Özgür Özel’in yol haritası: “CHP’yi geri alamazsak yeni parti kuracağız”

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti tartışmalarına ilişkin üç aşamalı yol haritasını açıkladı. Önceliklerinin CHP’de kalmak ve partiyi geri almak olduğunu belirten Özel, bunun mümkün olmaması halinde sıfırdan yeni bir parti kuracaklarını söyledi. Olası baskın seçime karşı seçime girme yeterliliği bulunan bir partinin de yedekte tutulacağını ifade etti. Özel, 20 Temmuz’un kesin bir parti kurma ya da CHP’den ayrılma tarihi olmadığını belirterek, yeni parti için ortaya atılan isimleri de yalanladı.

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Nefes’ten Deniz Zeyrek’in sorularını yanıtladı. CHP’deki mutlak butlan sürecinin ardından gündeme gelen yeni parti tartışmaları için izlenecek yolu üç başlıkta anlattı. Buna göre ilk hedef CHP’de kalmak ve partiyi geri almak olacak. Bu yolun yargı kararıyla kapanması halinde sıfırdan yeni bir parti kurulacak. Baskın seçim ihtimaline karşı ise seçime girme yeterliliği bulunan bir parti, yalnızca YSK’ya liste verebilmek için yedekte tutulacak.

Ekrem İmamoğlu ile ilgili karar çoktan verilmiş!

“İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı duruşmayı Silivri’de izlediniz. Duruşmaya dair izleniminiz nedir?” sorusu üzerine Özel, “Birincisi Ekrem Başkan’ın hakkında söylenen, kulaklarda yer etmiş bir sürü iftira, hakaret falan var. Bunların birçoğu iddianamede yok. İddianamede olanların da verilecek çok net cevapları var. Ekrem Başkan bunlara ilgili açıklama yaparken hep “Savunmanızda söylersiniz” deyip geçiştirildi, biliyorsunuz. Geldiğimiz noktada NATO zirvesinin gürültüsüne getirip altı saatte bu savunmayı bitirip, Ekrem Başkan’ın kendini bırakın mahkeme önünde, mahkeme zaten kararını vermiş, halkın önünde savunma hakkı engellenmeye çalışılıyor. Bu çok net.12 Eylül darbesinin DİSK’ten esirgemediği savunma hakkını, Erdoğan yargısı İstanbul’un üç kez üst üste seçilmiş belediye başkanından, Cumhurbaşkanı adayımızdan esirgiyor. Görülmüş şey değil. Olacak iş değil. Yargılamanın siyasi olduğunu ve kararın çoktan verildiğini, görevin öyle ya da böyle mahkumiyet olduğunu ve kamuoyunda da bu savunmanın duyulmamasını da bir görev olarak üzerlerine aldıklarını gördüm.” ifadelerini kullandı.

İşte Özel’in açıklamasından önemli bölümler:

20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil

  • Hukuk konusunda çok standart yapılması gereken uygulamalar, butlanın sürmesi için yapılmıyor. Yaptığımız başvurular geciktiriliyor. Belli ki adli tatilden önce Yargıtay bunu görüşmesin istiyorlar. Çünkü bir bölge idare mahkemesinin sonuç doğuracak bir tedbir kararı almasının, Yargıtay’ı yok saymak olduğu görüşü bütün Yargıtay’da hâkim. Bu tedbirin kaldırılmasını kuvvetli ihtimal olarak görüyor herkes. Bu olmazsa, bundan sonra kamu hukukunun dikiş tutmayacağı söyleniyor. Biz de bir yandan adli tatil olmadan önce dosyamız ele alınsın diye ümit ediyoruz. Tabii burada 20 Temmuz günü kritik bir tarih, adli tatil başlıyor ve artık sonbahara kadar Yargıtay görüşmeyecek.
  • O nedenle 20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil. Milletvekili sayısı vermek doğru olmaz ama eğer bir başka parti ya da grup kurarsak bunun ana muhalefet olacağına bir şüphe yok. Bu doksan olur, yüz olur, seksen beş olur, yüz beş olur. Bunlar milletvekillerimizin kendi vereceği kararlar. Ben ‘yüz milletvekilinin iradesi cebimde’ diye bir ifade kullanmayı da doğru bulmam.
  • Kesin rakamlar, kesin tarihler yerine partinin geleceğini düşünen, gelecek seçimleri kaybetmek istemeyen ekibin ortak yol arayışı var burada. Ancak şunu söyleyeyim: Yüzün üzerinde milletvekiliyle, 110 milletvekiliyle mütemadiyen istişare halindeyiz ve doğrusunu yapmak istiyoruz. Temel motivasyonumuz bir an önce partimizi geri almak. Bu olmazsa da ana muhalefet görevinin ve iktidara yürüyen bir parti görüntüsünün ortadan kalktığı bir sürece Türkiye’yi mahkûm edemeyiz. Aylarca sürecek, yıllarca sürecek bir ‘Ne olursa olsun, parti içinde kalalım’ gibi bir noktada da değiliz.
  • Bir defa sokak bize bu konuda tahammül göstermez. Hatta ilk günlerde sokakta yüzde seksen ‘Partiyi kimseye bırakmayın’ lafını duyuyorken, yüzde yirmi ‘Arkandayız’ diyordu. Şimdi her sokağa çıktığımda ‘Yeni bir yol’ diyenlerin sayısı artıyor. Çünkü insanların umudu tükeniyor ve partiye ve Türkiye’ye iktidar tarafından dayatılan bu oyunu, her an yapılacak bir seçime karşı da çok riskli görüyorlar.

Bizimle birlikte olan milletvekilleriyle bir ve bütün halinde hareket edeceğiz

  • Şüphe yok. ‘CHP’de mücadeleyi sürdürecekler de kalsın’ gibi hibrit formüller konuşuluyor, düşünülüyor ama bu sefer bunları yapayım derken ana muhalefet partisi olma hattı kaybedilebilir. O nedenle bizimle birlikte olan milletvekilleriyle bir ve bütün halinde hareket edeceğiz. Yani buradaysak buradayız, gidersek gideriz. Burada bir tek belediye başkanlarımızın durumu özel. Milletvekilleri, parti meclis üyeleri, önceki dönem milletvekilleri birlikte hareket edeceğiz ama belediye başkanlarıyla ilgili kararı bir sonraki evreye bırakacağız. Belediye başkanlarıyla istişare ederek en doğru zamanda ve zeminde kendileriyle konuşarak yapacağız.
  • CHP Genel Başkanı olduğumda 1 milyon 250 bin üyemiz vardı. 750 bin üye kazanmıştık, iki milyona çıktı. İllere, ilçelere ‘İstifa etmeyin’ ricamıza, ısrarımıza rağmen CHP şu anda 45 bin üye kaybetti. Giden 45 bin üye biz CHP’ye geldiğimizde aynı gün dönerler. Orada bir sıkıntı yok. ‘Kalkın, gidiyoruz’ desek çok büyük bir şey olur. Ama o hani geri dönüşümsüz bir şekilde bir partileşmeye geçersek tabii ki üyeleri davet edeceğiz. O zaman da başka bir şey ortaya çıkacak. Ama şimdilik sözümüze değer veren herkese ‘Partide kalın’ diyoruz.

Korku salmaya çalışıyorlar

  • Bilmiyorum daha kötüsü ne olabilir? Yaşananlar zaten yeterince kötü. Bu kötülüğün sürmesine de şaşırmam, artmasına da şaşırmam. Ama bir yandan da böyle bir kaygı ve korku yönetimi çabası görüyorum. Bu tabii çok yönlü bir şey. Bizimle hareket eden insanlara korku salmaya, belediye başkanlarını, milletvekillerimizi, ailelerini korkutmaya çalışıyorlar. Benim burada üzüldüğüm nokta AK Parti yargısının ve AK Parti’nin baskısına teslim olanlar. Biz alışığız zaten bu baskılara ve şanla şerefle mücadele ediyoruz. Buna teslim olan oluyor. İşte Aydın’ın, Afyon’un yaptıkları ortada… Veya Antalya’nın işte dönüp dönüp yeni iddialar ortaya atması. En son Ekrem Başkan’a iftira attı. Bunu tabii Ekrem Başkan’a, onun cumhurbaşkanlığı adaylığıyla falan bağlamak için yapıyor.

CHP’de kalmayacaksak sıfırdan yeni parti kuracağız

  • Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmayacaksak bir yeni parti kuracağız sıfırdan. Açıkçası arkadaşlar hazırlıklarını yapıyorlar. Ekrem Başkan’la isim misim hiç konuşmadık. Hatta Ekrem Başkan sürekli ‘Başkanım biz buradayız, en iyisini siz sahada görüyorsunuz, siz en iyisini biliyorsunuz’ diyor. Ekrem Başkan kendi yargı sürecine acayip motive. Öyle ikimizin bildiği bir isim falan yok. Birtakım isimler atıldı ortaya. Mesela İstiklal, Ekim falan. Bunlar tamamen yalan. İsim işi en kolayı.
  • Yeni partinin yanında seçime girme yeterliliği olan bir partiyi de hani tırnak içinde söyleyeyim, ihtiyaten yedeğimizde tutuyoruz. Bir önceki dönem milletvekilimizin genel başkan olacağı, yine önceki dönem milletvekillerimiz ve parti yöneticilerinden, gelecekte aktif siyaset düşünmeyen arkadaşlarımızın da o partinin yönetiminde yer alacağı bir devralma kurultayı yapacağız. Ben o partiye gitmeyeceğim. Milletvekillerimiz o partiye gitmeyecek. O parti bir baskın seçim durumunda YSK’ya liste vermek için ihtiyaten hazırda tutulacak olan bir parti.
  • Şu anda birinci kararlılık partide kalmak, partiyi geri almak. İkincisi eğer partide kalma şartları ortadan kalkarsa, sıfırdan kurulmuş bir partiye gitmek, adıyla logosuyla her şeyiyle yeni bir partiye gitmek. Baskın bir seçim ihtimaline karşı da seçime girme yeterliliği olan ya da seçime girme yeterliliğine çok yakın bir partiyi devralmak.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin