Nedir bu Clio efsanesi!

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ

Fransız Otomotiv devi Renault’un bütün dünyada en çok satan modeli Clio, Türkiye’de yine gündemde. Ancak bu kez yakıt tasarrufu ya da konforuyla değil; İBB’deki soyguna alet olmasıyla! Sayıştay raporlarına göre İBB’nin kiraladığı Clio’lar 100 km’de tam 63 litre mazot tüketmiş! Peki bu mümkün mü? Clio’lar ne kadar yakıt tüketiyor? Neden bu kadar seviliyor?

Fransız Renault, Clio’nun üretimine 1990 yılında başladı. Renault 5’in yerini aldı Clio. B segmente hitap eden, kompakt ve şehir içinde rahat kullanım için tasarlanmış bir otomobildi. Ve kısa sürede sadece Renault markasının değil, Fransa’nın en çok satan otomobili olmayı başardı. Bütün dünyada satış rakamı 15 milyonu aştı. Peki Clio’yu bu kadar sevimli yapan neydi?

YAKIT EKONOMİSİ

Renault Clio’nun en önemli özelliklerinden biri yakıt ekonomisi. Segmentinde tartışmasız en verimli (1.5 Dizel) motora sahip otomobil olduğunu söylesek yanılmış olmayız. Söz konusu motor, Fransız markanın neredeyse bütün modellerinde kullanıldı. SUV’lar da dahil! Öyle ki Mercedes bile Renault’un 1.5 dizel motorunu aldı ve A serisinde kaputun altına koydu. Fabrika verilerine göre 90 HP’lik 1.5 dCi dizel ünitenin ortalama yakıt tüketimi (100 km’de) 3.3 litre! 100 km’de 4 litre bile yaktığını düşünseniz güncel rakamlarla km’de yaklaşık 25 kuruşa denk geliyor. Yani Sayıştay’ın raporuna yansıdığı gibi, İBB’nin kiraladığı Clio’ların 100 km’de 63 litre mazot tüketme ihtimali milyonda sıfır!

EURO NCAP’TAN 5 YILDIZ ALDI

İkinci olarak B segment bir arabadan fazlasını sunan bir otomobil Clio. Özellikle yenilenen kasasıyla C segmente göz kırpıyor. 5. nesillerin, ‘Clio’ların en iyisi’ sloganıyla üretildiğini de hatırlatalım. Donanımlı ve bir o kadar da güvenlikli bir otomobil. Euro NCAP testlerinden 5 yıldız almayı başardı.

FİYATI 93 BİN LİRADAN BAŞLIYOR

Clio’nun sadece 90 HP’lik dizel seçeneği yok. 90 beygirlik 0.9 litrelik turba benzinlik ve 120 beygirlik 1,2 TCe turbo benzinli modeli de satışta. Fiyatları ise 93 bin liradan başlıyor. Ful modeli olan İcon 1.5 dCi 90 HP’lik otomobilin satış fiyatı ise 150 bin lirayı geçiyor! Evet yanlış okumadınız; 150 bin lira! B segment bir otomobil için bu kadar para verilir mi, onun kararı size ait!

Otomotiv daraldıkça daraldı; 400 bin imkansız!

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2019’un ilk 8 ayında 239 bin 317 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz yıla göre daralma yüzde 46’ya yakın. 2018’in son 4 ayında 180 bin civarı satış rakamına ulaşılmıştı. Mevcut daralma da dikkate alındığında sektörün bu yıl 400 bini bulması mümkün gözükmüyor. 370 bin rakamı bile zor! Yıl sonunda geçtiğimiz döneme göre daralma yüzde 38-40 seviyelerinde olacak.

Otomotiv Distribütörleri Derneği’nden (ODD) yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de otomobil ve hafif ticari araç satışları, Ocak-Ağustos 2019’da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45,66 azalarak 239 bin 317 düzeyinde gerçekleşti. Toplam pazarda geçen yılın 8 ayında 440 bin 428 satış yapılmıştı. Bu yılın 8 ayında 2018’in aynı dönemine göre otomobil satışları yüzde 43,94 azalarak 193 bin 320, hafif ticari araç satışları ise yüzde 51,86 gerileyerek 45 bin 997 olarak kayıtlara geçti. Toplam pazarda ağustos ayında ise 26 bin 246 araç satıldı. Bu rakam geçen yılın ağustos ayında 34 bin 346’ydı. Bu da otomobil ve hafif ticari araç pazarının yüzde 23,5 küçüldüğünü gösteriyor.

2017’YE GÖRE DARALMA YÜZDE 60’I BULACAK

2019’un ilk 8 ayında toplam otomobil ve hafif ticari araç pazarı 239 bin 317 olarak açıklandı. Geçtiğimiz yılın son 4 ayı hurda ve son 2 ayı ÖTV+KDV teşviki ile toplam satış 180 bin 509 olmuş. Bu yılki daralma göz önüne alındığında bu rakamın 130-140 bin seviyelerinde olması muhtemel. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl 621 bin, bir önceki yıl ise 956 binleri gören pazar bu sene ancak 370 bin seviyelerinde kalacak gibi duruyor. Bu şu anlama geliyor; sektör geçtiğimiz yıla göre yaklaşık yüzde 40, 956 civarında aracın satıldığı 2017 yılına göre ise yüzde 61’e yakın daralacak.


Türkiye ‘otomatik’ konforunu sevdi

Türkiye’deki otomatik vitesli otomobillerin payı her geçen yıl daha da artıyor. Daha 3-5 yıl önce yüzde 50’lerde olan otomatik vitesli otomobil oranı yüzde 68’e dayandı.

Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin rakamlarına göre otomobil satışları, ağustos sonunda 1600 cc altında yüzde 45,2, 1600-2000 cc aralığında yüzde 47,5 ve 2000cc üstünde yüzde 37,4 azaldı. Bu dönemde 109 elektrikli ve 6 bin 107 hibrit otomobil satışı gerçekleştirildi.

Bu yılın ağustos ayı sonunda otomobil pazarında ortalama emisyon değerlerine göre en yüksek paya, yüzde 37,32 ile 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 72 bin 149 adetle sahip oldu. Aynı dönemde dizel otomobil satışlarının payı yüzde 56,12’ye gerilerken, otomatik şanzımanlı otomobillerin payı yüzde 67,59’a yükseldi.

Hibrit satışları yüzde 113 arttı

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hibrit modellerin satışlarında artış var. Dizel ve benzinli satışları azalırken, hibrit araç satışlarında artış olduğu görülüyor.

Geçtiğimiz yıl ilk 8 ayda 205 bin civarı dizel araç satılmış. Bu yıl ise rakam 108 bin 500. Azalma oranı yüzde 47’lerde. Benzinli otomobil satışı ise 126 binden 70 bin 623’e gerilemiş. Hibrit araçlarda ise durum tam tersi. Geçtiğimiz yıl ilk 8 ayda 2 bin 858 olan toplam pazar, bu yıl yüzde 113 artışla 6 bin 107’ye çıkmış. İlerleyen yıllarda yeni modellerle birlikte hibritlerin pazar payının daha da artacağı kesin.

1 YORUM

  1. Sehirlerde nefes alamiyoruz dizel araba yuzunden. Herne sebeple olursa olsun dizel bir araci bu yuzden ovguye konu yapmamaliyiz. Sonucta ne olursa olsun. Bu husus anlatilmak istenen yolsuzluktan bile onemlidir. Yolsuzlari yakalar iceri atarsin er yada gec olur bu iş. Ama kirlenen hava! ve onu icine ceken cocuklarin kisa ve uzun vadede aldiklari zarar. Kusura bakmayin 17-25 yolsuzlugu bile ki korkunc biseydi sokaklarda dizel arabalarin gezmesinden daha az onemlidir. Kurumlarin arac filosunu dizel arabalardan olusturmasi cok adice!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin