Özgür Özel: “Bizi Ramazan’da kutuplaştırmak, bölmek istiyorlar; oyuna gelmemek lazım”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin eliyle Ramazan ayında vatandaşların duyguları suiistimal edilerek ülkede kutuplaşma yaratılmaya çalışıldığını anlattı. Özel, “Doğrudan Milli Eğitim Bakanı’nın eliyle ülkede bir kutuplaşmaya ve Ramazandaki duyguları bir yandan suiistimal etmeye, buradan yaratacakları kutuplaşmayla bu işi siyasete alet etmeye çalışan birileri var. Buradaki çatışma alanından siyasi çıkar bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak durumundayız. Oyuna gelmemek lazım.” dedi.

CHP Ankara İl Örgütü’nün Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde düzenlediği iftar programına CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

  • Hiç şüphe yok zor günlerdeyiz, bugünlerde yapılan her konuşmada her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylevde mutlaka içinde adalet oluyor. Adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. Siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından biriyle karşı karşıyayız. 
  • Birilerinin, ‘Mademki milletle kucaklaşamıyoruz, biz kutuplaşmaya dönelim. Mademki bir siyasi partiyle baş edemiyoruz, ona saldıralım, buradan çıkacak tansiyondan beslenelim’ anlayışının bir yıldan fazla süredir bize de ülkeye de ne yaptığı belli. Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış, ilk fırsatta tekrar açılmış, genel başkanları hapis yatmış, il, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz.
  • Bir yandan, doğrudan Milli Eğitim Bakanı’nın eliyle, ağzıyla ülkede bir kutuplaşmaya ve ramazandaki duyguları bir yandan suiistimal etmeye, buradan yaratacakları kutuplaşmayla bu işi siyasete alet etmeye çalışan birileri var. İki şeye dikkat etmek gerekiyor. Bir, oyuna gelmemek lazım. Bir de oyuna gelmeme oyununa da gelmemek lazım.
  • Hem kendi siyasi ciddiyetimizi, bizi var eden değerleri, cumhuriyeti, onun en sağlam kolonlarını gözümüz gibi kollamak, bir yandan buradaki çatışma alanından siyasi çıkar bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak durumundayız. Milletin kaynamayan çorbasından, kuru ekmekle yapılan iftar görüntülerinin basına yansımasından, kasabın önünden geçemeyen, manava gidemeyen devlet memurlarının durumundan, sürünen emekliden, güvencesiz asgari ücretliden ve mutsuz gençlerden, onların bu beklentilerine yönelik bir destek göremeyen, umut veremeyenlerin eski beslendikleri alanlardan beslenmelerine yönelik yaptıkları her şeyin farkındayız. Bunun en çok da millet farkında.
  • Bir iftar sofrasında buluşup da 71 bin kişinin çoğu çocuk ve kadın olan Filistinlilerin katlinin, Gazze’de yaşanan mezalimin, soykırımın ve bunun bugüne getirdiğinin ve yarın için beklenenlerin üzerine bir iki cümle etmeden olmaz. CHP olarak 1970’lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin’in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, Doğu Kudüs’te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye en samimi, diplomatik desteği, insani desteği vermiş bir ülkeyiz. Amerika’nın şımarttığı İsrail, Filistin’de büyük bir soykırım gerçekleştirdi.
  • Uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi ve ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump bir Gazze Barış Planı ortaya attı, bir heyete uluslararası camiayı davet etti, aklı başında gerçek Filistin dostu, Amerika’dan korkmayan, çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular. Maalesef Türkiye, Trump’ın ‘Başkanı ben olacağım’ dediği bu yapıya dahil oldu. Trump’tan beklenir şekilde toplantıdan üç gün önce, ‘Burada Filistin yok’ diyenlere ‘İsrail de yok’ diyordu. ‘Biz Filistin ile İsrail’in barışı için çalışacağız’ diyordu. Ama Netanyahu’yu kabul etti, onu yapıya dahil etti.
  • En nihayetinde Erdoğan’ı temsilen Hakan Fidan’ın, Netanyahu’yu temsilen Dışişleri Bakanı’nın katıldığı bu toplantıda ortak fotoğraf verdiler. O yapı Gazze’den Filistinlileri sürecek, oraya oteller dikecek, hidrokarbonları Trump’a verecek planın yönetim yapısıdır. Türkiye orada bulunursa, bu ayıbın parçası olursa, Filistin’de katledilen o çocukların, o annelerin, 71 bin masumun kanı elinde olan Netanyahu ile aynı masada olursa, bunun kabul edilebilecek, savunulabilecek hiçbir tarafı yoktur. Biz CHP olarak bebek katili, soykırımcı Netanyahu’nun ve İsrail’in bulunduğu o masadan Erdoğan’ı ve Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetini zaman geçirmeden kalkmaya ve Türkiye’deki herkesten bu hatadan dolayı özür dilemeye davet ediyorum.
  • Bundan sonraki süreçte, hiçbir şey bugünlere kadar geldiğimiz şu son bir, bir buçuk yıldan daha kolay olmayacak. Zorlanacağız. Daha büyük saldırılar olacak, ama bir tek şeyi biliyoruz. Bu mücadelenin sonunda cesur olanlar, teslim olmayanlar, kötülerin karşısında iyiler, bu saldırının karşısında hem sakinliğini, hem haklılığını, hem de cesaretini muhafaza edenler kazanacak. Ben bunun için bu örgüte güveniyorum. Tüm CHP örgütünü ve Türkiye’nin bütün demokratlarını bundan sonraki süreçte de birlikte olmaya, birlikte mücadele vermeye ve bu ülkenin kaderini bir kez daha değiştirmeye, kederlere son vermeye, güzel günlere hep beraber yürümeye davet ediyorum.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin