Rejim değişiyor! [Erhan Başyurt]

Türkiye, demokrasiden uzaklaşmaya, dikta rejimi olmaya doğru koşar adım ilerliyor.

Gün geçmiyor ki, muhalif kesimlere yönelik yeni bir operasyon gerçekleşmesin…

Hukukun askıya alınması, yargının ayıklanıp tamamen siyasi talimatlarla hareket eder hale getirilmesi ve OHAL kararnameleri adeta kara bir örtü gibi ülkeyi karartıyor.

Özgür ve bağımsız medya susturulduğu ve insanlar korku tüneline sokulduğu için, hak ihlallerini dile getirmek ve hak aramak adeta imkânsız hale getirildi…

***

Bir gecede delilsiz ve savunmasız 1200 akademisyen ihraç ediliyor.

Eser Karakaş gibi Türkiye’de insan hakları ve demokrasiyi savunan isimler bile ‘darbeci’ olmakla itham edilip, üniversiteden atılıyor.

Rektör seçimleri kaldırılıyor…

***

Seçimle gelen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak hapse atılıyor.

Sandığı kutsayan iktidar, bu kez halkın oylarını çöpe atmakla kalmıyor, Diyarbakır Belediyesi’ne bir kaymakamı ‘kayyım’ atıyor.

Seçilmiş milletvekilleri ve parti başkanları, hapse konuyor…

***

Bir gecede onu aşkın medya kuruluşunun kapısına mühür vuruluyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nin 80 yaşındaki yazarı Orhan Erinç bile uydurma iddialarla suçlanıyor.

Gazetecilerin evleri basılıyor. Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu gözaltına alınıyor.

Tek sebep, MİT TIRLARI’nın IŞİD’e silah sevkıyatını ortaya çıkarmaları ve muhalif yayın yapmaları.

Başbakan buna rağmen çıkıp hukuksuz operasyonu savunuyor…

***

Her gün 10-15 ilde masum insanlara ‘delilsiz’ ve ‘uydurma iddialarla’ operasyon yapılıyor.

Her gün onlarca masum insan sadaka ve zekat verdikleri için gözaltına alınıyor, yoksula yardımda bulundukları için hapse konuluyor.

Hırsızlar, yankesiciler, suçu kesinleşmiş 30 bin mahkum cezaları tamamlanmadan salıveriliyor, yerlerine 35 bin masum insan suçsuz oldukları bilindiği halde sırf ‘iktidara biat etmedikleri’ hücreye konuluyor…

***

10 bin memur bir gecede ihraç ediliyor.

Bugüne kadar kamudan ihraç edilenlerin ve meslekten uzaklaştırılmaların sayısı 110 bini buluyor.

Kimse itiraz edemiyor. Mağdurlara da yargı yolu kapatılıyor…

***

Hapse suçsuz yere konulan insanların avukatları görüşmesine sınır getiriliyor.

Avukatla görüşmelerde gizlilik kaldırılıyor ve cezaevi müdürüne keyfi 6 ay yasak koyma hakkı veriliyor.

Kimseden ses çıkmıyor…

***

Tüm bu hukuksuz uygulamalar ve demokrasiden uzaklaştıran adımlar son bir hafta içerisinde atılıyor.

İnsanlar üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi sessiz.

İdamın geri getirilmesi gündemde…

Başkanlık sistemine geçiş yapılması gündemde…

Kapı arkalarında ‘gizli pazarlıklar’ yapılıyor.

***

Türkiye’de rejim değişiyor.

Başarısız bir darbe girişimi üzerinden başarılı bir ‘karşı darbe’ yapılıyor.

Sivil dikta rejimine ve seçilmiş diktatörlüğe adım atılıyor.

İnsanlar gerçeğe uyandığında korkarım artık çok geç olacak!

1 YORUM

  1. Korkmayın sesimiz hala gür çıkıyor. SADECE görmeyen gözler ve duymayan kulaklar bizi göremiyor ve duramıyor. Rabbim ıslah eylesin. Her an yakalanma ve gözAltına alınma korkusuyla yaşıyoruz. hayır yapmak bank asya da hesap açmak ve bunun akabinde hain ilan edilmek En buyuk zulmdur. Bu hukuksuzluk ve korkutmalar sona ersin.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin