2018 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak Rusya’da düzenlenen 10. Konfederasyon Kupası’nı Almanya kazandı. Finalde Şili’yi 1-0 yenen ‘genç’ Panzerler, Avrupa ve dünya kupası şampiyonlukları olan ülkelerine ilk kez Konfederasyon Kupası sevinci yaşattılar. Video Hakem Sistemi’nin (VAR) ilk kez hayata geçirildiği Konfederasyon Kupası’nda maçların kalitesi beklendiği gibi vasatı aşmadı.
GELECEĞİN TAKIMI SAHADAYDI
Almanya, 4 dünya ve 3 Avrupa şampiyonluğu yaşayan bir ülke olmasına karşılık henüz Konfederasyon Kupası sevinci yaşamamıştı. Son dünya şampiyonu unvanıyla Rusya’ya gelen Almanların kadrosunda görmeye alışık olduğumuz yıldızların hiçbiri yoktu. Euro 2016’da yarı final maçına çıkan Almanya kadrosundan sadece 3 isim Konfederasyon Kupası finalinde oyundaydı. Teknik patron Joachim Löw, önümüzdeki yılların milli takımının temelini Konfederasyon Kupası’nda atarken, gençlerden oluşan takımın kupayı kazanması Almanlar’ın geleceğinin emin ellerde olduğunu gösterdi.
RUSYA FUTBOLDA YOK
A Grubu’ndan Portekiz ve Meksika ilk iki sırada yer alıp yarı finale yükselirken, ev sahibi Rusya’nın bu iki takıma da yenilmesi Rus futbolunun hâlen aşama kaydedemediğini gösterdi. Turnuvalarda ev sahibi ülkelerin erken havlu atması, kupaya olan seyirci ilgisinin azalmasını sağlıyor. Geçmişte bunun örneğini Avrupa ve Dünya Kupası finallerinde yaşadık. Örneğin Euro 2008’in iki ev sahibi İsviçre ve Avusturya gruptan çıkmayı başaramayıp, tarihe geçmişti. Konfederasyon Kupası’nda pek bir etkinlik gösteremeyen Rusya için gelecek yıl ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası’nda da erken havlu atması uzak bir ihtimal değil. Portekiz ve Meksika’nın ilk ikide yer alması sürpriz olmadı zira iki ülke de as kadrolarıyla gelmişti.
B Grubu’nda ise Almanya rahat bir şekilde lider olurken, Şili ikinci olarak adını yarı finale yazdırdı. İki favori Almanya ve Şili’nin gruptaki maçında taraflar birbirine üstünlük sağlayamamış ve maç 1-1 sona ermişti. Şili yıldızlarıyla, Almanya ise genç isimleriyle farkını ortaya koydu.
PORTEKİZ BU KEZ PENALTILARDA KAYBETTİ
Şili-Portekiz maçında yakalanan pozisyonlara rağmen normal ve uzatma devrelerinde skoru değiştirecek gol gelmeyince finalisti seri penaltı atışları belirledi. Şili kalecisi Claudio Bravo adeta kalesinde devleşirken, Quaresma, Moutinho ve Nani’nin penaltı atışlarında gole izin vermedi. Kaleci Bravo kurtarırken, arkadaşları penaltıları gole çevirince Şili adını finale yazdırdı.
Almanya-Meksika maçı ise 8. dakikada bitti! Maça fırtına gibi başlayan Panzerler, ilk 8 dakikada Leon Goretzka’nın ayağından iki gol buldu ve 90 dakika sonunda rakibine 4-1 üstünlük sağlayıp, rahat bir şekilde adını finale yazdırdı.

ŞİLİ’NİN ‘TECRÜBESİ’ YETMEDİ
Şili-Almanya final maçı ‘tecrübeliler ile acemilerin’ maçı oldu adeta. Şili’nin sahaya çıkan ilk 11’inin yaş ortalaması 30’du ve bu takım ortalama 85 milli maçta beraber oynamıştı. Almanların ise yaş ortalaması 24’tü ve sadece 17 maçta birlikte oynamış oyunculardan oluşuyordu. Hakemin düdüğüyle birlikte Şili, Almanya kalesini ablukaya aldı. Son Copa America şampiyonu, peş peşe yakalanan fırsatları gole çeviremezken, Almanlara ise golü adeta hediye etti. Şilili Diaz’ın ceza alanı önünde Werner’e kaptırdığı topu, Lars Stindl’in boş kaleye göndermesi zor olmadı. İkinci devre Almanlar maçta dengeyi sağlarken, Şili daha az pozisyona girdi. Maçın sonlarına doğru tansiyon yükseldi. Sırp hakem özellikle Şilili oyunculara kırmızı kart göstermemek için büyük efor sarf etti.
NEUER’DEN SONRASI HAZIR
90 dakika Almanların 1-0 üstünlüğüyle biterken, kupanın adresi Panzerler olmuştu. Kazanılan kupadan daha önemli olan ise Löw’ün geleceğin milli takımında düşündüğü isimlerin sınavı geçmesi oldu. Özil, Kroos, Müller, Götze, Reus, Neuer gibi yıldızların hiçbirinin olmadığı Alman milli takımı Werner, Goretzka, Stindl, Emre Can, Joshua Kimmich, Rüdiger ve Ginter gibi genç isimlerle kupaya uzandı. Bir anlamda Löw’ün çaylakları rüştünü ispat edip, milli takımın as kadrosuna gözdağı verdi. Julian Draxler, Hector ve Mustafi zaten as kadroda çoktan yer bulmuş oyuncular. Bir önemli ayrıntı ise 3 yıldır Barcelona kalesini koruyan 25 yaşındaki Marc- Andre ter Stegen’in, Neuer sonrasında milli takımın kalesinin emin ellerde olacağını göstermesi oldu. Zaten tarih boyunca Almanya hiçbir dönemde kaleci yetiştirme sıkıntısı yaşamadı. Ve bu gidişle de yaşamayacak gibi gözüküyor.
UZUN VADELİ PLANLAR
Aslında Konfederasyon Kupası, Almanların nasıl uzun vadeli planlar yaptığını ortaya koyması açısından örnek teşkil etti. Açıkçası kupayı kazanmak önemliydi ancak kupadan daha önemli olan gelecek 10 yılda milli takımı sırtlayacak oyuncuların durumunu görmek daha çok önemliydi. Almanlar, as kadroyla gelip rahat bir şekilde kupayı yine kazanırdı. Ama yaşlanan oyuncular sonrası oluşacak milli takım bu kadar kolay şekillenmezdi. Löw, Konfederasyon Kupası finallerinde oynatacağı oyuncuları Danimarka ve San Marino maçlarıyla şekillendirmişti. Rusya öncesi 2 maçta, Rusya’da ise 5 maçta birlikte oynayan oyuncular art arda 7 maçlık bir serüven sayesinde birbirlerini daha iyi tanımış ve takım oyununa uyum sağlamış oldular. Bu kupadan daha değerli bir kazançtı.
TRT YAZ TATİLİNDEYMİŞ GİBİ…
İlk kez uygulanan Video Hakem Sistemi (VAR) ise genel olarak geçer not aldı. Ancak bu konuya ilerleyen günlerde detaylı değinmek için şimdilik burada kısaca bahsetmiş olalım. Ayrıca bu mini Dünya Kupası provasında Rusya organizasyon olarak başarılıydı. Statlar hemen hemen hazır. Ancak önümüzdeki yıl gelecek ülkelerden seyirci sayısı kat be kat daha fazla olacak. Dolayısıyla sorunlar daha büyük olacak. Yine de Rus disiplininden dolayı fazla bir sorun beklenmiyor.
Son olarak maçları yayınlayan TRT’ye değinelim. Final maçını anlatan yılların spikeri Levent Özçelik acemi bir isim gibi performans gösterdi. Örneğin Trabzonspor’un transfer listesinde olan Şilili Medel ilk devre 29, ikinci devre birden 30 yaşında oldu. Madalya töreninde Şili yerine sık sık Portekiz’in adını zikretti. Daha faciası ise TRT’nin ses-görüntü senkronize olmasını yıl 2017’de bile sağlayamamış olmasıydı. Ses görüntüden önce gelince maçın da tadı tuzu kaçtı.
