Messi’siz Barcelona!

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Başlık kulağa pek hoş gelmese gerek. Messi ve Barcelona adeta birbiriyle özdeşleşmiş iki kavram. İspanya’dan binlerce km uzakta Arjantin’de dünyaya gelen Lionel Messi için Barcelona ‘bir kulüpten çok öte’, Barcelona için ise Messi, ‘bir futbolcudan çok öte’ oldu. Bugünlerde ayrılık rüzgarları sert esiyor. Messi resmen takımdan ayrılmak istediğini kulübe iletti. Gideceği adresler bile konuşuluyor. 

24 Haziran 1987’de dünyaya gelen Messi, Barcelona kulübüyle tanıştığında henüz 13 yaşındaydı. Şimdilerde 33 yaşında artık futbolunun sonbaharında bulunan süperstar, 20 yılını geride bıraktığı İspanyol ekibinde kazanmadık kupa, kırılmadık rekor bırakmadı. Ünlü altyapı La Masia’da Barcelona kültürüyle yetişen Messi, 2004’den itibaren A takım kadrosunda yerini aldı. Messi’nin adını dünyaya ezberletmeye başlaması 2005-06 sezonuyla start aldı. O artık futbolunun devleriyle kıyaslanan bir yıldız adayıydı. Golleri, çalımları, şutları, zeka dolu paslarıyla adını futbolun iki efsanesi Pele ve Maradona’nın yanına yazdırması 20’li yaşlarının başında oldu. 

Yıllar ilerliyor, Messi adı daha da büyüyordu. Peş peşe La Liga şampiyonlukları geliyor. Şampiyonlar Ligi kupası kazanılıyordu. FİFA Dünya Kulüpler Kupası, UEFA Süper Kupası, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası… Messi’nin sevinçle havaya kaldırdığı kupalar listesiydi. Attığı gollerle gol krallığı artık sıradan bir başarıydı. La Liga’da gol kralı olmakla yetinmiyor, Avrupa’da da altın ayakkabının sahibi oluyordu. 6’şar kez dünya ve Avrupa’da yılın futbolcusu seçiliyordu. Bir sezon boyunca tek başına bir takımın attığı golden daha fazlasını atıyordu. 2011-12 sezonunda tüm kulvarlarda 70 gol atarak, ‘Yok artık Messi!’ yorumlarını yaptırıyordu. 

2004’de 6 maçta 77 dakika giydiği Barcelona formasıyla bugüne kadar tüm kulvarlarda 731 maça çıkıyordu. 634 gol atıp, 285 asist yapan Messi, Barcelona’nın tüm ‘en’lerini sahip oluyordu. En çok maça çıkan, en çok gol atan, en çok kupa kazanan… saymakla bitmeyen ‘en’ler Messi’nin kırdığı rekorları oldu. 

Messi’nin futbol yeteneği tartışılmazdı. Pele ve Maradona dönemini bilmeyenlere göre o dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusuydu. Yine iki efsane dönemine kıyasla, günümüz futbolunda fizik gücü daha önplanda olması Messi’nin farkını ortaya koyuyordu. Pele ve Maradona’nın günümüzde futbol oynaması durumunda Messi kadar başarılı olamayacağını savunanların sayısı hiçte az değildi. La Masia’dan aynı futbol kültürüyle yetiştiği Xavi, İniesta, Pedro, Bosquets, Puyol ve Pique gibi isimlerle Messi’nin kimyası uyuşunca ortaya kırılması zor başarılar çıktı. 

Messi’nin son yıllarda Barcelona’da mutsuz olduğu haberlere konu oluyordu. Ancak kimse bir ayrılığa ihtimal vermiyordu. Xavi ve İniesta’nın futbola veda etmesi Messi’yi etkilemişti. Her iki isim Messi’yi yakından tanımakla kalmayıp, futbol zekasının neler yapacağını çok iyi biliyordu. Neredeyse konuşmadan anlaşıyorlardı. Xavi ve İniesta’nın yokluğuna bir de Neymar eklenince, Messi’nin moralini bozan gelişmeler başlıyordu. Boşluk doldursun diye yüzlerce milyon Euro ödenip kadroya katılan Ousmane Dembele, Philippe Coutinho ve Antoine Griezmann Arjantinli süperstarın beklediği ‘takım arkadaşlığı’ ortamına ayak uyduramıyordu. Yönetimin transfer politikası Messi’nin hoşnutsuzluğunu ifade etmesini sağlıyordu. 

Messi son birkaç yıldır mutsuzdu ama bardağı taşıran damla Bayern karşısında alınan 8-2’lik tarihi hezimet oldu. Sızan bilgilere göre, maç sonrasında soyunma odasına oldukça öfkeli bir şekilde giren yıldız futbolcu, bu şekilde devam edemeyeceğini sert bir dille ifade ettiği belirtildi. Barcelona’ya dönüş yolunda da tansiyon son derece yüksek oldu. Kulübe yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre aynı gece Messi, bazı yöneticilere ciddi serzenişlerde bulundu. Messi, şehre döndükten sonra ilk olarak ailesi ve yakın çevresiyle görüşerek takımdan ayrılmayı düşündüğünü dile getirdi. Ama kimse onun fikrini değiştiremedi. Kulüp başkanı ve yöneticiler, yeni teknik direktör Ronald Koeman’ın krizi çözmesini bekliyordu. Ancak bu da işe yaramadı. Messi, bu görüşme sonrasında verdiği kararı uygulamaya koyarak yönetime sözleşme feshini talep ettiği belgeyi gönderdi.

Şimdi muhtemel Messi’nin gideceği kulüpler yazılmaya başlandı. Listenin ilk sırasında Pep Guardiola’nın Manchester City’si var. İkinci sırada PSG bulunuyor. Yine gitmesi muhtemel takımlar arasında İnter ve Manchester United’ın da adı geçiyor. Bir başka senaryo ise, Messi’nin ‘ayrılacağım’ açıklamasıyla kulüpte değişimin yolunu açtığı ifade ediliyor. Sportif direktör Abidal’ın ayrılması, başkanlık seçimlerinin erkene alınmasını Messi’nin stratejisi olarak görenlerde bulunuyor. Bakalım bu senaryolardan hangisi gerçek olacak? 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin