Krizde ilk yarı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın toplantısı piyasalarda tedirginliği daha da artırdı. Foto | AFP

HABER-ANALİZ | SEMİH ARDIÇ

Türkiye’de yaşayan herkes ecel terleri döküyor. Dolar, euro, altın ve faiz aldı başını gitti. Sahipsiz, kimsesiz bir devlet manzarası eşliğinde senelerin emeği şirketler pula döndü.

Borçlar ödenebilecek hududun dışına çoktan taştı. Kriz bankaların kapısından içeri girdi.

DOLAR VE EURO BAŞ DÖNDÜRÜYOR

Piyasa an be an değişiyor. İstikrardan eser yok. Tam bir kaos ve telaş hali hâkim. “Adım adım IMF” başlıklı makaleyi (http://tr724.wpengine.com/adim-adim-imfnin-kapisina/) bir gün evvel Yazı İşleri’ne e-posta ile yolladıktan sonra bile iki-üç defa dolar ve euro fiyatını değiştirmek mecburiyetinde kaldım.

Halkın canından can giderken Saray ahalisi burnunun doğrusuna gidiyor.

Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi aile şirketi gibi idare etmekten vazgeçmeyeceğini, ekonominin içinde düştüğü girdabın müsebbibi olan “tek adam” rejiminde taviz vermeyeceğini dün gece memleketi Rize/Güneysu’da tekrarladı.

Hemşehrilerinin ıslık ve alkış sesleri arasında yankılanan, “Onların dolarları varsa bizim de Allahımız var. Sizlere sabır diliyorum.” sözleriyle ABD ile malî ve ticarî harbin fitilini ateşlemiş oldu.

ERDOĞAN: BAYBURTLULAR ARKAMIZDA OLDUKÇA

Gündüz bıraktığı yerden devam etti. Hiç de yabancısı olmadığımız hamasi cümlelerle ABD’nin son heyetle yolladığı belgeyi yırtıp attı.

Seçimlerde kendisine yüzde 81 rey veren Bayburtlular’a teşekkür etti ve arkasında onlar olduğu müddetçe her krizi aşacağını belirtti: “Diz çökmeyeceğiz. Bizi yıldıramayacaklar. Dolar kuruymuş vs bunlarla bizi yenemezsiniz. Yerli paramızla mücadele edeceğiz.”

TRUMP İLK FÜZEYİ FIRLATTI

Türkiye saati ile ikindi vakti yaklaşırken ABD Başkanı Donald Trump bir tweet attı.

Geçen hafta ilk işaretini verdiği “müeyyide” paketini açan Trump, şunları ifade etti: “Türk lirası bizim çok güçlü dolarımız karşısında hızla aşağı düşerken Türkiye’ye yönelik çelik ve alüminyumda gümrük vergilerinin ikiye katlanması talimatını verdim! Artık alüminyuma yüzde 20, çeliğe yüzde 50 gümrük vergisi. Şu sıra Türkiye ile ilişkilerimiz hiç iyi değil.”

Türkiye artık böyle ifadelere muhatap bırakılıyor. Bu zilletin müsebbibi olanların umurunda olmasa da herkes gibi benim de içim acıdı bu sözleri okurken.

İki katına çıkarılan vergilerin Türkiye’de kaç demir-çelik haddehanesinde, atölyede kaç kişiyi işsiz bırakacağı geldi gözümün önüne. Bedeli yine garibanlar ödeyecek.

DOLAR 6,84 TL’YE KADAR TIRMANDI

O saatlerde Borsa’da kayıplar yüzde 8’i buldu. Dolar bir ara 6,84 TL’ye kadar tırmandı.

Dolar bir günde yüzde 16 arttı.

 

Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Nazırı Berat Albayrak’ın 11:00’de başlayacak toplantısı 14:30’a ertelendi ki dün gece yaşanan şoktan sonra Hazine’nin hazırladığı sunumda geçen bütün rakamların çöpe atıldığı söyleniyor. Toplantı bu yüzden tehir edildi.

DAMAT ALBAYRAK ADETA DALGA GEÇTİ

Albayrak 3,5 saat sonra İstanbul Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanlığı çalışma ofisinde sanayici ve iş adamlarının karşısına geçtiğinde buram buram terliyordu.

Baştan sona boş bir toplantıdan geriye kocaman bir fiyasko kaldı. Dışarıda kızılca kıyamet yaşanırken ekonominin en yetkili ismi abuk sabuk cümleler kurdu.

İşadamlarının aklı zaten dışarıda, gözleri telefonlardaydı. Doların anlık rekorlarını bir şekilde kulaktan kulağa fısıldıyorlardı.

Bir ümit ekonomideki yangına ilk müdahalenin müjdesini almayı beklediler, mamafih Dolmabahçe’den büyük bir hayal kırıklığı ile şirketlerine döndüler.

TL BİR GÜNDE YÜZDE 16 ERİDİ

Esnafın tabiri ile gün sonu (Z) raporu alırsak dolar bir günde yüzde 16 arttı ve 6,42 TL’ye geldi. Euro yüzde 15 artışla 7,32 TL’ye yükseldi. Sterlin 8,25 TL’ye fırladı.

Euro 8 TL’ye doğru koşuyor.

 

Hazine’nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 24,80 ile 2004 yılına geri döndü.

Çeyrek altın 410 TL, Cumhuriyet altını 1.690 TL ve gram altının fiyatı 248,3 TL oldu. Borsa İstanbul yüzde 2,3 kayıpla 95 bin puanın altına indi.

MERKEZ BANKASI’NI UNUTUN

Merkez Bankası yine kayıp. Erdoğan’ın beyanlarından anlaşılıyor ki ABD’nin talepleri 15 Ağustos Çarşamba gününe karşılanmayacak. Mutabakat yerine muharebeyi tercih etti Erdoğan.

ABD’nin neler istediğini en iyi Erdoğan biliyor. Adım atmadığına göre kendi ikbali adına riskli gördüğü kısımlar var. Ne olursa olsun devletin başındaki bir ismin pazarlığa, şantaja açık hale gelmesi son hadiselerden anlaşılacağı üzere devleti de zayıf düşürür.

ERDOĞAN’IN MALİYETİ

Vaktinde İran ile yürütülen netameli ticaretten Suriye’de desteklenen radikal grupların karıştığı insanlık suçlarına, THY ve TİKA’nın isminin karıştığı “silah” nakliyelerine kadar pek çok zaviyede Erdoğan’ın 81 milyona yüklediği bir maliyet var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize Güneysu’de, “Onların dolarları varsa bizim de Allahımız var.” dedi. Erdoğan, dünyaya ekonomik savaş ilan etti.

Türkiye’nin devlet olarak 1 kazandıysa 10 kaybettiği bir denklemde Erdoğan şimdi ABD ile kavga ediyor. Halkı her gün yüzde 5-10 fakirleşirken, şirketler pula dönerken yangının üstüne benzin döküyor.

Saray’ın duvarlarının yangına karşı mukavemetli olmasından mıdır nedir? bilinmez o burnunun doğrusuna giderken piyasalar yerle bir oluyor.

DEVLET MEFLUÇ VAZİYETTE

Otorite olsaydı, devlet iyi kötü işleseydi son bir haftadır yaşananlara bir yerde “dur” denilirdi. Devlet mefluç. Müesseseler sanki tamamen tasfiye edilmiş…

2001 krizini hatırlayın. En zor anlarda bile Merkez Bankası varlığını hissettiriyor, piyasalara bir güzergâh çiziliyordu.

10 Ağustos Cuma günü, TL’nin en hazin günlerinden biri olarak tarihe geçti. Sosyal medyada “kayıp, düşüş” işlemlerini temsil eden kırmızı renkten mülhem “Kırmızı Cuma” ismi verildi piyasalardaki tsunamiye.

Kırmızı Cuma, ABD ile çarpışan bir ekonominin maruz kalacağı krizin ilk yarısıydı. Pazar gece yarısından itibaren ikinci yarı başlayacak.

DAHA ZOR BİR HAFTA OLACAK

Zor bir hafta bekliyor herkesi. Herşey olabilir. Devlet yok ortada. Kim hangi tahminde bulunuyorsa yanılacaktır. Hakikat zemini kaydı ayaklarımızın altından…

Büyük şokun devam ettiği Kırmızı Cuma akşamı itibarıyla binlerce şirket son nefesini verdi. Döviz, altın ya da değişken faizli TL borcu olanlar tükendi.

Türkiye’de ekonominin mevcut durgunluğu ve talepteki düşüş o borçların ödenemeyecek kadar kabardığını gösteriyor.

Batıda Türkiye’nin artık tek çıkış yolunun kaldığı anlatılıyor. O da Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşmak. ABD ile kavga büyürken bu ihtimal çok uzakta duruyor.

SARAY AHALİSİNİN TUZU KURU

Hakikaten böyle bir kriz yaşanmadı. Adım adım gelmesi, idarecilerin aymazlığı ve inadı, halkın ölüm sessizliği… Büyük fırtınadan evvel ibretlik manzaralar…

Yeni Türkiye ismini verdikleri tek adam rejiminin krizinin de yeni olacağını anlamak istemediler. Sıfırlayamadıkları dolar ve euroları olduğu için Saray ahalisinin tuzu kuru.

Pekâlâ vatandaş ne olacak?

Tribünleri dolduran ve bu büyük çöküşü bilerek ya da bilmeyerek alkışlayan milyonlar maç bittiğinde yarı yarıya fakirleşeceğinin farkında bile değil.

Devlet aklı ve refleksini unutun. Bir adamın ikbal mücadelesi, ihtirası ve inadı uğruna Anadolu feda ediliyor.

Tek tavsiyem siz kendi başınızın çaresine bakın.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin