Macron, Erdoğan’dan ‘tutsak gazeteciyi’ alabilecek mi?

HABER-YORUM | MEHMET DİNÇ, STRAZBURG | @Mehmetdincstr

Macron ve Erdoğan arasında geçen son telefon konuşmasının konusu iki ülkenin ortak stratejik çıkarları ya da yeni işbirliği imkânları hakkında değil, Türkiye’de tutuklu bulunan Fransız gazeteci Loup Bureau içindi. Fransa basını ve kamuoyu gelişmeleri dikkatle takip ediyor. Le Monde, Liberation, Le Figaro gibi Fransa ve dünyanın önde gelen gazeteleri Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukları okuyucusuna duyuruyor.

TÜRKİYE KENDİNİ ÇOK ‘İYİ’ TANITIYOR

Türkiye, tüm dünyada olduğu gibi Fransa basınında da son 4 yıldır olumsuz haberlerle gündemde. Demokrasiden otoriter rejime geçişin dayanılmaz sancıları, elbette dünyadan takip ediliyor. Fransa 15 gündür, gazeteciler için hapishane haline dönüşen Türkiye’den 27 yaşındaki gazeteci Loup’u kurtarmak için seferber olmuş durumda. Fransız gazeteci de Türk meslektaşları ile aynı hukuksuzluklara maruz kalıyor. Terörle suçlanan Bureau, gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra tekrar tutuklandı, keyfi olarak cezaevi değiştirildi, kendisine gönderilen kitaplar henüz ulaşılmadı dosyasına erişim kısıtlanıyor. Hükümet bu vesileyle hukuksuzlukları sınır ötesine taşıyor, haberi olmayan kaldıysa onlar da bu sayede Türkiye’deki hak ihlallerinden haberdar oluyor. Haberlerde sadece hukuksuzluklar değil, Türkiye’deki ‘yandaş medya’ kavramı da artık dünyaca tanınıyor.

Elysee sarayından yapılan açıklamaya göre Fransa Başkanı Emmanuel Macron Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak Türkiye’de tutuklu bulunan 27 yaşındaki gazeteci Loup Bureau’nun serbest bırakılmasını istedi. Macron, Loup hakkında kaygılarını dile getirirken en kısa sürede ülkesine dönebilmesini talep etti. İki liderin önümüzdeki hafta tekrar görüşmesi planlanıyor.

MEDYADA BU KONU GENİŞ YER BULDU

Le Monde’un haberine göre Almanya-Fransa ortak kanalı ARTE ve Fransa’nın TV5 kanalı için çalışan Loup, 26 Temmuz günü Irak-Türkiye’ye sınırında gözaltına alınmış ardından tekrar serbest bırakılmıştı. Fakat kısa bir süre sonra Şırnak’ta otobüs beklerken terör şube ekiplerince terör örgütüne üye olmak, yardım yataklıkla suçlamasıyla tutuklandı.

Haberde 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 4 bin hâkimin Gülen hareketine yakın olduğu gerekçesi ile tasfiye edildiğine dikkat çekilirken, hakimlerin tasfiye gerekçesi olarak aynı suçlamanın (terör örgütü üyeliği) ileri sürüldüğüne değinilmiş.

Le Monde gazetesi, Fransız gazetecinin babası Loic ile görüştü. Habere göre Fransa konsolosluğu Loup’a kitap gönderdi ancak 22 gündür tutuklu bulunan gazeteciye henüz kitaplar ulaştırılmadı. Loic Bureau cumartesi günü oğlu ile telefon görüşmesi yapabildi. Loup’un babası Loic Bureau, Macron’un devreye girerek aramasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Liberation gazetesinin haberine göre Loup’un avukatı Martin Pradel, 26 Temmuz’dan beri tutuklu bulunan müvekkilinin, adalet bakanlığının emriyle İran sınırındaki Van Cezaevine nakledileceğini duyurdu. Bu uygulamanın tamamen keyfi olduğunu söyleyen Pradel “Onu daha doğuya göndermenin hiçbir anlamı yoktur, şimdiye kadar Türk meslektaşım onu gün aşırı ziyaret ediyordu artık bu mümkün olmayacak, tamamen izole ediyorlar” ifadelerini kullandı. Loup’un avukatı, Türk yargısındaki prosedürlerin Fransa’ya göre farklı olduğunu dile getirirken OHAL ile bu durumun daha karmaşık hale geldiğinin altını çiziyor.

Bu tip hukuksuz uygulamalar artık Türkiye vatandaşlarının yabancı olmadığı uygulamalar. Avukata erişim engeli, dosyaya erişim engeli, adil yargılama hakkinin elinden alınması gibi durumlar adiyattan. Ama herhangi bir Avrupa ülkesinde, yani demokrasi ve hukuk sistemi az buçuk oturmuş ülkelerde bu tip ihlaller olmaz, olsa bile müracaat edeceğiniz üst mahkemelerle mağduriyet giderilir. Terör soruşturması olduğu gerekçesiyle Loup’un dosyasına avukatların erişimi engellenmiş. Gazetecinin avukatı Pradel “Loup zor durumda, çok izole edilmiş durumda suçlamalar ise çok ağır” ifadesini kullanıyor.

2013’TE HAZIRLADIĞI YPG BELGESELİ ‘DELİL’

Loup Bureau 26 Temmuz’da Habur sınır kapısından Türkiye’ye giriş yaparken tutuklandı. Suçlama ise “terör örgütüne yardım ve yataklık”.  Loep 2103 yılında Suriye’ye gitti ve bir daha dönmedi. 26 Temmuz’da Ankara’dan Avrupa’ya uçmak için Türkiye-Irak sınırından geçmek isterken gözaltına alındı.

Loup’un 2013 yılında hazırladığı YPG ile ilgili belgesel suç delili olarak gösteriliyor. Le Monde gazetesi, aynı tarihlerde PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD lideri Salih Müslim’in sürekli Ankara’ya gelip gitmesini ve o dönemde Türkiye ile PKK arasında ateşkes olduğu ve barış sürecinin devam ettiği habere eklemiş.

Genç gazeteci için Twitter’da #FreeLoupTurkey ve #JournalismIsNotACrime etiketleriyle destek çalışmaları yapılıyor. Bunun yanında milletvekilleri, gazeteci ve vatandaşlar destek olmak için imza kampanyaları düzenliyor. Merkezi Paris’te bulunan (RSF) Sınır Tanımayan Gazeteciler, Avrupa Gazeteciler Federasyonu gibi örgütler de Fransız gazetecinin serbest bırakılması için çağrıda bulunuyor.

TÜRKİYE’DE GÖZALTINA ALINAN YABANCI GAZETECİLER

– Mayıs ayında yine bir Fransız gazeteci Mathias Depardon, Hasankeyf’te fotoğraf çekerken gözaltına alınmış ve sınır dışı edilmek üzere Haziran ayına kadar gözaltında tutulmuştu. Basın kartı olmadığı belirtilen gazetecinin çektiği fotoğraflar ‘terör örgütü propagandası’ olarak değerlendirilmişti.

– Haziran ayında Taksim’de düzenlenen onur yürüyüşünü görüntülemeye çalışan AP kameramanı Bram Janssen ve Hollandalı gazeteci Olaf Koens gözaltına alınmıştı.

– Alman gazetesi Die Welt’in tutuklanan Türkiye muhabiri Deniz Yücel, örgüt propagandası ve halkı kin ve tahrik suçlamasıyla 14 Şubat’ta tutuklandı.

– Nisan 2016’da Türkiye kökenli Hollandalı köşe yazarı Ebru Umar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle Kuşadası’nda gözaltına alındı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Umar daha sonra Türk vatandaşlığından çıkma kararı almıştı.

– Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink 2009’dan beri Türkiye’de çalışıyor. 2015 ocak ayından ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan gözaltına alına Geerdink Nisan’da beraat etmişti. Gazeteci eylül ayında tekrar gözaltına alınıp iki gün sonra serbest bırakıldı.

– Guardian, Al Jazeera, Foreign Affairs gibi uluslararası yayınlara çalışan serbest gazeteci David Lepeska da 2016 yılında Türkiye’ye alınmamıştı. Bu geri çevirmeden sonra “yasaklı gazeteciler listesi mi var?” sorusu gündeme gelmişti.

– 9 Nisan’da gözaltına alınan İtalyan gazeteci Gabriele Del Grande ise Muğla Geri Gönderme Merkezinde tutulduktan sonra sınır dışı edilmişti…

Dünya basın özgürlüğü sıralamasında her geçen yıl bir basmak daha gerileyen Türkiye şu anda 180 ülke arasında 155 sıraya gerilemiş durumda. Medya kurumları kapatılan, gazetecileri demir parmaklıklar arkasında olan ülkenin vatandaşları artık sadece tek sesli yayınlar dinleyebiliyor. Türkiye’nin imajı, sınır ötesine taşan hukuksuzluklarla tarihinde hiç olmadığı kadar zedeleniyor. Bunca zarar hata ile açıklanamıyorsa, mutlaka kasıt vardır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin