Küresel depresyon

YORUM | HAKAN TANER

Dünya Koronavirüs’e teslim oldu.

Tek gündeme mahkûm olduk.

Salgının nerede başladığını öğrendik, nerede biteceğini kimse bilmiyor.

Küresel maliyeti de tahmin edilemiyor.

Ülkeler insanlarını korumak ve hayatta tutabilmek için nesi var nesi yok ortaya koyuyor. Tabi bu tüm ülkeler için geçerli değil.

Bazı devletler de halktan yardım talep ederek, daha önce tespit edilen kişilere bu yardımları ulaştırıyorlar.

Bu ülkelerde bütün yük halkın omuzlarında, devlet kendisine yardımcı olmayı ilk ve temel öncelik olarak görüyor ve ona göre tavır geliştiriyor.

Bazı devlet adamları, “Halkım biz sizler için buradayız. Hepiniz için çalışıyoruz ve sizi korumak bizim görevimiz.” derken; bazıları, “Siz bizim için varsınız, biz olmazsak siz de olmazsınız.” diyor.

Krizin bilinemezliği içerisinde bilinen bazı gerçeklerden bahsedeceğim.

Küresel ekonominin amiral gemisi ABD’de son iki haftada işini kaybeden kişi sayısı 10 milyona yaklaştı. Sayı giderek büyüyor.

ABD, Fransa’nın Çin’den sipariş ettiği milyonlarca maskeye daha fazla para teklif ederek el koydu. Fransa da İtalya’ya ve İspanya’ya gidecek maskelere el koydu.

Sağlık araç-gereçlerine talep ve ihtiyaç her geçen gün artıyor ve talep karşılanamıyor.

Modern dediğimiz ve Müslüman dediğimiz insanların gerçek yüzlerini görmemiz derin üzüntülerin de kaynağı oldu.

Modern Fransa’da bir doktor bazı testlerin Afrikalılar üzerinde denenmesini teklif edecek kadar canavarlaşabildi. Bu duruma ilk ve en sert tepkiyi Drogba, Eto’o ve Demba Ba gibi futbolculardan geldi ve ırkçı doktora hak ettikleri cevabı verdiler.

Bazı Müslümanlar da bu ortamlarda bile insanları dışlamayı, farklılaştırmayı ve ötekileştirmeyi ihmal etmedi.

Yardımlarda bile sen-ben kavgasına tutuştular.

Sokağa çıkma bir tavsiye kararı, lakin ölüm kesin emir…

Virüs geometrik olarak artışını sürdürüyor. 

Tedbirler ağır aksak ve tek tek ele alınıyor.

Zaman daralıyor, buna mukabil bazılarının öncelikleri ve gündemi hep aynı kalıyor. Bu belki de kendi ezberlerinin dışına çıkamamaları ve kendi korkuları ile yüzleşememelerinden kaynaklanıyor.

İşi olmayan zaten evde kalıyordu, gidecek yeri yok.

İşi olan kaybetmemek için evde kalamıyor.

Ölümlerden ölüm beğen demek belki de bu oluyor. 

Virüsten önce işsizlik öldürüyordu, artık virüsle işsizlik işbirliği yaptı.

Durum daha çok zor artık.

Yardımlaşmak, omuz omuza vermek şart.

Kim ile? Var mı bir cevabınız? Benim yok.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin