Cem Küçük-Mehmet Metiner ikilisinin Kayseri maceraları!

HABER-YORUM | Av. MEHMET TAHSİN

Cem Küçük’le Mehmet Metiner’in Beyaz TV ekranlarında yaptığı konuşmayı, üşenmedim baştan sona izledim. İktidarın gönüllü tetikçiliğini yapan ikili, bu aralar durumlarından pek memnun görünmüyor. Program boyunca “Reis’in arkasından iş çevirenler, dünya nimetlerine gark oldu, bakan yapıldı, başbakan yapıldı ama biz lidere sadakatten vaz geçmedik…” diye ağlaşıp durdular. 

Hatırlarsınız, geçtiğimiz aylarda Ahmet Hakan’la birbirine giren Cem Küçük, Türkiye Gazetesi’nde yayınlanan yazısında Ahmet Hakan’a “Eskiden Aydın Doğan’ın köpeğiydin, şimdi ise bizim köpeğimizsin. Sahibin değişiyor her devir ama sen bir köpeksin” diyerek kendince Ahmet Hakan’ı aşağılamıştı. Elbette Küçük’ün sözlerinde bir nebze hakikat payı olabilir. Heyhat ki kısa bir süre sonra gönüllü tetikçiliğini yaptığı Reis, Ahmet Hakan’ı önce uçağına aldı ardından Hürriyet’in başına oturtuverdi. Sanırım bu atama epeyce ağır gelmiştir Küçük’e. Bu arada Türkiye Gazetesi de yazıyı arşivinden sildi

Mehmet Metiner’e gelince, AKP henüz kurulmadan önce Erdoğan’a ağza alınmayacak sözler söylemiş olmasına rağmen, sonraki yıllarda U dönüşü yaparak Erdoğan’ın tetikçisi oldu. Emine Erdoğan’ın önünde rükûa gitmesi, unutulmaz bir fotoğraf karesiydi. Sahibine olan sadakati, onu AKP’den üç dönem milletvekili yaptı. Ne olduysa son 24 Haziran seçimlerinde sürpriz bir şekilde liste dışı kaldı. Ama AKP sayesinde kurduğu tezgah ve elde ettiği kazanımlar hatırına, yandaş medyada Reisçilik oynamaya devam ediyor. Bu aralar ‘Reis’e kayıtsız şartsız biat ve itaat’ konusunda kusuru olanlara had bildirmekle meşgul.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYİN ⬇️

Bu ikili, geçen hafta (13 Aralık) Beyaz TV ekranlarında AKP tabanına hitap eden yeni partiler yüzünden Erdoğan giderse başlarına neler gelebileceğini konuştular uzun uzun. Öyle bir durumda bu tiplerin nelerle karşılaşabileceklerine dair “Cem Küçükler, Mehmet Metinerler nereye kaçabilir?” başlıklı bir yazı yazan Adem Yavuz Arslan bedava danışmanlık hizmeti de vermiş oldu bu arada…

Metiner ve Küçük, Beyaz TV’deki program boyunca uzun uzun kayyım atanan şirketler üzerine konuştular. Bu şirketlerin sahiplerine iade edildiğinden ve ilk defa Şamil Tayyar’ın gündeme getirdiği “F.tö Borsası”ndan bahsettiler. 

İlginçtir, Metiner sadece Kayseri’ye odaklanmış olsa bile Cem Küçük Türkiye’nin her yerinde kayyım atamalarından detayına kadar haberdar. Söylediklerine bakılırsa Ankara’ya geldiğinde Boydaklar hakkında verilen kararın neden hala onanmayıp istinafta beklediğini de sormuş. Sanırsınız kayyım atayan yargı (HSK) ve kayyımlık görevini icra eden TMSF, Cem Küçük’e bağlı ve hesap veriyor! 

Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir mahkeme kayyım atanan bir malı sahibine iade etse karşısında Cem Küçük’ü buluyor. Geçmişte benzer örnekleri olmuştu. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Aynes Gıda.

Denizli’de bulunan Aynes Gıda, 28 Aralık 2016’da kayyıma devredilmiş sahipleri de tutuklanmıştı. 2 yıl sonra 10 Aralık 2018’de mahkeme, sahibini tahliye ediyor ve kayyım kararını da kaldırıyor. Savcı bu karara itiraz ediyor ama mahkeme reddediyor ve Aynes Gıda sahiplerine iade ediliyor. 

Aradan 2 hafta geçiyor. Cem Küçük köşesinde Aynes Gıda’nın kayyım kararını kaldıran Denizli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerinin isimlerini yazarak bu kararı eleştiriyor. Daha yazının mürekkebi kurumadan, Denizli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi Aynes’in tekrar kayyıma devredilmesini kararlaştırıyor. Denizli hakimleri, Allah’tan korkuyorlar mı bilmem ama Cem Küçük’ten korktukları kesin! Yoksa 20 gün içinde bu kadar hızlı dönüşün başka izahı yok. 

Gelelim Kayseri’ye. Anlattıklarına bakılırsa hem Cem Küçük hem de Mehmet Metiner’in Kayseri ve Boydak Holding hakkında inanılmaz detay bilgilere sahipler. Beyaz TV’deki programda Metiner “Fetö’cülerle aslanlar gibi mücadele eden hakimlerimiz savcılarımız var.” derken, Boydak’ları anlatan Cem Küçük, farkında olmadan ağzından bir şey kaçırdı: 

Bu Boydak’lar davası istinafta, bugün gene sordum Ankara’da. İstinafta bekliyor, niye çıkmıyor karar diyorum kimse bir şey demiyor. İkincisi Mehmet abi’nin de kızı Kayseri’de görev yapıyor…” 

Bunu duyan Metiner’in birden yüzü düşüyor, morali bozuluyor.  “Bilmiyorum… söylemeyim çünkü…” diye geveliyor. 

Küçük devam ediyor: “Kayseri için söylüyorum her fetöcü için her hesap soruldu mu? Aklananlar var mı? Kayseri halkı canımız… Ben çok gidiyorum Kayseri’ye… Bazıları kurtarıldı mı? Onlardan para istendi mi?..

Kimse de “Hayırdır, ne işin var Kayseri’ye bu kadar çok gidecek?” diye sormuyor. Çünkü her ikisinin de işi var orada. Her ikisi de kayyım atanan şirketler söz konusu olunca hop oturup hop kalkıyor. 

İddialar çok büyük. Televizyon ekranında “F.tö borsası” diye bas bas bağıran bu tetikçilerin, para alarak kayyım atanıp atanmayacağına karar verdikleri söyleniyor. Cem Küçük’ün Metiner’e “senin kızın Kayseri’de görevli” derken neyi kastettiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz, Metiner’in kızı Zeynep Büşra Metiner, Ankara barosuna kayıtlı bir avukat. Damadı ise Kayseri’de bir benzin istasyonu işletiyor. İddiaya göre Metiner’in benzinci damadı, Kayseri OSB Başkanı Tahir Nursaçan ve Cem Küçük, kendi çaplarında bir çete kurmuşlar. (Kaynak: Samanyolu haber)

Tezgah şöyle işliyor: Önce bir iş adamı hedef alınıyor. Sonra bu iş adamına gidip “hakkında gizli soruşturma var” diye korkutuluyor, “ama biz bunu münasip bir ücret karşılığında halledebiliriz” denilerek rüşvet isteniyormuş. Çok büyük rakamlar havalarda uçuşuyor. Zaten Küçük – Metiner ikilisinin bu işler için kullanacakları, bol miktarda kirlenmiş yargıç var. Adam neredeyse TMSF ve HSK’yı kendine beğlamış. Birine emir veriyor kayyım atanmasını sağlıyor. Rüşvetini alınca da bir başkasına emir verip kararı kaldırtıyor. Kazara bunların bilgisi haricinde bir şey oluyorsa “F.tö Borsası” diye feryadı basıyorlar. 

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan açıklama yapan Boydak ailesinin hapiste olmayan tek üyesi Mustafa Boydak’ın, kirli ilişkilerini ima etmesi Mehmet Metiner’i çileden çıkarmış. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söylüyor. Gazetesindeki köşesini bu işler için kullanan Cem Küçük de dünkü yazısında Boydak’a tehditler savuruyordu.

Sanırım artık yolun sonuna gelindi. 

Şimdi bunlar korkmasın da kim korksun. Erdoğan giderse kendilerine nasıl hesap sorulacağını çok iyi biliyorlar. Dil bileni çoktan gideceği ülkeyi bile seçmiş, diğeri kara kara düşünüyor.  

Hırsızlar kavga edince çaldıkları ortaya saçılır.” derlerdi eskiler. Bu çetenin veya çetelerin işlediği bütün suçlar kendi yol arkadaşları tarafından biliniyor. Şimdilerde kurulan veya kurulacak olan yeni partiler yüzünden eski dostlar hızla düşman hale geliyor. Bekleyip göreceğiz. Savaş Sanatı’nın yazarı Sun Tzu’nun dediği gibi: “Nehir kenarında yeterince beklersen, düşmanlarının cesetlerinin yüzerek geçip gittiğini görürsün.”

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin