Medya dünyasının sessiz emekçisi Hakan Şahinli’yi kaybettik

Haber-İzlenim | Basri Doğan | Amsterdam

Hayat bazen öyle insanlar çıkarır ki karşınıza, geriye dönüp baktığınızda onların bıraktığı izlerin ne kadar derin olduğunu ancak yokluklarında anlarsınız. Bazı insanlar yaptıkları işle, bazıları başarılarıyla, bazıları ise güzel ahlakı, samimiyeti ve insanlığıyla hafızalarda yer eder. İşte değerli dostum, yapımcı, yönetmen ve gazeteci Hakan Şahinli de bu güzel insanlardan biriydi.

2015 yılından bu yana Hollanda’da yaklaşık 11 yıldır aynı yolda yürüdüğümüz, aynı idealleri paylaştığımız, sayısız habere, programa ve sosyal projeye birlikte imza attığımız kıymetli dostumun vefat haberi yüreğimizi derinden yaraladı. Sadece bir meslektaşımı değil, aynı zamanda sırdaşımı, yol arkadaşımı ve kardeş bildiğim çok değerli bir insanı kaybettim.

Hakan Şahinli, televizyonculuğu sadece teknik yönüyle bilen bir yayıncı değildi. Kameranın arkasındaki emeğin, fedakârlığın ve sorumluluğun ne anlama geldiğini bilen gerçek bir profesyoneldi. Yönetmenlikten görüntü yönetmenliğine, montajdan canlı yayın organizasyonlarına kadar televizyonculuğun hemen her alanında büyük bir birikime sahipti. Ancak onu farklı kılan, bilgi ve tecrübesini hiçbir zaman kendisine saklamamasıydı. Bildiklerini paylaşmaktan mutluluk duyan, genç gazetecilere yol gösteren, her zaman çözüm üreten bir gönül insanıydı.

Türkiye’de yaşanan zor süreçlerin ardından Hollanda’ya gelen Hakan, hayata küsmek yerine yeniden ayağa kalkmayı tercih etti. Yıllarca emek verdiği televizyon kurumu olan Samanyolu Televizyonunun bir gecede kapatılmasına, meslek hayatının ağır darbeler almasına rağmen umudunu hiçbir zaman kaybetmedi. “Nerede olursak olalım, doğru habercilikten vazgeçmeyeceğiz.” diyerek çalışmalarına Hollanda’da devam etti.

Bu süreçte Hollanda Devlet Televizyonu NOS Yayın Yönetmeni Sayın Jan Ponsen ile birlikte kendisini ziyaret ettiğimiz günü hiç unutamıyorum. Hakan, yaşadığı mağduriyeti büyük bir vakar içerisinde anlattı. Bir televizyon kanalının nasıl kapatıldığını, yılların emeğinin nasıl yok edildiğini ve basın özgürlüğünün nasıl ağır yara aldığını tek tek paylaştı.

Onu dinleyen Hollandalı medya temsilcileri ve gazeteciler büyük bir şaşkınlık yaşadı. Basın özgürlüğünün demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu ifade ederek Hakan’a desteklerini dile getirdiler. O gün, Hakan’ın sadece yaşadığı mağduriyet değil; vakur duruşu, nezaketi ve mesleğine olan bağlılığı da herkesin takdirini kazandı.

Kısa süre içerisinde Hollanda’ya uyum sağlaması gerçekten takdire şayandı. Hollanda vatandaşlığını aldı, kendi medya şirketini kurdu ve ülkenin medya çevrelerinde saygın bir isim hâline geldi. Gittiği her toplantıda televizyonculuk alanındaki bilgi ve deneyimini paylaşıyor, hazırladığı yayınları ve projeleri anlatıyor, meslektaşlarının beğenisini kazanıyordu.

Bizim dostluğumuz yalnızca haber peşinde koşmakla sınırlı değildi. Hakan, insan ilişkilerine büyük önem verirdi. Sürekli, “Beni Hollandalı dostlarla buluştur.” derdi. Bunun üzerine zaman zaman kahvaltılar, çay sohbetleri ve dost meclisleri düzenlerdik. Bu buluşmalar sadece tanışma toplantıları değil; kültürlerin kaynaştığı, dostlukların pekiştiği güzel anlara dönüşürdü.

Bu dostlarımız arasında Hollandalı mali müşavir ve yazar Cees Buys de vardı. Hilversum’daki evinde sık sık bir araya gelir; medya, gazetecilik, demokrasi, kültür ve geleceğe dair projeler üzerine uzun sohbetler ederdik. Birlikte yeni fikirler üretir, ortak çalışmalar planlardık. Dostluklarımız sofralarda da devam ederdi. Zaman zaman birlikte maklube programları düzenler, aynı sofranın etrafında farklı kültürlerden insanlarla kardeşlik iklimini paylaşırdık.

Hakan Şahinli’nin vefat haberi Hollandalı dostlarımızı da derinden etkiledi. Çünkü onlar Hakan’ı yalnızca başarılı bir gazeteci olarak değil; güvenilir, samimi ve dürüst bir insan olarak tanıyorlardı.

Hollandalı mali müşavir ve yazar Cees Buys, acısını şu sözlerle dile getirdi:

“Hakan Şahinli çok değerli bir insandı. Onun vefatı beni derinden üzdü. Acınızı yürekten paylaşıyorum. Hakan’ın Hollanda’nın Zaandam kentinde defnedilmesi bizleri de mutlu etti. Bugün onun ruhu için dua edeceğim. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.”

Son on bir yıldır birlikte takip ettiğimiz IBC Amsterdam RAI Uluslararası Yayıncılık Fuarı, Hakan’ın mesleğine olan tutkusunu en güzel yansıtan yerlerden biriydi. Dünyanın en gelişmiş yayın teknolojilerini inceler, yeni kamera sistemlerini, canlı yayın altyapılarını ve dijital medya çözümlerini büyük bir heyecanla takip ederdi. Onunla fuarı gezmek adeta bir eğitim gibiydi. Her standın hikâyesini bilir, her teknolojiyi en ince ayrıntısına kadar anlatırdı. Mesleğini seven insanların gözlerindeki heyecan Hakan’ın yüzünde her zaman görülürdü.

Bunun yanında sosyal sorumluluk projelerinde de en ön safta yer aldı. Amsterdam’da kurduğumuz iftar çadırlarının canlı yayınlarının hazırlanması, görüntü kalitesinin artırılması ve YouTube üzerinden dünyanın farklı noktalarına ulaştırılması konusunda hiçbir maddi karşılık beklemeden gönüllü destek verdi. Gece gündüz demeden çalıştı. Yorulmayı hiç düşünmedi. Onun için önemli olan hizmet etmek ve faydalı olabilmekti.

Hakan, çevresindeki herkese karşı güler yüzlüydü. Kimseyi kırmaz, kimsenin kalbini incitmezdi. Yardım isteyen herkese zaman ayırır, elinden gelen desteği mutlaka verirdi. Bu yüzden dost çevresi sadece Türklerden oluşmuyordu. Hollandalılar, farklı milletlerden gazeteciler ve medya çalışanları da onu aynı sevgi ve saygıyla anıyor.

Geride üç erkek ve bir kız olmak üzere dört evlat bıraktı. Onlar, Hakan’ın en büyük emanetidir. Rabbim yavrularına sabır, güç ve güzel bir gelecek nasip etsin. Bizler de dostları olarak onların her zaman yanında olacağız.

Hayatın en acı gerçeği ölüm… Ancak bazı insanlar öldükten sonra da yaşamaya devam eder. Güzel hatıralarıyla, yetiştirdiği insanlarla, yaptığı hizmetlerle ve bıraktığı eserlerle…

Hakan Şahinli de işte böyle bir ömür yaşadı. Sessizce çalıştı, gösterişten uzak yaşadı, insan kazanmaya gayret etti ve ardında hayırla yâd edilecek bir isim bıraktı.

Bugün bir dostumuzun vefatı ile yıkıldık . Fakat onun dürüstlüğünü, çalışkanlığını, sabrını, mücadele azmini ve güzel ahlakını hiçbir zaman unutmayacağız.

Rabbim kendisine sonsuz rahmetiyle muamele eylesin. Kabri nur, makamı âli olsun. Peygamber Efendimize komşu eylesin.

İyi ki seni tanıdık Hakan kardeşim…

Bize kattığın değerler, kurduğun dostluklar ve bıraktığın güzel hatıralar yaşamaya devam edecek.

Bir hesap daha ahirete kaldı…

Bizler de bir gün aynı yolun yolcusu olacağız. Geriye ise sadece yaptığımız iyilikler, bıraktığımız güzel izler ve insanların gönlünde kurduğumuz yer kalacak.

Allah rahmet eylesin. Mekânın cennet, makamın âli olsun güzel kardeşim. Ahirette yeniden buluşmak duasıyla…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin