“Oğlumu tutuklayan, müebbet veren ve bu cezayı onaylayan aynı hakim”

Askeri öğrenci babası Eyüp Aka (solda), Genelkurmay Davası'na bakan o dönemin Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Başkanı Oğuz Dik. Dik şu anda Yargıtay 3. Ceza Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.

TR724 HABER MERKEZİ 

Genelkurmay Davası’nda müebbet hapis cezası verilen üç aylık Kara Harp Okulu öğrencisi İbrahim Aka’nın babası Eyüp Aka, gazeteci Fatma Aysan Ataş’ın YouTube kanalına açıklamalarda bulundu.

Oğlunu tutuklayan, yargılayan ve daha sonra Yargıtay üyesi olarak cezayı onayan hakimin aynı kişi olduğunu söyleyen Aka, askeri öğrencilerin boş eğitim silahlarıyla “güvenli bölge” denilerek Genelkurmay Karargâhı’na götürüldüğünü, balistik incelemelerde silahlarından tek mermi çıkmadığının tespit edildiğini ancak buna rağmen ağır cezalara çarptırıldıklarını söyledi.

“ÇOCUKLARIMIZI EĞİTİM SİLAHIYLA ÖLÜME ATTILAR” 

15 Temmuz gecesi yaşananları anlatan Eyüp Aka, oğlunun henüz üç buçuk aylık bir askeri öğrenci olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“15 Temmuz gecesi çocuklarımızı Kara Harp Okulu’nda. Akşam yat diyorlar, saat 22.00’de kalk diyorlar. Çocuklarımıza ‘Burası güvenli değil. Sizi güvenli bölgeye götüreceğiz’ diyorlar. Çocukları kandırarak Genelkurmay’ın bahçesine indiriyorlar, boş silahlarla. Çocuklarımız orada mevzilere saklanıyor. Herhangi bir çatışmaya girmiyorlar. Ama meselenin asıl özü ne? Çocukları eğitim silahıyla götürüyorlar. Çocukları ölüme atıyorlar. Eğitim silahı ne demek? Mermi atmayan silah. Sadece eğitim yapılabilir onunla, mermi atmaz. Çocuklarımızı saat 2.30-3.00 arası, devletin helikopteri ve subayı gelip, okul komutanı İzzet Çetingöz, İlhami Polat emir veriyor, güvenli bölge diye Genelkurmay’a indiriyorlar. Benim çocuğum 3,5 aylık öğrenciydi. Askerlik bile yapmamıştı. Ankara’ya geleli 15 gün olmuştu. Bir çocuk Ankara’da 15 günde evini tanıyamaz, benim çocuğum darbeyi ne tanısın.”

“BALİSTİK RAPORUNDA TEK MERMİ ÇIKMADI”

Aka, askeri öğrencilerin sabah emniyete teslim olduğunu ve silahları üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir atış yapılmadığının ortaya çıktığını belirterek şöyle konuştu:

“O gece Genelkurmay’da saklanıyorlar, sabah olunca da emniyete teslim oluyorlar. Çocuklarımız emniyette üç gün kalıyor. Herhangi bir şey olmayacak diye babalarına, annelerine haber veriyorlar. Maalesef Kara Harp Okulu subayları gelip çocuklarımıza sahip çıkmıyor. Emniyet çocukların silahlarını kontrol edip balistik raporu çıkarıyor. Herhangi bir mermi atılmamış, bu çocuklar tertemiz, bir olaya karışmamış. Anneye-babaya hiç haber vermeden içeri atıyorlar.”

Yargılama sürecine ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulunan Eyüp Aka, aynı hakimin soruşturma ve temyiz aşamalarında görev aldığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Mahkeme başkanı olan hakim hem tutukluyor, hem yargılıyor, hem onaylıyor. İsmi var. Mahkeme Başkanı Oğuz Dik. Dört mahkeme yapıyor. 100 çocuğa beraat veriyor. 54 öğrenciye müebbet. 8 rütbeliye ağırlaştırılmış müebbet veriyor. Daha sonra kendisi bu cezaları Yargıtay’a atandığı için onaylıyor. Hem mahkeme yapıyor (tutukluyor), hem yargılıyor (müebbet), hem onaylıyor. Bu üç kararı veren Oğuz Dik. Tek kişi. Anayasa Mahkemesi de kararı onayladı. Cezalar kesinleşti. 2046’ya kadar çocuklarımız hapiste.”

“EMRİ VEREN OKUL KOMUTANI DIŞARIDA, BENİM ÇOCUĞUM İÇERİDE”

Askeri öğrencilerin yalnızca verilen emri yerine getirdiğini belirten Aka, şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir yetkisi olmayan bir askeri öğrenciye neden müebbet verildi? Okul komutanı İzzet Çetingöz çocuklarımıza emir veriyor, o dışarıda geziyor, benim çocuğum içeride. Madem Çetingöz dışarıda, bu darbe değilse, benim çocuğum neden darbeden yargılandı? Sebebi neydi? Ben devletimden, bütün siyasetçilerden adalet istiyorum. Tez zamanda çocuklarımızı selamete çıkarsınlar.”

“OĞLUM 10 YILDIR ADALET BEKLİYOR”

Oğlunun 23 yaşında tutuklandığını, bugün ise 33 yaşında olduğunu söyleyen Eyüp Aka, ailenin yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı:

“Oğlum tutuklandığında 23 yaşındaydı. Şimdi 33 yaşında. Şu anda Erzincan Cezaevi’nde yatıyor. Yüksek güvenlikli cezaevinde tek başına kalıyor. Erzincan’da yaşıyorum, her hafta çocuğumu ziyarete gidiyorum. Çocuklarımız ümitlerini kaybetmediler. İnşallah adalet gelir diyorlar. Üç çocuk babasıyım. Bir çocuğum hafız, imam. Abisi tutuklanınca görevinden onu da ihraç ettiler. Sonra ben dava açtım. Davayı kazandım. Çocuğumu komisyona sokup tekrar görevine başlattılar. Üçüncü çocuğum da abisinin tutuklanmasından etkilenip kanser oldu. Kolundan başladı hastalık. Kolunu keseceklerdi. Çok şükür, tedavi sonucunda iyileşti, hamd olsun. Anne ve baba olarak maddi ve manevi olarak büyük sıkıntılar çekiyoruz. Allah kimseye yaşatmasın. Yetkililerimiz inşallah uyanırlar. Cumhurbaşkanım da bu işlere el atmasını istiyorum, sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Adalet istiyorum. Lütfen adalet gelsin.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin