıldı. Fotoğrafı medyaya servis edilmedi, bakanlar cenaze namazına katılmadı. Bütün bunların sebebi ne biliyor musunuz? Çünkü yavrumuzun babası KHK’lı polis memuruymuş. Şimdi sormak istiyorum, bu ülkede, çocuklar için kılınan cenaze namazlarında dahi politik saflar belirlemeye hiç mi utanmadınız? ‘Siyaset üstü bir meseledir’ dediğiniz bu konuyu musalla taşının üstünde nasıl siyasete indirgediniz? Bu hadise, tarihe sizin işlediğiniz bir utanç olarak yazılacak.” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Bugün maalesef-çocuklarını koruyamayan bir düzenin içindeyiz. Çocuklarını, şiddetten, çetelerden, uyuşturucudan koruyamayan bir düzen ile karşı karşıyayız.” diyen Arıkan, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılar; ahlaki çürümenin; üstünü artık örtemediği bir düzenin kaçınılmaz bir sonucudur. Bu bozuk düzen, ekranlarda şiddeti çocuklara kahramanlık olarak gösterdi, sokaklarda vicdanın değil, kabadayılığın ayakta kaldığını gösterdi, çocuklar bunlarla büyüdü. Sonra da çıkıp diyorlar ki, ‘Bu çocuklar niye böyle oldu’. İktidara soruyorum, 24 yıl boyunca ne ektiniz de, ne biçmeyi umuyorsunuz? Bu hadiseler, ‘güvenlik tedbiri aldık’ deyip işin içinden çıkılacak hadiseler değildir.” ifadelerini kullandı.
İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı “Çocukların Karıştığı Suç Raporu” verilerini paylaşan Arıkan, suç oranlarındaki artışın katliamların habercisi olduğunu belirtti. Raporun kasten yaralamada yüzde 68, uyuşturucu suçlarında yüzde 144 ve organize suçlarda yüzde 236 artış gösterdiğini ifade eden Arıkan, “Yani rapor diyor ki, Şanlıurfa’daki ve Kahramanmaraş’taki katliamlar, göz göre göre, bağıra bağıra gelmiş.” dedi. SAADET Genel Başkanı Arıkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, şiddetin nedeni olarak dizileri ve popüler kültürü işaret etmesine de değinerek, “Açıklamaya bakılırsa Sayın Cumhurbaşkanı da durumdan rahatsız. Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz adına sesleniyorum, siz rahatsızlık makamında değil sorumluluk makamındasınız.” diye konuştu.
”TÜRKİYE’NİN YENİ SUSURLUK’U”: GÜLİSTAN DOKU DAVASI
“Bugün Türkiye’nin sokaklarında ve adliye koridorlarında kurguyla örtülemeyecek kadar ağır bir adalet krizi hüküm sürüyor.” diyen Arıkan, Gülistan Doku, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyalarını hatırlattı. Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin iddiaları, “Türkiye’nin yeni Susurluk’u” olarak nitelendiren Arıkan, şunları söyledi: “‘Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı kuzunun hesabını soracağız’ diye çıktığınız yolda, Uzunçayır’ın kenarında katledilen kızımızın, cesedini dahi ailesine çok görenleri, koruyacak sistemi siz hangi ara kurdunuz? Bu tablo, Türkiye’nin yeni Susurluk’udur. Yıllar evvel o kamyonun altından çıkan kirli ilişkiler ağı, bugün devletin koridorlarında boy gösteriyor. O gün suçlular kaçacak delik arıyordu, bugünse suçun delillerini bizzat devlet gücüyle, devletin imkanlarıyla yok etmeye çalışıyorlar. Bu olay, dünya suç tarihinin gördüğü en büyük delil karartma operasyonudur.”
Ne olmuştu?
Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden 9 öğrenciden biri de 12 yaındaki Yusuf Tarık’tı. Babası KHK’lı bir polis olan Yusuf da tıpkı arkadaşları gibi psikolojik sorunlar yaşadığı değerlendirilen aynı okulun öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin silahından çıkan kurşunların hedefi olmuştu. Hayatını kaybetti. Yusuf’un ismi hayatını kaybedenler arasında ‘küçük’ harflerle ve parantez içinde yazıldı. Diğer bütün öğrencilerin adı ‘BÜYÜK’ harflerle yazılırken onun adının ‘küçük’ ve parantez içinde yazılması tepki çekti. ‘Ayrımcılık’ bununla sınırlı kalmadı; diğer çocukların cenezasine devlet erkanı katılıp aileye taziye mesajı sunarken, Yusuf’un cenezasine hiçbir siyasi ya da bürokrat katılmadı! Yusuf’u sevenleri toprağa verdi.
