Pepe’nin en büyük rakibi agresifliği olacak [Haber-İzlenim: Efe Yiğit]

Brezilya’nın kuzey doğusunda bulunan Maceio şehri, beyaz kumsalları ve masmavi deniziyle öyle kolay terk edilecek bir şehir değildi. Ancak şehrin makus talihi fakirlik olunca, sakinleri mecburen geçim derdi için başka şehirlere gidiyordu. Bu durum futbolcu olsanız bile değişmiyordu. Ülkenin büyük kulüplerinden birinde oynamıyorsanız fakirliğe devam ediyorsunuz. 18 yaşındaki Kepler Laveran Lima Ferreira da makus talihini yenmek için Maceio’yu terk edenlerden biriydi. Brezilyalıların Avrupa’ya geçiş noktası olan Portekiz’e doğru yol alan Kepler Laveran Lima Ferreira, nam-ı diğer Pepe, bugün geleceği noktayı elbette hayal edemezdi.

BAŞARISIZLIK KORKUSU

Futbol yeteneği fazla yoktu. Ama bitmeyen bir hırsı ve mükemmel bir fiziği vardı. Avrupa’da ya tutunacak ya da fakirliğe devam edecekti. Futbol onun için tek çıkış kapısıydı. İlk takımı Maritimo olurken, farkını ortaya koymak için çok çalışıyordu. Güçlü fiziği avantajı oluyordu. Zamanla tekniğini de ilerletiyordu. Ama bir konu vardı ki, bir türlü üstesinden gelemiyordu: Agresifliği.

Pepe’yi Maritimo’dan beri yakından takip eden Portekizli gazeteci Carlos Vara, saha içi ve dışında iki kimlikli bir Pepe olduğunu belirtiyor. ‘Saha dışında gayet nazik ve tüm sorulara güler yüzle cevap veren biridir. Saha içindeki agresifliğini bir türlü anlamlandıramıyorum. Sanki başka bir kimliğe bürünüyor’ diyen Vara, bunun sebebini başarısızlık korkusuna bağlıyor.

Maritimo’da başlayan kariyerini 2004’te geldiği FC Porto’da devam ettiren Pepe, ilk sezonunda 14 maçta sahaya ilk 11’de çıktı. İkinci sezondan itibaren takımın değişmezleri arasında yer bulan Pepe, 2006 ve 2007’de kazanılan lig şampiyonluğunda önemli rol üstlendi.

REAL MADRİD’İN DEĞİŞMEZİ OLDU

Artık adını herkesin yakından tanıdığı bir defans oyuncusuydu. Doğal olarak Avrupa’nın önde gelen takımlarının transfer listelerinin üst sıralarına adını yazdırdı. 30 milyon Euro bonservis ücretiyle Real Madrid’e transfer olan Pepe, tam 10 yıl boyunca bu kulübün formasını giydi. Sakatlıklar ve aldığı cezalar dışında takımın değişmezi oldu.

Pepe, rakip forvetlere geçit vermeyen, hava hakimiyeti iyi, fizik gücünden dolayı 90 dakika oyundan düşmeyen bir oyuncu olduğu kadar agresif, sık sık hakemi aldatmaya yönelik hareketler yapan bir isim. Bu özelliğinden dolayı Real Madrid taraftarları dışında pek seveni olmadı. Hatta çoğu zaman kendi taraftarları bile isyan etti.

SABIKASI KABARIK

Ocak 2009’da oynanan Getafe maçında yerde yatan rakip oyuncuyu defalarca tekmelemesi televizyonlarda tekrar tekrar gösterildi, futbolseverlerin tepkisini çekti. Kırmızı kartla oyundan atılan Pepe yaptığı hareket sonrası özür dilemesine rağmen yönelen öfkeyi hafifletemedi. Federasyon 10 maç ceza verdi. 2012’de Villarreal maçı sonrası soyunma odası yolunda hakeme küfür etmekten 2 maç ceza alan Pepe, aynı yıl oynanan Barcelona maçında Messi’nin eline bastı ancak hakem görmeyince ceza almadan kurtuldu.

Aslen Brezilyalı olan Pepe, milli takım tercihini Portekiz’den yana kullandı. 2006’da dönemin Brezilya teknik patronu Carlos Dunga’dan milli davet alan Pepe, tercihinin Portekiz olacağını söyledi. O yıllarda henüz Portekiz vatandaşı olmayan Pepe, vatandaşlık hakkını almasıyla birlikte 2007’den itibaren Portekiz milli takımı formasını giymeye başladı. Milli forma altında ilk golünü Euro 2008’te Türkiye’ye karşı atan Pepe, 86 maçta forma şansı buldu.

FİYATI YÜKSEK

FC Porto ile başlayan başarılı kariyerini Real Madrid’e taşımayı başardı. Burada 10 yıl boyunca 3 La Liga, 3 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu kazandı. Milli Takım’da ise Euro 2016’da Avrupa şampiyonluğu yaşadı.

34 yaşındaki Pepe, geçen sezon sakatlıklardan dolayı fazla forma şansı bulamadı. Sinirine hâkim olursa Beşiktaş defansında rakip forvetlere geçit vermez. 2 yıl için alacağı 9,5 milyon Euro net ücret açıkçası 34 yaşına gelmiş bir oyuncu için oldukça yüksek. Pepe’nin neden Türkiye Süper Ligi’ni tercih ettiği alacağı ücrette gizli.

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin