Bahşişi peşin alanlar ne yapacak?

YORUM | BARBAROS J. KARTAL | @BarbarosJKartal

Zafer Çağlayan hakkında ABD’de tutuklama kararının çıkarılması ile daha önce burada dile getirdiğimiz öneriyi tekrarlayalım. Madem 17-25 bir darbe girişimi ve mahkemeler bunu milat kabul ederek insanlara karşı icraatlarda bulunuyor, neden 17-25 darbe girişimi ile ilgili etkinlikler düzenlenmiyor? Ortada bir darbe olduğuna göre mağdurlar da var demektir. Bu mağdurlara neden iade-i itibar yapılmıyor? Mağdurlar neden ekranlara çıkartılıp konuşturulmuyor? Reza için yapılan özel programın benzeri diğer mağdurlar için neden yapılmıyor? Öyle bazı görevlere getirerek, protokolde yer vererek olmaz bu iş.

Mesela Barış. Hani babası “Hangi evdesin?” dediğinde Ritz Carlton’daki evdeyim diyen. Neyin var oğlum senin dendiğinde “Bi şey yok baba senin 1 trilyoncuk paran” diye cevap veren Barış Güler neden hiç konuşmaz.

Muammer Güler neden sessizdir. Reza’nın altına yatmak gibi büyük bir iftiranın muhatabı olarak çıkıp iki laf edemez.

Bütün televizyonlar ve gazeteler kendilerinin olduğu halde 17-25 dosyasının içeriği hiç konuşulmaz.

‘Başbakan Erdoğan istifa etmelidir’ diyen Erdoğan Bayraktar nerede? Gören var  mı? Tehdit edildiği ile ilgili iddialar var. Oğluna karşılılık susturulduğu söyleniyor.

Allah kimseyi hırsızları savunmak için taklalar atan duruma düşürmesin. Bir tanesi ömrü ahirinde paraya kavuştu diye 17-25 üzerinden dünya dengeleri kitabı yazacak. Zannedersiniz ki 3. dünya savaşı çıkarsa bu sebepten çıkacak. Havuzdakileri geçtim havuzda adı anılmayan ama havuzdakilerle yarış eden gazetelerin yazarları neden bir kalem oynatamıyor. Kendi kulaklarımla duydum, bugün işkence ile alındığı devlet ajansı tarafından dahi ilan edilen ifadeler üzerinden karakter katliamı yapan adamın “17-25 hayatımda gördüğüm en başarılı Emniyet fezlekesidir. Dört dörtlük bir çalışmadır. Eninde sonunda raftan inecek” dediğini. Nerede bu iddianame hafiyeleri?

Bugün ne yapsa yaranamayan ve şamar oğlanına dönmüş Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en omurgasız ve iğrenç medya grubunun ispiyoncu, jurnalci ve köstebek damadı Trump ile yakınlığı nedeniyle hangi ricaları iletmiş acaba?

Paraları Cemaat koydu deyip günlerce yayın yapanların davalar siyasi irade ile kaptıldığında paracıkları almak için çantalarla emniyete gittiklerini herkes biliyor aslında. Bütün AKP’liler de. 17-25’te esas malı götürenin kim olduğunu biliyorlar elbette ama düzenin bozulmaması lazım. Musa haklısın ama karnımızı Firavun doyuruyor hesabı.

Ama yama o kadar büyük ki yolsuzlukları savunurken bile delil bırakıyorlar ortaya. O zaman 28-29 yaşlarında olan bir İranlı gencin parmağında oynattığı bakanları kurtaranlar milli bağımsızlıktan, Türkiye’nin çıkarından bahsediyor. En komiği de ne yapıldıysa hükümetin bilgisi dahilinde ve Türkiye’nin çıkarı için yapıldığının söylenmesi. İleride bu söz başlarına bela olacak. Her gün propaganda ile zehirledikleri insanların “Hükümetimiz ABD’yi falan takmamış, ülkemizin çıkarı için mal almış mal satmış, kimseyi de iplememiş” demesini bekliyorlar. Yığınlara bunu dedirtmek kolay ama takmadıklarını iddia ettiklerine anlatmak zor olacak.

Peki ülke çıkarı için kimseyi takmadınız ve İran ile ticaret yaptınız. Çok güzel. Peki İran neden “Benim paramı verin, kaybolan milyar dolarlarımı verin” diye zırlıyor. Bu ticaret madem ki bir milli çıkar üzerine neden bu işin İran’daki ayağı yargılandı ve idama mahkum oldu. İran’ın ambargonun delinmesinden memnun olması gerekirken, size müteşekkir olması gerekirken bu şikayeti neden? Size neyin şantajını yapıp duruyor.

Zafer Çağlayan gibi Muammer Güler gibi Egemen Bağış işin büyüklüğü düşünüldüğünde ayak takımı kabul edilecek kişiler korkunç meblağlarda rüşvet aldılarsa bu işin karar vericileri ne götürdüğü acaba? Bütün mesele bu.

Peki ne olur?

ABD’de yürüyen davanın sonucunda bu işin eninde sonunda Erdoğan’a uzayacağı sıklıkla dile getiriliyor. Ben bu davalara büyük anlamlar yüklemiyorum ve hemen büyük sonuçlar beklemiyorum. Bu konjonktürle beraber yürüyecek bir dava. Erdoğan’ın El Beşir gibi ülkeden kafasını dışarıya çıkaramayacak hale gelmesi için daha aşamalar var. Ancak bu davalar bir cismin yaklaştığının habercisi.

Suç dosyası kabarık bir liderin önüne faturalar gelmeye başladı. Pazarlıklarla, kirli oyunlarla diplomasi yürüttüğünü zanneden bir rejime anladığı dilden mesaj veriliyor. Sen ilk defa diktatör oldun ama bizim için yüzüncü bile değilsin deniyor.

Genç yaşta milyarlar içinde yüzen Reza’nın gençliğini bir Amerikan hapishanesinde çürütmesini bekleyenler var. Bu olmayacak. Çünkü Reza konuşacak, Amerikan yargı sisteminin işbirliği yapanlar için sunduğu avantajlardan elbette yararlanmak isteyecek Reza. Çünkü dosya çok sağlam ve çok güçlü somut deliller var. Reza’nın kendi ayağı ile gitmediğini biliyor olmalısınız.

Amerikan hukuku bizi bağlamaz, o ambargo koydu diye uymak zorunda değiliz diye açıklama yapanların aynı açıklamaları 17-25 olduğu gün neden yapmadıkları meçhul. Madem Amerika ambargosu sizi bağlamazdı o zaman direk iki ülke arasında ticaret nasıl yapılırsa öyle yapsaydınız. Bu kadar dolambaçlı yollara ne gerek vardı o zaman. Aynı zamanda bir BM ambargosu olduğunu zekice gizlemeniz yeterli olmayacak.

Her diktatör gibi paranoyak olan Erdoğan ülkenin tek sahibi olduğunu ve kendisini kimsenin deviremeyeceğini dosta düşmana tescil ettirirse Kaddafi, Mübarek ve hatta Putin gibi sevilmese de kendisi ile çalışılacağını düşünüyor. Bu sebeple içeride çok daha haşinleşecek.

ABD’nin kendisine çektiği bu numaraya karşılık Rusya ve Çin’e yaklaşmayı deneyebilir mi? Bunu denediği zaman çok kırılgan bir yapıda olan ekonominin tepki vereceğini ve iç politikadaki hesaplarının riske gireceğinin farkında.

En kolayını yapacak. Trump ile stratejik ortak görüntüsü vermeye devam edecek, arada delikanlı delikanlı konuşacak ama pragmatist geri adımları da atacak. Enerjisini iç gündeme harcayacak.

Yani kısaca, bahşişi peşin alanların dışarıda dayak yiyip gelip evde maraza çıkarması devam edecek bir süre daha.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin