‘Moda’ değil çaresizlik: İşsiz gençler evlenemiyor

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ 

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘evlilik yaşı’ ile ilgili açıklaması sosyal medyada gündem oldu. Erdoğan, “Şimdi yeni moda başladı, 30 yaştan önce evlenilmiyor.” dedi. Ancak evlilik yaşının neden 30’a dayandığına dair tek kelime etmedi. Bu arada evlenen çiftlerin sayısı 2019 yılında 542 bin 314 iken 2020 yılında yüzde 10,1 azalarak 487 bin 270 oldu. Peki, evlilik yaşının her yıl daha da yükselmesinin  ve evlenen çiftlerin sayısının azalmasının sebebi ne?

TÜİK verilerine göre AKP iktidara geldiğinde evlilik yaşı erkeklerde 26,4, kadınlarda ise 23,2’ydi. 2010 yılında ise evlilik yaşı erkeklerde 27, kadınlarda 23,7’ye yükseldi. TÜİK’in 5 Mart 2021’de açıkladığı son verilere göre, resmi olarak ilk evliliğini 2020 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25.1 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 27.9’a çıktı. AKP döneminde evlilik yaşının yaklaşık 2 yıl arttığı görülüyor.

Türkiye 2020 yılı evlenme ve boşanma istatistiklerini şubat ayında açıklanmıştı. TÜİK’in verilerine göre evlenen çift sayısı 10 yıl son ilk kez bu kadar düştü. Evlenen çiftlerin sayısı 2019 yılında 542 bin 314 iken 2020 yılında yüzde 10,1 azalarak 487 bin 270 oldu. Boşanan çiftlerin sayısı 2019 yılında 156 bin 587 iken 2020 yılında yüzde 13,8 azalarak 135 bin 22 oldu.

TEMEL NEDEN EKONOMİ

Evlilik yaşının yükselmesiyle ilgili zaman zaman bilimsel çalışmalar da yapılıyor. Bunlara göre bireyselleşme eğilimi, kentleşme ve eğitim gibi faktörler ilk evlenme yaşının yükselmesinin nedenleri arasında gösteriliyor. Türkiye’de dünyadaki eğilimlerden etkileniyor. Ancak ‘ekonomi’, Türkiye’de evlilik yaşının yükselmesinin en önemli nedenleri arasında gösteriliyor. Buna göre işsizlik arttıkça, evlilik yaşı da yükseliyor. İş bulamayan gençler, evliliklerini erteliyor.

İŞSİZ SAYISI 10 MİLYONA DAYANDI

Başkanlık sistemine geçmeden önce, 2018 yılı Haziran ayında istihdam edilen kişi sayısı 32 milyonun üzerindeydi. Son TÜİK verilerine göre Nisan 2021’de istihdam sayısı 28 milyon 56 bine geriledi. Yani 3 yılda istihdam sayısı yaklaşık 3 milyon civarı azalmış. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında toplam işsiz sayısı 2 milyon 464 bin kişiydi. Nisan 2021 itibariyle TÜİK verilerine göre bu rakam 4 milyon 511 bin (dar kapsamlı).

TÜRKİYE’DE İSTİHDAM ORANI: YÜZDE 44!

2015 yılından bu yana, yıllık bazda tek haneli oranı hiç göremeyen işsizlik, 2018 Kasım’ından beri de yüzde 12’nin altına inmedi. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 27,4’e fırladı. DİSK-AR’a göre toplam işsiz sayısı 9 milyon 837 bin kişi.

Evlilik yaşını doğrudan etkileyen 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 25,6 olarak açıklandı. Toplam istihdam oranı ise nisanda yüzde 44,2 olarak açıklandı. Başka bir ifadeyle çalışma çağındaki her 100 kişiden yalnızca 44’ü çalışabiliyor. Bizimle hemen hemen aynı nüfusa sahip Almanya’da çalışan sayısı 45 milyon civarında. İstihdam oranı ise yaklaşık yüzde 76!

YOKSULLUK ORANI ARTIYOR

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2020 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını geçtiğimiz hafta açıklamıştı. Türkiye tüm OECD üyeleri arasında Güney Afrika, Kosta Rika, Meksika ve Şili’den sonra gelir dağılımı en bozuk 5’inci ülke. TÜİK’in araştırmasına göre Gini katsayısı, 2020’de bir önceki yıla göre 0,015 puan artışla 0,410 olarak tahmin edildi. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2020 yılında 0,6 puan artarak yüze 15 oldu. Ciddi maddi yoksunluk oranı 2019 yılında yüzde 26,3 iken 2020 yılında 1,1 puan artarak yüzde 27,4’e çıkmış.

AÇLIK SINIRINDA HAYATLAR

DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM) da geçen hafta açlık ve yoksulluk sınırı Mayıs 2021 dönem raporunu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 822 TL olurken, bu tutar sadece gıda için yapılması gereken minimum tutar olarak belirlendi. Yoksulluk sınırı ise 9 bin 762 TL olarak belirlendi.

1 YORUM

  1. Yusuf bey yorumunuz icin tesekkurler. Bir noktaya dikkatinizi cekmek isterim. 2020 yilinda pandemi dolayisi ile de dugun yapamayan / evlenemeyenler oldugu icin, bu yila ait datalar uzerinden analiz yapmak yaniltici olabilir. Daha dogru sonuc icin 2018-2019 verileri karsilastirilabilir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin