Meclis’te “stajyer tacizi” iddiası: Tutuklamalar arttı, asıl soru “denetim”de

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) stajyer olarak çalışan meslek lisesi öğrencisi kız çocuklarına yönelik cinsel taciz/istismar iddialarıyla başlayan süreç, adli ve idari soruşturmaya dönüştü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü dosyada gözaltılar ve tutuklamalar gelirken; TBMM Genel Sekreterliği de idari soruşturma kapsamında personel hakkında ihrac/iş akdi feshi ve disiplin teklifleri bulunduğunu açıkladı.

TBMM Genel Sekreterliği, iddialar üzerine idari soruşturma yürütüldüğünü, personel hakkında görevden çıkarma ve disiplin cezaları dahil işlem tesis edildiğini kamuoyuna duyurdu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “şeffaflık” çağrısı yaptı. CHP’li bir vekilin de Meclis’te araştırma talebinde bulunduğu bildirildi.

NEDEN “MÜNFERİT” DENİLİP GEÇİŞTİRİLEMİYOR?

Olayın adresi “devletin kalbi”
İddialar, sıradan bir işyerinde değil, TBMM gibi hem yasama faaliyeti yürüten hem de kamu gücünün sembolü olan bir kurumun bünyesinde geçiyor. Bu nedenle tartışma yalnızca “bir fail”e indirgenemiyor; kurumun stajyer çocuklar için güvenlik ve koruma mekanizmaları da sorgulanıyor.

Denetim zinciri: “Kim, neyi, ne zaman gördü?”
İddiaların “uzun süredir” sürdüğü ve bazı amirlerin/çalışanların haberdar olduğu yönünde ağır beyanlar var. Bu noktada kritik mesele şuna dönüyor: Şikâyet/ihbar kanalları işledi mi, çocukların korunmasına dönük iç denetim neden alarm üretmedi?

“Hızlı açıklama” ile “hesap verme” arasındaki fark
TBMM’nin idari soruşturma ve disiplin süreçlerini duyurması önemli; ancak kamuoyunun asıl beklentisi, hem adli sürecin hem de idari sürecin “kimin ihmali var” sorusuna kadar genişlemesi. Aksi halde, geçmişte görülen “kısa süreli sarsıntı, sonra sessizlik” döngüsü yeniden üreyebilir.

“İlk değil” hatırlatması: TBMM’de daha önce de benzer başlıklar gündeme geldi
Meclis’te stajyerlere yönelik taciz iddiasının geçmişte de haber olduğu; soruşturma sonunda memuriyetten çıkarma gibi yaptırımlar uygulandığı örnekler var. Bu da “sorun ortaya çıkınca işlem yapılması”nın ötesinde, “önleyici koruma”nın yeterliliğini gündeme getiriyor.

Ayrıca TBMM bürokrasisiyle ilgili geçmişte kamuoyuna yansıyan “etik skandal” iddiaları ve soruşturmalar da, kurum kültürü/denetim tartışmalarını sürekli canlı tutan arka planı oluşturuyor.

CEVAP BEKLEYEN 6 SOMUT SORU

Stajyer öğrenciler TBMM’de hangi birimlerde, hangi gözetim planıyla çalıştırıldı?

Şikâyet ilk olarak ne zaman kuruma iletildi; o anda hangi idari adımlar atıldı?

“İhbar/şikâyet hattı” ve çocuk koruma protokolleri pratikte işledi mi?

Sorumluluk yalnızca alt düzey personele mi yansıyacak; amir/denetçi ihmali araştırılacak mı?

Stajyerlerin çalıştığı alanlarda kamera, erişim kontrolü, çiftli görev (tek başına temas yasağı) gibi önlemler var mıydı?

TBMM’nin idari işlemleri ile savcılığın adli soruşturması eşgüdümlü mü ilerliyor; delil ve tanık güvenliği nasıl sağlanıyor?

NE OLMUŞTU

Aralık 2025’te TBMM lokantasında stajyer olarak çalışan meslek lisesi öğrencisi kız çocuklarına yönelik cinsel taciz/istismar iddiaları kamuoyuna yansıdı. Şikâyet üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı; gözaltı ve tutuklamalarla dosya genişledi. TBMM Genel Sekreterliği de idari soruşturma yürütüldüğünü ve personel hakkında ihraç/iş akdi feshi/disiplin gibi işlemler bulunduğunu açıkladı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin