Kripto para ile silah ticareti

HABER-YORUM | Av. MEHMET TAHSİN

Türkiye’yi takip eden gazeteciler için konu sıkıntısı yok. Her gün bir vukuat, her gün bir skandal patlıyor. Her skandalın kullanım ömrü bir sonrakinin ortaya çıkmasına kadar. Kim ne halt ederse etsin çok iyi biliyor ki birkaç gün içinde bir başkasının işlediği bir halt yüzünden unutulup gidecek.

16 Nisan günü Resmi Gazete’de yayımlanan Merkez Bankası yönetmeliğinin, kripto para ile ticareti yasaklamasından sadece 3 gün sonra, nur topu gibi bir skandalımız daha oldu. Thodex isimli kripto para şirketinin sahibi 28 yaşındaki genç ‘girişimci’ Faruk Fatih Özer, 19 Nisan sabahı 2 milyar dolarla havaalanından uçuverdi.

2017 yılından bu yana kripto para işinde olan Özer’in yaklaşık 400 bin kişiyi mağdur ettiği söyleniyor. Şirketin şimdi kapatılan internet sitesinde yapılan açıklamada 700 bin müşterisi olduğundan bahsediliyordu.

Son zamanlarda medyada bir adet oluştu. Bir skandal patladığında ilk bakılan yer AKP arşivi oluyor. Bu sefer de öyle oldu. Faruk Fatih Özer’in Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile fotoğrafı çıktı. Thodex’in internet sitesinde yazdığına göre 6 kıtada 120’yi aşkın ülkede faaliyet gösteren birinin Çavuşoğlu ile görüşmesinin makul sebepleri olabilir.

Ancak Çavuşoğlu hemen bir açıklama yaparak “Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’i tanımıyorum. Şahsın sosyal medyada dolaşan fotoğrafı; 26 Aralık 2019’da Kocaeli Mv. Saffet Sancaklı’nın oğlu Mert Sancaklı’ya verdiğimiz randevuya eşlik ettiği ziyarette çekilmiştir” dedi.

Açıklamanın mürekkebi kurumadan, aynı şahsın bu defa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile fotoğrafı ortaya çıktı.

Süleyman Soylu’nun Faruk Fatih Özer ile fotoğrafına Tr724 ulaştı.

İlk defa TR724 tarafından yayınlanan fotoğraf birkaç saat içinde sosyal medyada yayılınca, Süleyman Soylu küplere biniyor ve Özer’in bütün mal varlığına el konulması talimatını veriyor.

Nitekim çok geçmeden Soylu, Özer’in banka hesaplarındaki 31 milyon liraya el konulduğunu açıkladı. Uçtuğu iddia edilen 2 milyar doların yanında devede kulak!

İnterpol kırmızı bülten çıkarmış, polis Faruk Fatih Özer’in peşine düşmüş. Muhtemelen kısa sürede yakalanır. Türkiye’ye iade edilir mi, edilebilir. Kendisi de iade edilmeyi ister zaten. Zira hangi dolandırıcı Türkiye’de bedel ödemiş ki? Gündemden düşünceye kadar misafir edilir sonra yeniden işine devam eder.

***

Thodex’çi Faruk Fatih Özer’in Süleyman Soylu ile olan fotoğrafında başka kimler vardı?

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Kaynağım aynı görüşmede Saffet Sancaklı’nın oğlu Mert Sancaklı’nın da olduğunu söyledi. Mevlüt Çavuşoğlu’nun Özer’in kendisiyle olan fotoğrafını, “Saffet Sancaklı’nın oğlu Mert Sancaklı’ya verdiğimiz randevuya eşlik ettiği ziyarette çekilmiştir” şeklinde açıkladığını hatırlayın.

Mert Sancaklı ile Faruk Fatih Özer’in ticari ortaklığı haber olunca Baba Saffet Sancaklı “Thodex’le hiçbir ilişkimiz yok” dedi. Ama zaten ortaklık Thodex’te değil, geçen yıl Eylül ayında kripto para ticareti yapmak için kurulan Hoppara isimli şirkette. Bir şey fark etmiyor yani.

Saffet Sancaklı kimdir?

Halen MHP Kocaeli milletvekili olan Sancaklı’nın uzun yıllardır silah ticareti yaptığı biliniyor. Kendisi bir röportajında Fenerbahçe’nin Eski Başkanı Aziz Yıldırım’la beraber bu işi yaptığını söylemişti.

Peki Süleyman Soylu bu ticaretin neresinde?

İddiaya göre Sancaklı, geçmişte Aziz Yıldırım’la yaptığı işi şimdilerde Süleyman Soylu ile yapıyor. Özellikle Balkanlar’da silah alım satımı yaptığı söyleniyor.

Burada Sedat Peker’in, Berat Albayrak’ın kendini tutuklatacağını söyleyerek yurtdışına kaçmasını hatırlayın. Peker yurtdışına çıkacağı zaman, Berat Albayrak’ın talimatıyla uçağının bekletildiğini, ancak bir dostunun yardımıyla havalandığını söylemişti. O ‘dost’un, Albayrak’ın kanlısı Süleyman Soylu olduğu söylendi.

Peker’in ilk etapta Soylu’nun yardımıyla Balkanlara gitmesi, Sancaklı ve Soylu’nun ticari ilişkileriyle bağlantısı var mıdır, bunu bilmiyoruz.

Peki bu işlerle Thodex’çi Faruk Fatih Özer’in ne ilgisi var?

Özer’in, geçtiğimiz günlerde operasyon yapılan suç örgütü lideri Sedat Peker’le yakınlığının olduğu ve sıranın kendisine geldiğini düşünerek kaçtığı iddia ediliyor.

Ama asıl konu bambaşka.

Sancaklı’nın silah ticaretinden elde ettiği paraların Özer tarafından kripto paraya çevrilerek aklandığı iddia ediliyor. Bu sayede silah ticaretinden elde edilen gelir kolayca saklanabiliyor, taşınabiliyor.

17 Aralık sabahı Kısıklı’daki villada bulunan paraları sıfırlamanın ne kadar zahmetli bir iş olduğunu bütün ülke öğrendi. Halbuki kripto para olsaydı küçük bir flash bellekle her şey kolayca hallolurdu.

***

Bir başka husus da şu: Türkiye’de son dönemde, kim nerede ne kazanırsa bir kısmının kendi hakkı olduğunu düşünen iktidarın, 2 milyar dolarlık bir pastadan pay almaması mümkün mü?

Thodex’çi Özer’in 19 Nisan’da yurtdışına kaçmasından sadece 3 gün önce Resmi Gazete’de yayınlanan Merkez Bankası yönetmeliği ile kripto para ile ticaretin yasaklanmasının, Soylu ile Berat Albayrak arasındaki kavga ile bir ilgisi var mıdır?

Merkez Bankası’nın yeni başkanının Berat’a yakın olduğunu da unutmayın. Faruk Fatih Özer, bu yasak yüzünden mi kaçtı, onu da zaman gösterecek.

Bu yazıda iktidar-mafya ilişkisinin hangi boyutlara ulaştığını göstermek istedim. Bütün bu olup bitenler memleketin Pablo Escobar’ın Kolombiya’sına dönüştüğünü gösteriyor.

Koskoca ülke birkaç kifayetsiz muhterisin elinde oyuncağa dönmüş. Devlet bütün kurumlarıyla adeta bir çapulcu sürüsüne teslim edilmiş.

Ellerindekileri kaybetmemek için sadece Türkiye’yi değil, dünyayı ateşe verir bunlar. Allah sonumuzu hayretsin.

https://m.youtube.com/watch?v=JH_jGcxz1Ao

1 YORUM

  1. Ben Ülkemde Başarılı görünen Genç girişimciler, yeni hızlı büyüyen kurum is adami vs. lere hep hayran kalırdım. Ben, biz yada yakınlarimdan neden çıkmaz diye düşünür, biraz aşağılık kompleksine kapilirdim. Nasıl başarılı oluyor bu sıradan insanlar helede karaktersizliğini ragmen der düşünürdüm. Hani Çaman Bey’in, Akpinarin bazen bahsettiği devletin refleksleri, savunma mekanizmaları dediği cinsten bir konu.
    Bu insan ve oluşumları bizzat yakından tanıyınca, arkalarında siyasetçi, devlete bilerek bilmeyerek çalışanları gördüm. Önleri hep açılmış, işleri kolaylaştırılmis, fakat torpil, iltimas-adam kayirma dediğimiz cinsten. Gerçek başarılı olanlar ise ezilmiş, zulme ugramis, önleri kesilmiş, maddi manevi birikimleri yerle bir edilmişti. Hatta bunu ben bizzat imam hatip lisesinde yaşadım, şahit oldum. Sadece bir siyasi partiye üye olmayıp, onlara takılmayan, Turgut Özal’ın yanına gitmeye hak kazanan, yazılı kağıdı kaybedilip o güne kadar bütün notları 10 olan birine 1 (bir) notu verilmişti.
    Bu durumu hep yaşadım, şahit oldum. Birde bunlar basina yansıyanlar. Bir de siz düşünün köyden şehre kadar her alanda yaşanan bu olayları. Basina yansıyanlar hasta vücuttan çıkan çıkan çıban, cerahat ve yaralar. Toplumu hasta ettiler.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin