Paris suikastı davası avukatı Comte: MİT’e dair son bilgiler durumu değiştirebilir

Terör örgütü PKK’nın operasyon öncesi baskınla tutukladığı iki üst düzey MİT’çinin açıklamalarından sonra Paris’te işlenen  Sakine Cansız ve 2 arkadaşına yönelik suikast tekrar gündeme geldi.

PKK’ya yakın ajansa konuşan davanın avukatı Antoine Comte, KCK’nin elindeki MİT üyelerinin verdiği bilgiler ışığında katil zanlısı Ömer Güney’in ölümü sonrası kapatılan dava dosyasında yeni gelişmeler olabileceğini söyledi. Davanın avukatlarından Antoine Comte, “Ortaya çıkan son bilgiler, bu durumu değiştirebilir. Elimize ulaşan ve kamuoyu ile paylaşılan son bilgileri inceleyeceğiz ve bu bilgilerle adı geçen yeni isimler hakkında soruşturma açılır mı? Onu inceleyeceğiz” diye konuştu. Comte, işlenen cinayetler konusunda Fransa devleti istihbaratının da bilgisi olabileceğini ifade etti.

GÜNEY YARGILANMADAN CEZAEVİNDE ÖLMÜŞTÜ

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez (Şaylemez) 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’te, Kürdistan Enformasyon Bürosu’nda öldürülmüşlerdi. MİT ile bağlantısı olduğu belirtilen katil zanlısı Ömer Güney, olaydan 8 gün sonra tutuklanmıştı. Suikastlerin aydınlatılmasına yönelik başlatılan soruşturma, 2015 yılının Mayıs ayına kadar devam etti.  Ardından katil zanlısı Güney’in, 5 Aralık 2016 tarihinde mahkemeye çıkarılmasına karar verildi. Ancak 3 ismin  avukatları, duruşma gününe itiraz ederek, duruşmanın daha erken bir tarihe alınmasını istedi. Buna rağmen mahkeme, ilk duruşmanın tarihini bu kez 23 Ocak 2017 tarihi olarak belirledi. Ancak 17 Aralık tarihinde sanık Güney’in, kaldığı cezaevinde yaşamını yitirdiği açıklandı. Güney’in ölümü ile davada sanık kalmaması üzerine dava daha görülmeden düşürüldü. Ailelerin ve avukatların girişimi sonucu Nisan 2017’de yeni bir soruşturma başlatıldı.

 TÜRKİYE TALEPLERE HİÇ CEVAP VERMEDİ

Öldürülen üç ismin ardından başlatılan soruşturma belgelerin sansürlenerek avukatlara verilmesi üzerinde duran Antoine Comte, Fransa’da normal şartlarda soruşturma başladığında belgelerin önce soruşturma savcısına ulaştığını, dosyaya giren tüm belgelerin daha sonra avukatlarla paylaşıldığını belirtti. Davada iki önemli nokta olduğunu dile getiren Comte, bunlardan birincisinin; soruşturma savcısının Türkiye’den talep ettiği bazı belge ve bilgilere hiçbir şekilde yanıt verilmemesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bizzat kendi yetkililerini de ilgilendirdiği için bu belgeleri paylaşmadığı düşüncesinde olan Comte, ikinci önemli noktayı ise, “Fransa devletine ait istihbarat bilgilerinin de soruşturma dosyasına dahil edilmesini talep ettik. Bunun için yapmamız gereken özel bir hukuki prosedür var. Talebimiz üzerine bu belgeler dahil edildi. Ancak burada bazı belgelere ulaşamadık. Bunlar da Fransa devletinin istihbarat kaynaklarının isimlerinin olduğu belgelerdi” sözleriyle açıkladı.

‘KISA SÜREDE ÖLECEĞİNİ BİLİYORLARDI’

Comte, 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesi ile ilgili açılan soruşturmada ilk duruşmanın 5 Aralık 2016 tarihinden 23 Ocak 2017 tarihine ertelenmesine ilişkin de şunları söyledi: “Her iki tarih arasında bir ay gibi bir süre var. Ben Fransız adalet makamlarını bu konuda çok eleştirdim. Davanın daha önce başlaması gerekiyordu. Aralık ayındaki ilk duruşmanın Ömer Güney’in ciddi sağlık sorunlarından kaynaklı olarak ertelendiğini öğrendik. Kısa süre geçmeden Güney’in ölüm haberini aldık. Ömer Güney çok hastaydı ve bu nedenle seçilmiş olmalı, ona bu görevi verenler onun kısa sürede öleceğini biliyordu.”

TEK ZANLI GÜNEY’Dİ

İddianamede tek zanlının Ömer Güney olduğunu hatırlatan Comte, dosyada Türkiye istihbaratı MİT’in isminin geçmesine rağmen, Fransız kanunlarına göre bir kurumun yargılanamadığını, bu saldırıyı planlayanların isimlerine de çok açık bir şekilde ulaşılamadığı için, bu kişilerin yargılanamadığını da belirtti. Comte, ayrıca ismi geçenlerin Türkiye’de yaşadığı için Fransa adaletinin bu kişiler hakkında herhangi bir hukuki yaptırımda bulunamadığını kaydetti.

’70’TEN FAZLA SİYASİ CİNAYET AYDINLATILMADI’

Fransa’da işlenen 70’in üzerinde siyasi cinayetin aydınlatılmadığını ifade eden Comte, “İlk kez bir davada başka bir ülkenin, burada Türkiye istihbarat servisi MİT’in ismi geçiyor. İlk kez başka bir ülkenin gizli servisleri suçlandı. Bu dosyada MİT’in ismi sorumlular arasında geçiyor” dedi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin