KHK ile ihraç olan öğretmen: Çalıştığım okulun teneffüs zilini her duyduğumda ağlıyordum

15 Temmuzdan sonra AKP’nin Olağanüstü Hal KHK’ları ile işinden ettiği 140 bin memurun dramı sürüyor. Kimi öğretmen, kimi memur… Bir gece yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile işsiz bırakılan bu isimlerden Adana’da yaşayanlar gazeteci Şirin Payzın’a konuştu.

Adana İnsan Hakları Derneği bünyesinde kurulan KHK’lılara Destek Platformu üyeleriyle konuşan Payzın 2.5 yıldır bitmeyen mağduriyet ve haksızlıkları dinledi. İş bulamayan, sosyal izolasyona maruz kalan, terörist ilan edilen memurlar ve öğretmenler haklarını ne zaman geri alacaklarını bilemiyor.

KHK mağdurları arasında dikkat çeken isimlerden biri 29 yıllık öğretmen Münir Korkmaz. “Hakkımda tek bir soruşturma yoktu, iyi bir öğretmendim’ diyen Münir Yılmaz, KHK ile mesleğinden olunca yaşadığı acıyı ve sıkıntıyı şöyle özetliyor: “Ama KHK ile ihraç edildim. İhraç edildikten sonra günlerce zil seslerinde ağladım. Çünkü öğretmenliği, mesleğimi çok seviyordum.”

T24’te Şirin Payzın’ın yaptığı röportajlarda 140 bin KHK mağduru adına sorunlarını anlatan öğretmen ve memurların hikayeleri şöyle:

Öğretmen Münir Korkmaz: Günlerce her zil çaldığında ağladım

29 Ekim 2016’da KHK ile ihraç edilen Münir Korkmaz, 29 yıllık öğretmendim. Hakkımda bir tek soruşturma dahi yoktu. Evime yakın çalışıyordum. İyi bir öğretmendim. Ama KHK ile ihraç edildim. İhraç edildikten sonra günlerce zil seslerinde ağladım. Çünkü öğretmenliği, mesleğimi çok seviyordum. Bu süre sonrasında ailemden, sendikamdan, toplumsal çevremden destek gördüğüm gibi, toplum da şöyle bir algı da oluştu. Bunlar vebalı, bunlar tehlikeli. Çünkü hakkımızda hiçbir iddianame, bir soruşturma olmamasına rağmen, bizi terör örgütü üyeliğiyle suçladılar. Bu çok haksız bir şeydi bizim için.

Bu süreçte 140 bin kişi işsiz kaldı. Dünya tarihinde görülmemiştir. Hiçbir yerde çalıştırılmıyoruz. TC’niz girdiği anda KHK’lı olduğunuz ortaya çıkıyor. 31 Mart’ta CHP’den aday olmuştum. Adana Çukurova belediyesinde meclis üyesi oldum. 1.5 ay görev yaptım. İsimli ihbarla mazbatam elimden alındı.

Öğretmen Ali Aslan: Çalışma haklarımız, sağlık sigortamız,seyahat özgürlüğümüz elimizden alındı

656 sayılı KHK ile ihraç oldum. 21 yıllık öğretmenim. Hakkımda herhangi bir somut suçlama yok. Ki benim gibi 4500 kişi için de aynı şey geçerli. İki buçuk yıl geçmesine rağmen, bu dahi yaptıkları okul, mahalle, komşu, polis, emniyet istihbaratlarına rağmen hiçbir suçlama bulamadılar. Mahkeme yolu kapalı. OHAL komisyonundan dönüyor dosyalarımız. Onlarda görüşülmedi. Çalışma haklarımız elimizden alındı. Eşimizin sağlık sigortası üzerinden sağlık hizmetleri alabiliyoruz. Bekar olanlar ya da eşi de çalışmayanlar hiçbir sağlık hizmeti alamıyor. Bunun yanında KHK’lı olduğumuz için kimse bizimle de çalışmak istemiyor. Seyahat özgürlüğümüz de elimizde yok.

Ramazan Çıngır: 180 gün kemoterapi ilaçlarımı alamadım, bu süreçte psikiyatri ve hemotoloji hastası olduk

MEB’te 16 yıl memur olarak çalışmaktaydım. 1 Eylül 2016’da ihraç edildim. İhraç edilmemin sebebi, mahallemdeki bir memurun ismimi vermesi. Bunu kendisinden sonradan öğrendim. 180 gündür kemoterapi ilacım ödenmediği için çok mağduriyetler yaşadım. Oğlum, devlet parasız yatılı bursluluk sınavına girerken öğretmenine şunu soruyor: Hocam ben de KHK’li birinin çocuğum, bu sınava girebilir miyim? Yaşadığımız travmalar çok büyük. Psikiyatri ve hemotoloji hastası olduk. Bir katı bile çıkmakta güçlük çekiyoruz.

Devlet Memuru İnci ….: Hala iş bulamıyoruz, sigortasız çalışıyoruz

677 KHK ile ihraç edildim. Mahkemelere başvurumuz incelenmeksiniz reddedildi. Maddi manevi terörize edildik. Kurumlardan ayrıldığımızda arkadaşlarımız bize terörist diye baktı. Aramadılar, sormadılar. İş bulmakta zorlandık. Kimliğimizi sakladık. Sigortasız çalışıyoruz. İş güvenliğimiz yok. Özlük haklarımız yok.  Geleceğimizi görmüyorum. Tamamen gri bir alan görüyorum. Haklarımızı alıp alamayacağımızı bilmiyorum.

 

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin