Rusya, bugün gece saatlerinde Kiev’e iki düzine balistik füze fırlattı. Her iki tarafta da sivil can kayıplarının artmasına yol açan ve giderek tırmanan hava savaşının bu son halkasında 1 kişi hayatını kaybetti, 16 kişi ise yaralandı.
Düzenlenen bu son bombardıman, savaşın beşinci yılına giren Ukrayna için iki yönlü bir zorluğu gözler önüne seriyor: Ülke bir yandan yoğunlaşan Rus füze saldırılarıyla karşı karşıya kalırken, diğer yandan savunma yönetimindeki ani revizyonunun tetiklediği bir iç siyasi istikrarsızlıkla mücadele ediyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Rusya, gece saatlerinde Kiev’e yönelik en büyük balistik füze saldırılarından birini gerçekleştirdi. Düşman, çoğunluğu başkente olmak üzere çeşitli tiplerde 40’tan fazla füze fırlattı” dedi.
Fırlatılanlar arasında, hızlı olan, önlenmesi zor olan ve genellikle peş peşe salvolar halinde ateşlenen 25 balistik füze bulunuyordu. Zelenski, polisin altı ilçeyi hedef aldığını belirttiği saldırıda 1 kişinin öldüğünü, 16 kişinin de yaralandığını aktardı.
Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko ve yerel yetkililerin verdiği bilgiye göre; saldırılar apartmanlara, süpermarketlere ve bir eğlence merkezine zarar verdi.
Sivilleri hedef aldığını reddeden Rusya ise Kiev’deki askeri tesisleri ve lojistik merkezleri ile Karadeniz kenti Odessa’da Ukrayna ordusu tarafından kullanılan liman altyapısını vurduğunu iddia etti.
Hava savunma mühimmatı krizi
Zelenski, “Balistik füzelere karşı korunma şu anda bizim sürekli ve en önemli önceliğimizdir. Her gün savunma füzelerine ihtiyaç duyuluyor” dedi.
ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaştan bu yana Ukrayna, balistik mermileri savuşturmak için hayati önem taşıyan, ABD tasarımı Patriot sistemleri için hava savunma mühimmatı eksikliği çekiyor.
Bu mühimmat eksikliğinden yararlanan Rusya, son haftalarda Kiev’e yönelik hava akınlarını yoğunlaştırarak yaklaşık haftada bir kez kitlesel balistik bombardımanlar düzenlemeye başladı.
Hava Kuvvetleri İletişim Başkanı Yuriy İgnat, Facebook’ta yaptığı paylaşımda, “Son 35 günde Ukrayna’nın başkenti, neredeyse aynı sayıda balistik füzenin kullanıldığı üç büyük saldırıya (bugünkü dördüncü oldu) göğüs gerdi” diye yazdı.
Protestolar sürüyor
Savaş tüm şiddetiyle sürerken, Ukrayna genelindeki büyük şehirlerde binlerce insan, popüler Savunma Bakanı Mihaylo Fedorov’un görevden alınmasını protesto etmek için üç gündür üst üste toplanıyor.
Teknoloji dünyasına yakınlığıyla bilinen bakan, Ukrayna’nın cephe hattını istikrara kavuşturduğuna dair işaretlerin ortasında, Zelenski tarafından sürpriz bir kabine revizyonuyla görevden alınmış ve bu durum nadir görülen bir toplumsal tepkiyi tetiklemişti.
Rusya topraklarına saldırılar
Rusya tarafında ise Bölge Valisi Aleksandr Hinşteyn, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Ukrayna sınırına yakın Kursk bölgesinde Ukrayna tarafından düzenlenen bir saldırıda 1 kişinin öldüğünü duyurdu.
Bir başka İHA salvosu ise Chevron ve Shell’in de kısmen hissedarı olduğu, Kazak petrolünün kilit ihracat rotası konumundaki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun (CPC) Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk limanı yakınlarındaki terminalini vurdu. Konsorsiyum, Kazak ham petrolü yüklü iki tankerin hasar gördüğünü ve pompalama işlemlerinin durdurulduğunu açıkladı.
Cumartesi günü de Ukrayna İHA’ları, Rusya’nın Moskova ve Tambov bölgelerindeki iki büyük e-ticaret deposunu imha etmiş, saldırıda 8 işçi hayatını kaybetmiş ve büyük yangınlar çıkmıştı.
Kiev son aylarda Rusya topraklarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Ukrayna yönetimi, sıradan Rusların hayatını sekteye uğratan bu eylemleri, kendi topraklarına yönelik dört yılı aşkın süredir devam eden bombardımanların bir nevi “kısası” olarak nitelendiriyor.
Kiev’in “uzun menzilli yaptırımlar” olarak adlandırdığı bu kampanya, ağırlıklı olarak Rusya’nın petrol altyapısını hedef alarak dünyanın en büyük petrol üreticilerinden birinde topyekûn bir yakıt krizini tetikledi.
Birleşmiş Milletler’e göre Haziran ayı, en az 293 kişinin hayatını kaybetmesiyle Ukrayna’da Nisan 2022’den bu yana siviller için en ölümcül ay oldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın tanıklık ettiği bu en kanlı çatışmayı sona erdirecek görüşmeler donmuş durumdayken, cephedeki çatışmalar da fiilen durma noktasında seyrediyor.
