Ekrem Dumanlı, Okuma Zamanı programının yeni bölümünde, 2026 Ramazan ayına girildiğini hatırlatarak, Ramazanı dinî hükümler ve orucun sevabı gibi başlıklarla değil; edebiyat, düşünce ve insanın iç dünyası açısından konuşmak ki istediğini ifade etti. Dumanlı, Ramazanı “nefis, sabır, hissetme, duygudaşlık, yakınlaşma, insanın kendini ve kâinatı tanıması” olarak tanımladı; bu çerçevede kitap ve filmler üzerinden sohbet etmeyi sürdüreceklerini belirtti.
Programın ilk bölümünde Dumanlı, Yann Martel’in “Pi’nin Hayatı” (Life of Pi) kitabını ve sinema uyarlamasını gündeme aldı. Eserin “katman katman anlamlar” taşıdığını söyleyen Dumanlı, hikâyeyi hem macera olarak okunabilecek hem de semboller üzerinden yorumlanabilecek bir anlatı olarak değerlendirdi.
Hindistan’dan Kanada’ya giderken gemi kazası sonrası okyanusta bir filikada hayatta kalmaya çalışan Pi’nin mücadelesini özetleyen Dumanlı, açlığın ve çaresizliğin insanı sınayan temel bir imtihan olduğuna dikkat çekti.
Dumanlı, hikâyeyi Yunus Peygamber’in kıssasıyla ilişkilendirerek, “sebeplerin tükendiği” anlarda insanın inanç ve umutla sınandığını vurguladı. Eserdeki “Richard Parker” adlı kaplan üzerinden “nefis” yorumuna da yer veren Dumanlı, nefsi “yok etmenin değil, terbiye etmenin” mümkün olduğunu söyledi.
Japon yetkililere anlatılan iki farklı hikâye üzerinden, izleyiciye “hangi anlatının daha inandırıcı geldiği” sorusunun bırakıldığını aktaran Dumanlı, sembolik okumada okyanus, batan gemi, filika ve hayvanların insanın iç dünyasına işaret ettiğini dile getirdi.
Dalgıç ve Kelebek
Programın ikinci kitabı ise Jean-Dominique Bauby’nin “Dalgıç ve Kelebek”i ele alındı. Dumanlı, 40’lı yaşlarında felç geçirerek “locked-in sendromu” yaşayan ünlü bir editörün, yalnızca göz kapağını kırparak geliştirdiği yöntemle kitabını yazmasını “iç direniş” örneği olarak anlattı.
“Dalgıç” metaforunu bedenin bir tür mahpusluğu, “kelebek” metaforunu ise ruhun özgürlüğü ve hayal gücü olarak yorumlayan Dumanlı, eserin kişisel gelişim klişeleriyle değil, gerçek acı ve sınırlılık içinde “değer üretme” fikriyle okunması gerektiğini söyledi.
Dumanlı, bölüm sonunda her iki eseri de Ramazan günlerinde “kendine dönmek, insan gerçeğini anlamak, sabır ve direnişi düşünmek” isteyenlere önererek, programın sonraki bölümlerinde benzer bir seçkiyle devam edeceklerini belirtti.