Makinist bildiğini okuyor, kemerleri sıkı bağlayın

HABER-ANALİZ | SEMİH ARDIÇ

Sabah kalktık dolar 5,10 TL, gece 5,42 TL. Bir günün içinde Euro 5,88 TL’den 6,27 TL’ye çıktı. Türk Lirası’nın günlük kaybı yüzde 4’ü aştı. Hazine’nin iki senelik borçlanma maliyeti yüzde 22,01 oldu. Giderek büyüyen bir yangın var.

24 Haziran’da yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimi’nden beri artık gün içinde kırılıyor rekorlar. Bazen 10 dakikada bir yeni rekor kırıyor dolar, euro ve faiz.

TL, MEKSİKA PESOSU’NA KARŞI BİLE YÜZDE 38,3 DÜŞTÜ

Seçimi müteakip 4,45 TL’ye kadar gerileyen dolar 6 Ağustos itibarıyla 82 kuruş arttı. Başkanlık hayallerinin ilk faturaları bunlar.  Artış euro ve sterlinde de hemen hemen aynı.

TL sadece dolar ve euoraya mukabil erimiyor.  Son bir senede dolar yüzde 43 artarken, euro TL’ye nazaran yüzde 42 daha değerli hale geldi.

TL aynı dönemde Japon Yeni’ne mukabil yüzde 43,8 düştü. Meksika Pesosu yüzde 38,3, Rus Rublesi yüzde 36,2, Hint Rupisi yüzde 33,8, Brezilya Reali yüzde 22 değer kazandı.

Bu tablo da gösteriyor ki mesele sadece doların kıymetli hale gelmesi ile izah edilemez. Zayıflayan, riskli görülen TL olduğu için yabancı yatırımcı elinde Türkiye’ye ait ne varsa satıyor.

MERKEZ BANKASI TOP YEKÛN İFLASI MI BEKLİYOR?

Merkez Bankası’nın (TCMB) inisiyatif alması icap eden günlerde ortaklık görünmüyor. TL sahipsiz bırakıldı.

24 Temmuz’da o kadar insan toplandı ve piyasaya daha evvel faiz artırılacak taahhütünde bulundukları halde haftalık repo (politika) faizini yüzde 17,75’te tuttu.

O günden bu yana dolar 50 kuruştan fazla arttı. 2018 sonu için enflasyon tahminlerini yüzde 5 puan yükselterek yüzde 13,4’e çıkaran TCMB heyeti faiz artışına gelince Saray’dan korktu. O vakit enflasyon tahminini niye değiştiriyorsunuz?

Para Politikası Kurulu üyeleri ile TCMB Başkanı Murat Çetinkaya koltuklarını muhafaza etmek pahasına Türkiye’nin birikimlerini cayır cayır yakan ateşe benzin döktü.

Piyasayı “ilk 100 günlük icraat” toplantısını beklemeleri için oyaladılar. Gelin görün ki hazır parayı dağa bayıra gömmekten başka bir mesaj çıkmadı Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 günlük vaatlerinden.

Yatırımcıya yine hüsran düştü. TL’nin bir günde 20 kuruş eridiği bir ekonomide Kanal İstanbul’dan Toplu Konut İdaresi’nden (TOKİ) bahsediyorsanız yabancı yatırımcı da haliyle “Ne haliniz varsa görün!” diyecektir.

Başka yol kalmadı. Türkiye’nin acil durum frenini çekmesi lazım. Makinist treni raydan çıkarmak için hata üstüne hata yapıyorsa yolcular treni durdurmalıdır. Aksi halde bütün vagonlar uçurumdan aşağı düşecek.

MERKEZ BANKASI ACİLEN TOPLANMALI

TCMB acilen toplanmalı. Şu ana dek sınıfta kalsa da Saray’a rağmen vazifesini ifa etmeli. Gösterge faizi en azından tansiyonu düşürmek maksadıyla yüzde 23-25 aralığına taşımalı. Temmuzda yüzde 20 yapılsa şimdi buna ihtiyaç kalmayacaktı.

Hükûmet kamunun uhdesindeki elzem olmayan bütün yatırımları durdurmalı. Kamuda sağlam ve hakiki bir “kemer sıkma” programı açıklanmalı.

Hatada ısrar edilirse enflasyon üç aya kalmaz yüzde 25’i geçer. Faiz tamamen kontrolden çıkar. O zaman Türkiye’yi Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) acı reçetesinden başka hiçbir tedavi ayağa kaldıramaz.

ABD’NİN ŞAKASI YOK

ABD’nin “müeyyide” derken şaka yapmadığı herhalde idrak edilmiştir. Bu manasız itiş-kakıştan Türkiye’nin ağır yara alacağını söylemek bile abes.

ABD ile Türkiye nasıl boy ölçüşebilir, var mı bunun makul ve ikna edici bir cevabı?

ABD ve Avrupa Birliği’nin gözden çıkardıklarını, NATO’dan ayrılacaklarını kapalı kapılar ardında söyleyenlerin tuzu kuru tabiî.

Hazine kesesinden harca harca bitmez! Hazine borç alır yine o israf ve lüksün faturalarını öder, öyle mi? 1.604 TL için bir ay ter döken asgarî ücretli bile her ay 300 liradan fazla vergi öderken kur, faiz ve enflasyonun bu kadar yükselmesinin fâillerinin pişkinliği hakikaten insanı çileden çıkarıyor.

ABD İLE KRİZ UZADIKÇA KUR ARTACAK

Yahu piyasayla kavga etmeyin, bu kavganın mağlubu vatandaş olur ikazlarına kulak asmadınız hiç olmazsa dünyanın süper gücü ABD’nin verdiği mesajı anlamamazlıktan gelmeyi bırakın artık.

Nasıl ikna edecekseniz edin Başkan Donald Trump’ı. Sosyal medyada “Trump Tower’a el koy Reis” naraları atarak doların düşmeyeceğini anlamanız için ne yapmamız lazım?

Türkiye’nin eli hiç olmadığı kadar zayıf. Borçlanmalar “döviz hep düşecek” senaryosu üzerine yapıldı. 217 milyar dolar özel sektör borcu artık döndürülemeyecek.

TÜRKİYE AŞ’NİN HALİ HARAP

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lider Erdoğan’ın Türkiye’yi aile gibi yönettiği ilk ayda yaşadıklarımız maruz kalacağımız acıların sadece girizgâhı. Erdoğan sadece ekonomiyi değil memleketin güvenliğini tehlikeye attığını bilmiyor olamaz.

Maksadı Türkiye’yi esas yörüngesinden çıkarmak değilse bu tarz-ı siyasetten memleketin elinde kocaman bir sıfır kalacak. Sıfır yutan elemandır birilerine iltimas geçmez.

Tehlike zannedilenden daha büyük. 2001 krizinde devlet sağlamdı, iradesi ve müesseseleri yatırımcının itimadını kısa müddette geri kazanmayı bilmişti.

Bugün ne devlet ne de müessese kaldı. Teamül, içtihat ve istişareden eser yok. Erdoğan söylüyor kapı kulları şeksiz şüphesiz tatbik ediyor. Doğru ya da hatalı.

BANKA HESAPLARINA GÖZ DİKTİLER

Acı hakikat şu ki yerli ve milli sloganlarının ikrah ettirecek kadar tekrarlandığı bir dönemde Türkiye 80 sente muhtaç Türkiye’den daha beter bir vaziyete düşürülecek. Acı hakikat bu maalesef!

Tekrar ediyorum ortalıkta altın ve döviz ne varsa ortalıktan kaldırın. Bunlar yakında o üzerinde çalıştıkları kombiyo kontrol rejimine geçerlerse şaşırmam.

Banka hesaplarına, şirketlerin varlıklarına göz diktikleri belli olmuyor mu?

Yazık oldu, çok yazık oldu o kadar emeğe…

1 YORUM

  1. Yazılarınızı neredeyse kaçırmadan ilgiyle takip ediyorum ve çok istifade ediyorum..Rakamlar yalan söylemez ama insanlar rakamlarla yalan söyler.Ekonomiyi yönetenlerin içinde bulundukları vahim durum bu.Emeğinize sağlık..iyi çalışmalar

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin