Öğretmenler Günü’nde soruyoruz: 34 bin öğretmenin suçu ne?

HABER | İLKER DOĞAN

15 Temmuz’un ardından kamuda en büyük kıyım Milli Eğitim Bakanlığı’nda yaşandı. Eğitim Sen’in raporuna göre ihraç edilen öğretmen sayısı 34 bine yakın. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, KHK’yla ihraç edilenlerin suç işledikleri için görevden alınmadıklarını itiraf etmiş ve bunun idari bir karar olduğunu söylemişti. Aradan yıllar geçti ancak mağduriyetler giderilmedi. İdari bir kararla öğrencilerinden uzaklaştırılan ve bugüne kadar haklarında soruşturma bile açılmayan on binlerce öğretmen, iktidar temsilcilerine soruyor: “Bizim suçumuz ne?”

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü… OHAL döneminde on binlerce öğretmen mesnetsiz iddialarla okulundan, öğrencilerinden koparılarak ‘ekmeğe muhtaç’ hale getirildi. İktidar, 15 Temmuz sözde darbe teşebbüsünün ardından ‘Cemaat’in en güçlü olduğu kurum’ olarak kabul ettiği MEB’i deyim yerindeyse hallaç pamuğu gibi attı. Ardı ardına çıkarılan KHK’larla on binlerce öğretmen hiç bir somut suç gösterilmeksizin idari kararla meslekten ihraç edildi. Kamudan ihraç edilen öğretmen sayısı darbeye karıştığı iddiasıyla görevden alınan asker (yaklaşık 7 bin) ve polis (yaklaşık 10 bin) sayısından fazla. İhraç edilen öğretmen sayısı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre 33 bin 200 civarı. Eğitim Sen’in raporuna göre ise rakam 34 bine yakın. Özel sektörde çalışanlar bu rakamın dışında. Dershanelerin kapanması, kolejlerin gasp edilmesinin ardından yaşanan tenkisatlarda da binlerce öğretmen işsiz kaldı. Yetmezmiş gibi çalışma lisansları da iptal edildi. 34 bine yakın öğretmen, ‘ağaç kökü’ yemeye muhtaç edildi. Yüzlercesi ise ‘bankada hesabı bulunduğu ya da bir sendikaya üye olduğu’ gerekçesiyle hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle tutuklandı.

BOZDAĞ: SUÇ YOK, İDARİ TASARRUF!

Dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, yapılan kıyımlara ilişkin ilginç değerlendirmelerde bulunmuştu. Nisan 2017’de katıldığı bir televizyon programında konuşan Yılmaz, 33 binin üzerindeki öğretmeni ‘istemeyerek’ görevden aldıklarını söylemişti. Rus Büyükelçi suikastini hatırlatan Yılmaz, “MEB’de de yarın böyle bir olay yaşanmaması için risk aldık.” demişti. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da tıpkı Yılmaz gibi masum insanları ihraç ettiklerini itiraf etmişti. KHK ile görevden almaların ‘idari tasarrufla’ yapıldığını anlatan Bozdağ, CNN Türk’te yaptığı açıklamada, “Suçlamak yargılamak için somut deliller lazım. Ama idari tasarruf yapmak ayrı. Kamudan uzaklaştırılan herkes suçludur diyemeyiz. Bu bir idari tasarruf, adli tasarruf değil. Sanki idari tasarrufa maruz kalan herkes suç işlemiş gibi bir algı da yapılıyor. Bu fevkalede yanlış.” ifadelerini kullanmıştı.

SORUŞTURMA BİLE AÇILMADI

İhraç edilen binlerce öğretmen savcılıklara başvurdu. Eğitim Sen üyesi binlerce öğretmen ‘Benim suçum nedir’ diye sordu savcılıklara. Cevap yaklaşık 1,5 yıl sonra geldi. İhraç edilen öğretmenler hakkında soruşturma bile açılmamıştı. Hiç bir suçlama yoktu. Savcılığın cevap yazısında, “Hakkınızda KHK ile ilgili herhangi bir soruşturma kaydına raslanmamıştır.” deniliyordu. İhraçlara neden olan suçlamalarla ilgili soruşturma bile açılmamıştı binlerce öğretmen hakkında. Madem bu insanlar hakkında hiç bir suçlama yoktu, neden binlerce öğretmen uyduruk KHKlarla işinden atıldı? Bu gerçek bile aslında ‘f.tö’ kılıfının, muhalifleri ‘yok etmek’ için iktidar tarafından uydurulduğunu ortaya koymaya yetiyor.

KİMİSİ GARSON, KİMİSİ DEPOCU

İktidarın hiç bir somut delil göstermeksizin, tamamen idari tasarrufla görevden aldığı öğretmenlerden kimisi şimdi bir markette tezgahtar olarak çalışıyor, kimisi sanayi sitelerinde hamallık yapıyor, kimisi depocu, kimisi lokantada garson olarak evine ekmek götürmeye çalışıyor. Apartmanlarda hizmetli olarak çalışanlar da var, taksi şoförlüğü yapan da. Gökhan Açıkkollu gibi karakolda işkenceyle şehit olan da var, zulümden kaçarken Meriç’in sularında can veren de… Aradan iki yıl geçti ancak bugüne kadar iktidar, 34 bine yakın öğretmenin mağduriyeti gidermek için hiç bir şey yapmadı. Mahkemeyle masumiyeti ispat edilen öğretmenler bile göreve iade edilmiyor.

MEB’den öğretmenlere: Suçsuzluğunu kanıtla

Eğitim Sen, Eğitim İş ve Eğitim Bir Sen, ihraç edilen üyelerinin göreve iade edilmesi için bakanlık ve hükümet nezdinde geçtiğimiz yıl girişimlerde bulundu. Ancak MEB, yanlıştan dönmek yerine hatasında ısrar ederek, öğretmenlerin masum olduklarını ispatlamasını istedi. Halbu ki hukukta bir kaide vardır; müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Ve masumiyet karinesine göre ise suçu ispat edilinceye kadar herkes masumdur. Anayasa’ya göre  ‘suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Masumiyet karinesini de ayaklar altına alan MEB, öğretmenlerin ‘suçlu’ olduğunu ispat edemediği için onlardan ‘masum’ olduklarını ispatlamalarını istiyor.

500 bin öğretmen atama bekliyor

Türk eğitim sistemindeki temel sorunlardan biri de atanamayan öğretmenler. ÖSYM verilerine göre 455 bin öğretmen atama bekliyor. Sendikalar ise rakamın 500 bin olduğu görüşünde. Her yıl 70 bin öğretmen adayı mezun oluyor. Ancak resmi rakamlara göre KPSS’ye giren 100 öğretmenden sadece 17’sinin ataması yapılabiliyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde atama bekleyen öğretmenlerin sayısının 1 milyonu bulması bekleniyor.

1 yılda 52 öğretmen intihar etti

Dersimli öğretmen Ersin Turhan’ı hatırlarsınız. Yıllardır ataması yapılmayan Turhan, bir ağaca kendini asarak intihat etmişti. DİSK’in araştırmasına göre sadece 2017’de tıpkı onun gibi atanamayan 52 öğretmen canına kıydı. OHAL ilan edildiğinden beri öğretmen atamaları ‘sözleşmeli’ olarak yapılıyor. Öğretmen açığı 97 bin. Son iki yılda yaklaşık 34 bin öğretmen mesnetsiz suçlamalarla ihraç edildi. Aynı dönemde emekli edilenlerin sayısı ise 23 bin. Ataması yapılanların sayısı ise sadece 39 bin 300.

1 YORUM

  1. Ben 15 temmuzdan önce bir özel okulda öğretmendim. Şimdi öğretmenlik yapamadığımdan daha çok iki yılımı beraber geçirdiğim, son gördüğümde sekiz yaşında olan öğrencilerime üzülüyorum. Çünkü herbirisinin hayatı bu olaylar yüzünden çok derinden etkilendi. Ben ise Türkiye’de çok farklı iş denemelerinden sonra bir de güvenlik sorunu eklenince yani hakkımda soruşturma açıldığını öğrenince Türkiye’den ayrıldım. Türkiye çok değerli bir insan kaynağını bu şekilde eritti, harcadı. Yazık.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin