Koltuk ve dalkavuk

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Vasatlık çukurunda, organize cehaletin ve kifayetsiz muhterislerin elinde Türkiye’nin çöküşünü seyrediyoruz.

Hangi zaviyeden bakılırsa bakılsın tefessüh etmiş bu nizamda çöküşe sebebiyet verenlerin bir eli yağda bir eli balda.

VARSA YOKSA KOLTUK!

Vergi mükelleflerine musallat olmuş asalaklar, hayat buldukları bünyeyi kupkuru çöle çeviriyor. Ne bir şükür ne bir kanaat! Onlar için varsa yoksa koltuk. En mümeyyiz vasıfları ise dalkavukluk!

Kırmızı halılar, eskortlu konvoylar, danışman kılıklı hısım akrabalar, lüks arabalar ve şatafatlı salonlar asalak zümre namına hava gibi su gibi asli elementtir.

Resmî vazifelerinin sona ermesi veya 11 bin Türk Lirası emekli aylığı almaya başlamış olmaları köşeye çekilecekleri şeklinde tevil edilmemeli.

BÜLENT ARINÇ MÜKAFATINI ALDI

Narsizmin iki ayaklı numuneleriden Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı’nde Yüksek İstişare Kurulu (YİK) azalığına tayin edildi.

Arınç, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 15 Mayıs’ta tesis edilen YİK’in ilk üyesi olduğunu öğrenince memleketi Manisa’da bütün hısım akrabayı iftara davet etmiş.

2002-2015 seneleri aarasında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanlığı, başbakan yardımcılığı gibi vazifeleri ifa etmişti.

Oğlu da 24 Haziran 2018’te Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) Manisa milletvekili seçildi. Saltanat kaldırılalı bir asır olsa da AKP’nin devr-i saltanatında her nevi unvan babadan oğula geçiyor.

YAZARKEN DE OKURKEN DE YÜZ KIZARTAN SÖZLER

Arınç’ın oyuncağını kaybettikten sonra bulan çocuk edasıyla sarf ettiği sözler ahlakî seviyenin yerin kaç bin kilometre dibine girdiğinin itirafıdır.

Arınç dalkavukluğun tarifini şöyle yapıyor: “Her yerde her şeyi konuşmak doğru değildir. Ama önemli olan konuşulacak yerde konuşmak, susulacak yerde susmaktır. Konuşulacak yerde susar, susulacak yerde konuşursanız o da çok ters olur. Sizden bir şey sorulduğu zaman doğruyu söylemek zorundayız. Efendim doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Onuncu köy olur. Ne olacak, kovarlarsa kovsunlar.”

ZALİME SADAKAT İLE İFTİHAR ETMEK

Devam ediyor Arınç: “Düşünebiliyor musunuz? Biz Cumhurbaşkanımızın yanında Başdanışmanlık falan değil, Yüksek İstişare Kurulu Üyesi. Başkanın kendisi olacak biz de yanında olacağız. Böyle bir şeyi Rabbim sadakatin sonucunda veriyor, yalakalığın değil.”

Sadakat mi? Neye ve kime sadakat?

Arınç’a “AKP’nin vicdanı” diyenler haksız değilmiş. Vicdanı körelmiş bir siyasi harekette Arınç’ın ayna olması hiç şaşırtıcı değil.

Mütekaid Arınç yüz binlerce insana zulmeden, devletin çivisini çıkarmış, Hazine’yi damadı başta olmak üzere hısım-akraba marifetiyle tam takır kuru bakıra çevirmiş ve kuru soğan bulamayan insanlara kendisine oy vermedi diye “nankör” diyebilecek kadar mütekebbir bir adama sadık kalmayı iftihar vesilesi sayıyor.

Sözün tükendiği yerdeyiz.

İBRETLİK BAŞKA NUMUNELER DE VAR

Arınç bu zulüm ve hırsızlık iktidarında koltuk ve dalkavukluk bahsinin en ibretlik numunelerinden biridir.

Arınç gibi eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ile eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Sadık Yakut’a da birer koltuk bulundu.

Aksu, Vakıfbank’ta yönetim kurulu başkanı olurken, Yakut aynı bankada yönetim kurulu üyeliğine tayin edildi.

Erdoğan’ın 2017 yılında cebren istifa ettirdiği Kadir Topbaş’ın yerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Mevlüt Uysal da Halkbank’ın yönetim kurulunda “huzur hakkı” alacak.

HALKBANK’TA HUZUR HAKKI: AYLIK 100 BİN TL

Huzur hakkı deyip geçmeyin!

AKP’nin kaybetseler de kazansalar da koltuk verdiği isimlere aylık 100 bin liraya yakın ödeme yapılacak.

11 bin TL vekil emekli maaşı alan Bülent Arınç’ın Erdoğan’ın dalkavuk kontenjanı için kurduğu YİK’ten ne kadar ücret alacağı ise muhtemelen devlet sırrı” zırhı ile açıklanmayacak.

Diğer tarafta halk sefalet ve açlıkla boğuşuyor. Açlık sınırı 2 bin 124 lirayı, yoksulluk sınırı 7 bin liraya çıktı.

Eyüp Dal iş bulamadığı için 16 Mayıs’ta Gaziantep’te kardeşinin verdiği borç parayla aldığı bir bidon benzini üzerine dökmüş ve kendisini ateşe vermişti. (http://tr724.wpengine.com/o-ilanin-yaninda-can-verdi-eyup/)

İşsiz Eyüp 4 gün sonra hastanede vefat etmişti. Geride gözü yaşlı bir anne ve dul bir kadın bıraktı.

BÜYÜK İSKENDER’İN O SÖZÜ

Saray’ın talimatı ile verdikleri kredilerin batması yüzünden İşsizlik Fonu’ndan aktarılan 11 milyar TL ile ayakta duran Halkbank ile Vakıfbank’ta dümene AKP’nin torun sevecek yaşa gelmiş mütekaid isimleri geçti. Ne âlâ ne âlâ!

Keşke krizde en kötü geride kalmış olsaydı. Sistem ve insan krizi ile karşı karşıyayız.

Büyük İskender için anlatılır:

Dünyanın yarısına yakınını 13 senede ele geçiren Büyük İskender bir gün yardımcısını çağırır ve, “Artık sana ihtiyacım yok!” der.

Yardımcısı, “Ama efendim, nasıl olur!” dese de, İskender ona şu cevabı verir: “Bunca zamandır benim hiç bir hatama rastlamadıysan cahilsin. Denk gelip örtbas ettiysen hainsin. Artık benden uzak dur!”

Bugün tam aksine kendisini “hükümdar” gibi gören seçilmiş cumhurbaşkanına hatasını söylemeyenlere paye üstüne paye veriliyor.

AKP’ye kadar hepsi hayaldi!

1 YORUM

  1. Dünyanın yarısına yakınını 13 senede ele geçiren Büyük İskender bir gün yardımcısını çağırır ve, “Artık sana ihtiyacım yok!” der.Yardımcısı, “Ama efendim, nasıl olur!” dese de, İskender ona şu cevabı verir:
    “Bunca zamandır benim hiç bir hatama rastlamadıysan cahilsin. Denk gelip örtbas ettiysen hainsin. Artık benden uzak dur!”
    Alman Bertolt Brecht über Wahrheit Wer die Wahrheit nicht weiß, der ist bloß ein Dummkopf. Aber wer sie weiß und sie eine Lüge nennt, der ist ein Verbrecher!
    Gercegi bilmeyen APTAL, Bilipte yalan oldugunu söyleyen HAIN
    YÖNETIMININ ÖZETI DIYORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin