Prof. Dr. Osman Can: Medya kuruluşlarının KHK ile el konulan mal varlıklarının iadesi istenebilir

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), medya kuruluşlarının kapatılması ve mal varlığının Hazine’ye devrini düzenleyen Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) ilgili maddesiyle ilgili dün verdiği iptal kararını değerlendiren Prof. Dr. Osman Can, Hazine’ ye devredilen malların için iade talebinde bulunulabileceğini ve bu talebi terör yasalarıyla yargılansın yargılanmasın herkesin yapabileceğini söyledi.

Muhalif medyayı tasfiye etmek için 15 Temmuz’u bahane eden AKP rejimi, OHAL döneminde çıkarttığı KHK’lar ile toplam 204 medya kuruluşunu kapatıp mallarına el koydu. Daha sonra medya kuruluşlarından 25’i hakkında kapatma kararı iptal edildi.

AKP rejimi 179 medya kuruluşu (53 gazete, 34 TV, 37 radyo istasyonu ve 20 dergi, 6 haber ajansı ve 29 yayınevi) kapatıp mallarını gasp etti. Çıkarttığı başka bir KHK ile yargı yolunu da kapatan AKP rejimi gasp ettiği medya kuruluşlarının mallarını yandaş medyaya yok pahasına verdi. Yüzlerce gazeteciyi terörist olmakla suçlayıp hapse atıp binlerce medya çalışanını tazminatlarını dahi vermeden işsizliğe mahkûm eden AKP iktidarı, OHAL sürecinde toplam 620 basın kartı ile 34 parlamento basın kartı ve yüzlerce gazetecinin pasaportları da iptal etmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin dünkü iptal kararını Euronews Türkçe’ye değerlendiren Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Osman Can, Anayasa Mahkemesi kararının çok sağlam olduğunu söyleyerek karşı yönde oy kullanmış olanların görüşlerinin ise böyle olmadığını belirtti.

Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin korunması açısından Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Can şunları şunları söyledi:

“Mahkeme bu konuda çok iyi bir duruş sergilemiş görünüyor. Karşı oylara baktığımız zaman onlar diyor ki ‘düzenleme zaten olağanüstü hal kapsamında yazıyor o nedenle iptal etmeye gerek yok’. Oysa mahkeme diyor ki ‘bu kanun yürürlükteyse uygulandığında bireylerin temel hak ve hürriyetleri sıkıntı altına girer o yüzden her halükârda iptal ediyorum’. Bu hakların korunması açısından önemli bir duruştur. Anayasa mahkemesi son bir iki yıldır bu içtihadı sağlamlaştırmış görünüyor.”

”İRFAN FİDAN ATAMASI DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR”

Yeni atanmış olan Anayasa Mahkemesi üyesi İrfan Fidan ile bu denge değişir mi tabi ki buna bakmamız gerekiyor. Fidan’ın bu kararda yer almadığını ancak bundan sonrakilerde yer alacağını ifade eden Can, bu durumun Anayasa Mahkemesi’nin gelecekteki kararlarını etkileyebileceğini düşünüyor.

”TERÖR SUÇLAMASI FARK ETMEZ, MAĞDUR OLAN HERKES BAŞVURABİLİR”

Bu karar ile birlikte artık hazineye devredilmiş olan mallar için iade talebinde bulunulabileceğini ve bu talebi terör yasaları ile yargılansın yargılanmasın herkesin yapabileceğini aktaran Can, şöyle konuştu:

“Anayasa Mahkemesi’nin kararına baktığımızda bir ayrım görüyoruz. Gazete ve dergilerle ilgili bir durum var bir de radyo ve televizyonlarla ilgili bir kategori var. Her şeyden önce diyor ki; OHAL bittikten sonra yürürlülük iddiasında bulunan bir hüküm mümkün değildir. Yani OHAL bitmiş olmasına rağmen özellikle gazete ve dergileri kapsayan basın yayınla ilgili olarak bu durumun devam etmesi kabul edilebilir bir şey değildir diyor. Diğer tür medya ile ilgili olarak da anayasanın 13.maddesine atıf yapıyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin değerlendirmesinde yer alan ‘meşru bir amaç güdüp gütmediği, orantılı olup olmadığı’ gibi şeylere bakılıyor. ‘Terörle ilişkili olabilecek olan, milli güvenliğe aykırı olabilecek yayınlar yapan kuruluşlarla ilgili olarak para yaptırımı gibi ölçülü cezalar uygulama imkanı varken doğrudan bakanlık onayıyla kapatılması ölçüsüzdür dolayısıyla da anayasaya aykırıdır’ diyor. ”

”OHAL DÖNEMİNİN DE HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNA YÖNELİK BİR İNCELEMENİN ÖNÜ AÇILMIŞ OLABİLİR”

OHAL bittikten sonra devam eden durumun yasal ve meşru zemini kalmadığını aktaran Can, karardan ‘OHAL döneminde medya kuruluşlarının kapatılmış olması anayasaya aykırıdır’ anlamının çıkartılamadığını da sözlerine ekledi. “Hukuka aykırılık OHAL’in bittiği andan itibaren ortaya çıkmıştır” diyen Can, değerlendirmesini şöyle tamamladı:

“OHAL sırasında atılmış olan bu adımların hukuka uygun olup olmadığına ilişkin elimde bir veri yok. Mağdur kişiler bu konuda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptılar ve mahkeme de bunu kabul ettiyse bir şey diyemem. Ancak OHAL sonrası için artık kesinlikle mal varlığının geri alınması için başvurular yapılabilir bu net. Hem kuruluş için başvuru yapılabilir hem de Hazine’ye devredilen varlıkların geri alımı için başvurulabilir. Bunların önünde hiçbir engel yok. Eğer daha önce ‘OHAL maddesi orada durduğu için inceleme yapamayız’ şeklinde bir başvuru reddi söz konusu ise bu durumda o dönemin de hukuka aykırı olduğuna yönelik bir inceleme yapılması istenebilir.”

CHP, 2016 YILINDA BAŞVURMUŞTU

Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazetede yayımlanan kararına göre, CHP, 8 Kasım 2016 tarihli 6755 sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Başvuruyu esastan sonuçlandıran Yüksek Mahkeme, iptali istenen bazı maddeleri, oy çokluğuyla Anayasa’ya aykırı buldu.

Kanunun, “milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan özel radyo ve televizyon kuruluşları ile gazete ve dergilerin, yayınevi ve dağıtım kanallarının ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine ilgili bakanın onayı ile kapatılmasını ve bunların her türlü mal varlığının Hazineye devrini” düzenleyen kuralın iptaline karar verildi.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin