‘Nerede kalmıştık’ dönemi!

HABER-İNCELEME | HASAN CÜCÜK

Galatasaray’da beklenen oldu. Igor Tudor gönderildi ve Fatih Terim 4. kez göreve geldi. Terim’in milli takımdan istifa etmesinden sonra bu beklenen bir operasyondu. Gecikmenin sebebi ligin ilk 9 haftasında Tudor’lu Galatasaray’ın gösterdiği başarıydı. Terim, milli takımı Haziran başında bırakmış olsaydı, Östersunds faciası sonrası daha lig başlamadan Tudor’un bileti kesilecekti. Fatih Terim’in kariyeri ortada. Büyük kulüpler içinde bir takımın başına 4. kez geçen hoca bulunmuyor. Bu biraz da Galatasaray’ın çaresizliği.

İLK DÖNEM EFSANEYDİ

Fatih Terim, 1990-93 arasında yardımcılığını yaptığı Sepp Piontek’in yetiştirdiği bir isim. Piontek’li milli takım saha sonuçları açısından bekleneni verememesine karşılık, sistemin oluşması adına önemli bir kazançtı. Nitekim, milli takımın yükselişi olarak milat yılı Piontek’in göreve gelmesi alınır. Onun yanında stajını yapan Terim, 1993-96 arasında milli takımın patronluğunu yapıp, tarihimizde ilk kez Avrupa Şampiyonası biletini aldıran isim olmuştu. Sonrasında başlayan Galatasaray yılları ise muhteşemdi. 4 yılda elde edilen 4 lig şampiyonluğu, UEFA Kupası ile taçlandırılmıştı.

Ünü Edirne dışına taşınca çıktığı İtalya seferi ise hüsran oldu. Önce Fiorentina’da şansını denedi. 23 hafta sonunda istifa ederken, yüzde 43’lük bir galibiyet oranıyla vasatın altında kaldı. Sonra Milan günleri başladı. Bu macerası daha kısa sürdü. Yurtdışı kredisini çabuk tüketip, yeniden Edirne sınırları içine döndü. Bu dönüşle birlikte Galatasaray – Milli Takım arasında gelgitler başlamış oluyordu.

İKİNCİ TERİM DÖNEMİ FİYASKO OLDU

Galatasaray’daki ikinci Terim dönemi facia ile bitti. Takımı şampiyon yapan Mircea Lucescu, ‘gönüllerdeki teknik adam’ Terim uğruna gönderildi. İlk sezon lig ikinciliği gelirken, şampiyonluğun adresi Beşiktaş, hocası ise Galatasaray’ın beğenmeyip gönderdiği Lucescu’ydu. İkinci sezon daha lig bitmeden Terim istifa edip gitti ve geride bir enkaz bıraktı. 20’nin üzerinde oyuncu transfer etmiş, bunların büyük kısmı fiyasko çıkmış ve takımın üstüne muazzam borç yükü kalmıştı. Bugünlerde kimse hatırlamıyor ama Terim o gün ‘Artık eşofmanımı astım. Galatasaray’a daha teknik adam olarak gelmem’ diyecekti.

Boşta kalınca adres hazırdı. 2005’te milli takıma yatay geçiş yaptı. 2006 Dünya Kupası’nı ıskalayıp, Euro 2008’e katıldık. Yarı finale kadar çıktık. Final biletini Almanya’ya kaptırdık. Hepi topu 13 dakika galip oynadığımız bir turnuva geçirdik. Euro 2008’de yarı final oynamış takım olarak 2010 Dünya Kupası biletini alamayınca Terim’in ayrılık vakti gelmiş oldu.

ÜÇÜNCÜ DÖNEMDE İKİ ŞAMPİYONLUK KAZANDI AMA…

Milli takımdan 2009’da ayrılınca adres belliydi. 2011-13 arasında iki yılda iki şampiyonluk yaşattı. Başarılı bir dönem sayılırdı. Biraz da rakiplerin durumu Terim’in işini kolaylaştırdı. Fenerbahçe’nin şikeden, Trabzonspor’un 2011 travmasından, Beşiktaş’ın Demirören’in borç batağından başı dertte olunca Terim’in işi kolay olmuştu.

2013-14 sezonuna Galatasaray’ın başında giren Terim, A Milli Takım’dan Abdullah Avcı’nın gönderilmesiyle boşalan koltuğun yine ilk adayı oldu. Bu kez bir koltukta iki karpuz taşıyacaktı. Federasyon, Galatasaray yönetiminden izin alarak Terim’in ‘4 maçlığına’ milli takımın başına geçmesini sağladı. 3 maçı kazanıp, Hollanda’ya mağlup olununca 2014 Dünya Kupası yine kaçıyordu. Galatasaray yönetimi, milli takımı çalıştırmaya istekli Terim’in önüne ‘ya biz – ya milli takım’ şartıyla çıkınca üçüncü Terim dönemi de kapandı.

2013-17 arasında, bu kez A Milli Takım’da üçüncü Terim dönemi başlıyordu. Şansımızın yaver gitmesiyle katıldığımız Euro 2016’da gruptan çıkamayıp eve çabuk dönerken, akıllarda oyuncuların prim kavgası ve Terim’in futbolcularını basının önüne atması kalacaktı. Terim’i 2018 Dünya Kupası biletini kaçırmak değil, bir kebapçıya düzenlediği baskın kovduracaktı. Sonraki adres malumdu: Galatasaray.

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

Fatih Terim teknik adamlıkta 30 yılı geride bıraktı. En çok şampiyonluk gören hoca unvanını elinde bulunduruyor. Milli takımı iki kez Avrupa şampiyonasına taşıdı. Uluslararası arenada kupa kazandıran tek teknik adam. Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var. Yazının başında Terim’in teknik adamlık başarısını Piontek’e borçlu olduğunu yazmıştım. Peki 30 yılda Terim’in yanında yetişen veya stajını tamamlayıp Türk futboluna hizmet eden tek bir hoca var mı?

Maalesef bu sorunun cevabı hayır. Yine Terim’in alıp da yıldızını parlattığı isimlerde bulunmuyor. Terim daha çok hazırcı bir görüntü çizdi. Ne Galatasaray’da ne de Milli Takım’da ‘işte Terim sayesinde yıldız oldu’ diyeceğimiz bir isim yok. Saha içi sonuçlarında başarılı olmuş bir hocadan teknik adam ve yıldız oyuncu yetiştirmesini beklemek doğal hakkımızdır.

Fatih Terim, bir kez daha kurtarıcı olarak geldi. Nedense her gelişi böyle oldu. Özellikle milli takıma. Ama gidişi pek muhteşem olmadı. Bu kez Galatasaray’da işi daha zor. Beşiktaş, Şenol Güneş’le lige ambargo koydu, Fenerbahçe Aykut Kocaman’la toparlandı, Trabzonspor Rıza Çalımbay’la kendine geldi, Başakşehir şampiyonluğun adayları arasına girdi. Terim için sorun değil bunlar. Galatasaray’dan ayrılırsa gideceği yer belli!

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin