KHK bilançosu: 15 üniversite kapatıldı, 9 bin 92 akademisyen tasfiye edildi; Türkiye Suriye ve Rusya ligine düştü

15 Temmuz sonrası KHK süreçlerinde üniversitelerden uzaklaştırılan akademisyen sayısının sanıldığından çok daha yüksek olduğu ortaya çıktı. İnsan Hakları Örgütü AST’nin hazırladığı rapora göre 6 bin 81’i devlet üniversitelerinden, 3 bin 11’i kapatılan vakıf üniversitelerinden olmak üzere toplam 9 bin 92 akademisyen sistem dışına itildi. 27 Mayıs darbesinde 147, 12 Eylül’de ise 71 akademisyenin mağdur edildiği göz önüne alındığında son tasfiyenin Cumhuriyet tarihinin en büyük akademik kıyımı olduğu anlaşılıyor.

Abdülhamit Bilici ile Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman’ın sunduğu Houston merkezli “Kum Saati” programında, 15 Temmuz sonrası akademide yaşanan tasfiyelerin boyutu ve Türkiye’nin bilim dünyasına etkileri ele alındı. Programa konuk olan Arkansas Tech Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Halidun, akademiyadaki faciayı, ülkeye faturasını ve kapatılan Melikşah Üniversitesi’ndeki çalışmaları ile KHK sürecini anlattı.

Bir KHK mağduru olan Prof. Dr. Mehmet Halidun’un açıkladığı verilere göre, KHK süreçlerinde toplam 9 bin 92 akademisyen üniversitelerden uzaklaştırıldı. Bu rakamın 6 bin 81’ini devlet üniversitelerinden ihraç edilenler, 3 bin 11’ini ise kapatılan 15 vakıf üniversitesindeki akademisyenler oluşturdu.

Programda, daha önce kamuoyunda sıkça dile getirilen “6-7 bin akademisyen” söyleminin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Verilerin, İnsan Hakları Örgütü AST’nin hazırladığı kapsamlı rapor çalışması sırasında KHK listelerinin tek tek incelenmesiyle ortaya çıkarıldığı ifade edildi.

“27 Mayıs’ta 147, 12 Eylül’de 71 akademisyen mağdur edildi”

TR724’te yayınlanan Kum Saati’nde, geçmiş darbelerle karşılaştırma da yapıldı. 27 Mayıs darbesi sonrası 147 akademisyenin üniversitelerden uzaklaştırıldığı, 12 Eylül döneminde ise bu sayının 71 olduğu belirtildi. 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan 9 bin 92 kişilik tablo için “Cumhuriyet tarihinin en büyük akademik tasfiyesi” değerlendirmesi yapıldı.

Programın sunucularından KHK’lı Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman, “147 akademisyen tırpanlandı diye başlık atılmıştı. 9 bin 92 kişilik tablo için nasıl bir ifade kullanılabilir?” diyerek yaşananların boyutuna dikkat çekti.

“KHK ile sadece insanlar değil, bilimsel birikim de tasfiye edildi”

Prof. Dr. Mehmet Halidun, bir akademisyenin yetişmesinin onlarca yıllık süreç gerektirdiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir akademisyenin yetişmesi için lisans, yüksek lisans, doktora, araştırma ve deneyim süreçleri gerekiyor. Tam verimli çağınıza geldiğinizde bir gecede sistem dışına itiliyorsunuz. Bu sadece bireysel bir mağduriyet değil, ülke için büyük bir kayıp.”

Halidun, kapatılan üniversitelerin sadece binalardan ibaret olmadığını, binlerce akademisyenin, öğrencinin ve araştırma projesinin aynı anda yok edildiğini söyledi.

Melikşah Üniversitesi örneği: 7 yılda Türkiye’de 34. sıraya yükseldi

Programda KHK’larla kapatılan Melikşah Üniversitesi örneği üzerinden kıyımın boyutu gözler önünde serildi. Üniversitenin kuruluşunda görev alan Prof. Dr. Halidun, üniversitenin kısa sürede Türkiye’de ilk 34’e yükseldiğini, TÜBİTAK ve Sanayi Bakanlığı kriterlerinde önemli başarı elde ettiğini anlattı.

Halidun, üniversitede yürütülen projelerin toplam büyüklüğünün 8 ila 10 milyon dolar seviyesine ulaştığını söyledi. Kayseri sanayisiyle ortak yürütülen projeler arasında insansız hava araçları için geliştirilen hafif piston sistemleri, karbon kompozit üretimi, kriyojenik laboratuvar çalışmaları ve süper iletken kablo araştırmaları da yer aldı.

“Üniversite kapatıldıktan sonra oradaki her şey bir anda yok olmuş oldu” diyen Dr. Halidun, alınan patentlerin ve laboratuvar altyapısının da dağıldığını ifade etti.

“Türkiye akademik özgürlükte en dip ülkeler arasında”

Programda akademik özgürlük verileri de gündeme geldi. Hazırlanan raporda, 2016 yılının akademik özgürlük açısından kırılma noktası olduğu belirtildi.

Academic Freedom Index verilerine göre Türkiye’nin; araştırma özgürlüğü, akademik ifade özgürlüğü, kurumsal özerklik ve kampüs bağımsızlığı gibi kriterlerde ciddi gerileme yaşadığı ifade edildi. Yayında Türkiye’nin akademik özgürlük bakımından “Suriye, Mısır ve Rusya ile aynı ligde” gösterildiği belirtildi.

“Üniversiteler bilgi üretmek yerine propaganda mekanizmasına dönüşüyor”

Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman, özellikle sosyal bilimlerde baskı ortamının üniversiteleri işlevsiz hale getirdiğini savundu.

“Eleştirel aklın gereğini yapan 9 bin akademisyen tasfiye edildi. Geriye kalanlar da korku ikliminde hareket ediyor. Böyle bir ortamda akademik kültür oluşmaz” diyen Çaman, Türkiye’de üniversitelerin uzun vadeli bir korku kültürü içine sürüklendiğini söyledi.

Programda ayrıca, Web of Science ve Scopus verilerinde 2016 sonrası ciddi yayın düşüşleri görüldüğü belirtildi. Akademik üretimde yüzde 5 ila 6 seviyesinde gerileme yaşandığı ifade edildi.

“Bir gecede 9 bin akademisyeni sistem dışına attılar”

Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de akademisyenlerin kişisel hikayeleri oldu. ABD’ye geldikten sonra bir dönem Uber şoförlüğü yaptığını anlatan Halidun, daha sonra yeniden akademiye döndüğünü söyledi.

Bugün Arkansas Tech University bünyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Halidun, Türkiye’ye dönüş konusunda ise “Türkiye’ye kırgınlık var” ifadelerini kullandı.

“Bir gün mağdur edilen herkes haklarını alacak” diyen Halidun, yaşananların Türkiye’nin bilimsel gelişiminde uzun süre hissedilecek bir kırılma oluşturduğunun altını çizdi.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin