Klopp düşerken, Tuchel yükseliyor

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

Almanların son dönemde yetiştirdiği marka teknik adamların başında Jürgen Klopp gelir. Mainz’de başladığı teknik adamlık kariyerinde başarı merdivenlerini bir bir tırmandı. Borussia Dortmund’da yaptıklarıyla adını önce bütün Almanya’ya sonra da Avrupa’ya duyurdu. Ekim 2015’te başlayan Liverpool dönemi Klopp’u kariyerinin zirvesine taşıdı. Bu sezon sıradışı bir düşüş yaşayan Klopp’un, eksikliğini ise Premier Lig’de doldurma şansını yakalayan bir başka Alman daha vardı. Bu isim Chelsea’de müthiş bir grafik yakalayan Thomas Tuchel.

ZİRVEDEN DİBE YOLCULUK

Geçen sezon Premier Lig’in en mutlu teknik adamı şüphesiz Jürgen Klopp’tu. Alman Hoca, Liverpool’un 30 yıllık şampiyonluk hasretine son verirken, kırılmadık rekor bırakmamıştı. Geçen yıl yaşanan bahar, bu yıl yerini kara kışa bıraktı. Rakiplerinin korkulu rüyası Anfield Road, Klopp’un kabusu oldu. Üst üste 6 maçta rakiplerine boyun eğdi. Premier Lig’de daha önce oynadığı 121 maçta sadece 8 yenilgi gören Liverpool, son 12 maçta 8 yenilgi tattı. Kabus gibi çöken yenilgiler şüphesiz en çok Klopp’u üzdü. Kariyerinin en zorlu günlerini yaşarken, bir başka Alman kariyerinin en başarılı günlerini yaşıyor. Hem de Premier Lig’de.

KLOPP’UN İZİNDE

Tuchel, Klopp’un açtığı yoldan yürüyen bir teknik adam. Klopp gibi Mainz’de başladığı kariyerinde sonraki durağı Borussia Dortmund oldu. Klopp, Dortmund sonrası İngiltere’ye dümen kırarken, Tuchel’in tercihi Fransa oldu. Fransa Ligi’nin kralı PSG’yi Temmuz 2018’de çalıştırmaya başladı. Alışılmış şampiyonluk serisini devam ettirdi. Geçen sezon PSG’yi Şampiyonlar Ligi’nde finale taşıyıp, Avrupa arenasında da söz sahibi yaptı. Finalde Bayern Münih engelini ise aşamadı. Bu sezon PSG, sıra dışı puanlar kaybedip lig şampiyonluğunu tehlikeye atınca Tuchel hızla gözden düştü. Toplamda 6 kupa sığdırdığı 2,5 yıllık PSG dönemi yeni yıla 2 gün kala son buldu.

PSG defterini kapatmasının üzerinden bir ay geçmeden, yeniden eşofmanlarını giyip kendini antrenman sahasında bulacaktı. Bu kez adresi İngiltere oldu. Yolundan gittiği Klopp’la yolları kesişti. Şampiyonluk yarışında erken havlu atan Chelsea, Frank Lampard’ı gönderip koltuğu Thomas Tuchel’e teslim etti. Tuchel’in bu sezon için hedefi daha kolay; ilk 4’e girip Şampiyonlar Ligi bileti almak.

RÜYA GİBİ BAŞLANGIÇ

Thomas Tuchel’in Ada günleri sahasında Wolverhampton maçındaki 0-0 beraberlikle başladı. Ardından galibiyetler peş peşe geldi. Chelsea, Tuchel yönetiminde çıktığı 9 lig maçında mağlubiyet görmedi. 6 maçtan 3 puanla ayrılırken, 3 maçtan beraberlik çıkardı. Lig ve kupada kaybetmeyen Tuchel’in takımı, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda deplasmanda La Liga’nın lideri Atletico Madrid’i 1-0 yenerek büyük avantajı cebine koydu. Tuchel’in bu süreçte galip geldiği takımlardan biri de Liverpool. Klopp karşısında 3. galibiyetini aldı. Klopp’un çalıştırdığı takımları yenmekte zorlanan Tuchel, daha önce 10 maçta sahadan mağlup ayrılmıştı.

Everton karşısında alınan 2-0’lık galibiyet bir rekoru da beraberinde getirdi. Chelsea, Alman menajerin göreve başlamasıyla birlikte 11 maçlık yenilmezlik serisine imza atarken, Thomas Tuchel aynı zamanda Premier Lig’de, ilk 5 maçında iç sahada gol yemeyen ilk teknik adam oldu. Maviler, yine 2005 yılından sonra Stamford Bridge’de ilk kez üst üste 5 karşılaşmada kalesini gole kapattı.

GOL YEMEYİ UNUTTU

Tuchel’in galibiyetleri kadar defansif başarısı da göz dolduruyor. Chelsea 11 maçta kalesinde sadece 2 gol gördü. Bu başarıyı kolektif çalışmanın sonucuna bağlayan Tuchel, “Bu, istek ve arzu ile ilgili bir durum. Savunma yapmak çaba gerektirir. Bazen orta sahayı savunmak gerekir. Güvenilirlik ve cesaretle ilgilidir. Çevrenizdeki adamlar size yardım etmeli, güvenilir olmalı ve sırtınızı korumalı,” açıklamasını yaptı. Tuchel’le Chelsea adeta kabuk değiştirdi. Kısa sürede takıma rengini vurmayı başardı. Gelir gelmez üçlü savunmaya dönen Alman menajer, Lampard dönemindeki kırılgan, basit gol yiyen takımı bozup daha sağlam bir oyun ortaya koydu.

Son 12 maçta Klopp kariyerinin en kara günlerini, Tuchel ise son 11 maçta kariyerinin en mutlu günlerini yaşıyor. Bir Alman düşerken, diğeri yükseliyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin