“Köpek, annem nerde?”

Yorum | Selim Gündüz

Gazeteci Arzu Yıldız anneler günü için dün attığı twitte Zeynep’i hatırlattı:

“Zeynep annesi ile hala cezaevinde… Anneler günün kutlu olsun Semra Çakır! … Semra’nın diğer iki çocuğu ise yakınlarının gözetiminde. Çocuklarından ayrılan annelerin çocuklarına yeniden kavuştuğunda o gün annelerin günü olacak…”

Tarih’in bu dönemi anlatması için başka bir vakaya ihtiyaç yok.

Küçük Zeynep, annesiyle beraber 16 ay hapishanede kalmış. Betonda emeklemiş. Nemli duvarlar arasında büyümüş. Geçtiğimiz Ocak ayının 18’inde annesi adli kontrolle tahliye olunca o da böylece zindandan kurtulmuş. Gün ışığına çıkıp temiz hava alabilmiş. Parkta oynamış. Zeynep’in bu mutluluğu ne yazık ki 27 gün sürmüş.

Ertesi ay 10 Şubat’ta bu kez babası göz altına alınmış. Ama gözaltında yasal susma hakkını kullanmış. Muhbirlik yapmamış, iftiraları imzalamamış. Bunun üzerine Aksaray savcısı Ayhan Demir öfkelenip şantaj yapmış. İstediği sonucu alamayınca eşi Semra Çakır hakkında 15 Şubat’ta tekrar tutuklama kararı çıkarmış. Böylece Zeynep 27 gün sonra tekrar annesiyle birlikte zindana dönmüş.

Annenin hapishane arabasına binerken son sözleri şunlar: “Tamamen eşimi konuşturmak, ona şantaj yapmak, baskı uygulamak için beni alıyorlar. Bu yavrum aylarca cezaevinde kaldıktan sonra dışarıyı gördü. Dışarının tadını aldı. Şimdi onu nasıl tekrar dört duvar arasına hapsedeyim? Ne diyeceğim ben bu yavruya?”

“KÖPEK, ANNEM NEREDE?”

İşte bu tarihi görüntü, 15 Şubatta annesi tutuklanma işlemleri için içeride alıkonulduğunda adliye bahçesinde çekilmiş.

Kararı veren yargıç, Aksaray savcısı Ayhan Demir. Daha önce hayati tehlikesi olan küvezdeki bir bebeği bile annesinden ayırabilmiş bir savcı.

Doğu Perinçek, “hukuk, siyasetin köpeğidir.” demişti.

Ne o tarihte ne de sonrasında hiç bir yargı mensubu çıkıp bu sözü tekzip etmedi. Ne yüksek yargı mensupları ne de Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeleri bu sözden rahatsız olmadı. “Hayır biz siyasetin köpeği değiliz.” demediler. Perinçek’i kınamadılar.

Dolayısıyla “siyasetin köpeği” olmak Erdoğan’ın yargıçları için bir hakaret değil. Rahatça kullanabiliriz.

Ama Perinçek, “köpek” kelimesiyle köpek masumiyetini değil, köpeğin gözü bağlı sahibine sadakatini kastediyor.

Sahibi emredince havlamasını, sahibi emredince saldırmasını, sahibi emredince ısırmasını ve parçalamasını ima ediyor. Bu yönüyle Perinçek doğru söylüyor. Bugünün yargıçları “siyasetin tam bir köpeği”.

Ama Aksaray savcısına masumiyeti akla getirdiği şekliyle bu tür bir “köpek” demek köpeklere hakaret olur. Çünkü tabiattaki hiç bir köpek 700 bebeği annesinden ayırmaz. Sahibi köpekleşmediği sürece hiç bir köpek bu anlamda “köpek”lik yapmaz.

Köpek temelde masum bir hayvandır. Hatta çocuklarla karşı en merhametli hayvanın köpek olduğunu söyleyebiliriz. O kadar ki çocuklar ne eza yapsa ses etmez. Onlara arkadaş olur. Sadakatle onları korur. Çocuk masumiyetine bekçilik eder.

KÖPEKLER MASUM, İNSANLAR “KÖPEK”

İşte o sebeple küçük Zeynep çok doğru bir iş yapıyor. Annesini insanlar sormayı bırakıyor. Masum bir köpeğe soruyor: “Köpek, annem nerde?”

Çünkü bu devirde köpekler masum, insanlar “köpek”.

Dün Arzu Yıldız’ın twitine Erkam Tufan şu cümleyi eklemişti: “Müzisyen olsaydım da bestesini yapsaydım, şair olsaydım da şiirini yazsaydım. Ressam olsaydım da resmini çizseydim.”

Mutlaka bunları yapanlar olacaktır ama yazılacak hiç bir şiir “Köpek, annem nerde?” mısrasının şiiriyetine ulaşamayacaktır.

1 YORUM

  1. Köpek dile gelseydi tahminim şu sözü söylerdi anneni domuz zombiler esir aldılar onlar kimlerdir diye sorsa el cevab kafirlerden beter münafık tayfası ikinçi soru bu münafık tayfası nerdedir diye sorulsa onlar şuan iktidarda olan kişilerdir

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin