Kemalist Sol’un düşen maskesi

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Demokrasi teorilerinin en klişe cümlelerinden biridir: demokrasinin göstergesi bir ülkede iktidarın değil muhalefetin olmasıdır. Hiç bir laboratuvar Türkiye kadar verimli bir deney imkanı sunamazdı. Muhalefetin olmadığı ya da varmış gibi rol yaptığı ülkelerde yaşanabilecek herşey bizim topraklarda sahneleniyor. Ve bir ülke Titanik gibi yavaş yavaş batıyor. Muhalefet rolüne soyunanlar güvertede çalmaya devam eden orkestra gibi. Adamlara haksızlık ettiğimin farkındayım zira onlar birazdan gelecek ölümü güzel karşılamanın çabasındaydı. Bizimkiler ise kaptanın yalanlarına payanda olmanın ve kamaralardan ziynet eşyası götürmenin peşindeler.

Ülkede bütün kurumlar ortadan kalkmış, her şeyin çivisi çıkmışken, ekonomi dibe vurmuş, işsizlik ve enflasyon bitiş sirenini avazı çıktığı kadar bağırıyorken, sesi çıkan, politikalar üretip hükümeti sallayan bir muhalefetin olmaması garip değil mi?

Adına muhalefet denen partilerin sokağın gündemiyle neredeyse hiç ilgilenmeden Saray’ın gündemiyle hemdem olmasına anlam vermek çok zor.

Ne işsizlik, ne yüksek enflasyon, ne pahalılık, ne hukuksuzluk, ne yüzbinlerce kişinin garip gerekçelerle görevinden ihraç edilmesi, tutuklanması, ne hamile kadınların derdest edilip insanlık dışı muamelelerin maruz kalması, ne hasta tutukluların tedavileri, ne seçilmiş belediye başkanlarının uyduruk bile olmayan gerekçelerle görevlerinden uzaklaştırılıp tutuklanması. Hiç biri muhalefeti harekete geçirmiyor, onların gündemine girmiyor hatta umurlarında olduğuna dair bir belirti de yok.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bu kadar sorun varken ve ortalama zekayla bile gökkubbeyi iktidarın başına yıkması beklenirken muhalefet partilerinin bu konuda hiçbir şey yapmayıp Recep T. Erdoğan gibi ‘Fetö’ ile yatıp kalkmasının beceriksizlik değil iradi bir politika olduğu artık gün gibi açıktır.

Sadece CHP değil bu ülkede kendine muhalefet diyen kaç tane aydın hukuksuzluklar ve anti demokratik uygulamalarla ilgili bir söz söylüyor ya da tepki gösteriyor?

Göstermiyor çünkü Kemalist solun rüyasını, hülyasını bizzat Recep T. Erdoğan gerçekleştiriyor. Dini olan her şeyin kökünü kazımak CHP içindeki kliklerin ve bütün Kemalist solun gizli ve açık ajandasındaydı ve bundan hiçbir zaman vazgeçmediler.

Bunca yıllık rüyasını gerçekleştirdiği için Recep T. Erdoğan’a sarı muhalefet olmuş, onu bu işlerden alıkoyacak hiçbir eylem yapmamıştır. Hem CHP hem Kemalist elitler muhalefet edeceğim numarasıyla bütün ülkeyi sadece oyalamış, muhalefetten medet uman herkesi kandırmıştır.

Anayasanın rafa kaldırılıp 83 Anayasasını bile arar hale geldiğimiz şu günlerde, yüz binlerce insan yasalarının suç saymadığı eylemlerden dolayı hapislerde yattığı bir zamanda hem muhalefet partileri hem de muhalif aydınlar hukuk ve adalet üzerine neredeyse hiç konuşmuyor.

Konuşmadıkları gibi sağa sola kimlerin daha çok falancı olduğunu ihbar ve ispatla vakitlerini geçirmeleri de gösteriyor ki bugün Saray eliyle yürütülen soykırımdan en büyük hazzı Kemalist solcular alıyor. Bunların ağızlarında ne adalet, ne hukuk, ne herkesin kanunlar karşısında eşitliği, ne suçun şahsiliği gibi şeyler var. Söylemlerinin ve rüyalarının arka planında suçlu olup olmadığına bakılmaksızın hep birilerinin köklerinin kazınması var. İktidarı neredeyse sadece birilerinin köklerinin kazınmasında yavaş davranılmasından dolayı eleştiriyorlar.

Gezi Davası’nın beraatla sonuçlanması ve başta Osman Kavala olmak üzere sanıkların serbest kalmasıyla iyice anlaşılıyor ki hükümet rotayı yeniden batıya çevirdi. Kavala’nın yeniden gözaltına alınması hükümetin Batı’ya dönmesinden rahatsız olanların bir hamlesi ancak bu hükümetin yeni rotasını etkileyecek bir şey değil.

Görünen o ki bundan sonra muhalefet ve Kemalist sol çok daha yoğun bir şekilde fetö cümleleri kuracak, maskesini daha çok indirecek ve soykırımda bayrağı devralacak.

1 YORUM

  1. Hemen hemen hiç konuşulmayan yalın gerçeği yazmışsınız. Sol kesimin büyük çoğunluğunun bu sinsiliği başından beri dikkatimi çekiyor. 15 Temmuz’un ne olduğunu çok iyi bildikleri halde bilerek, isteyerek ve severek yuttular. Yıllarca gökte aradıklarını bir anda yerde bulmuş gibi…
    Halbuki, herkesin bildiği ve onların da övünerek söylediği gerçek: Türkiye’nin en eğitimli, sorgulayan kesimi onlar.
    Cemaati bitirme adına Türkiye’nin batmasını, dağılmasını bile umursamıyor görünüyorlar.
    Tutarlılık zaten eskiden yoktu onlarda: demokrasi, insan hakları, insanca yaşama istiyorlardı, ama sadece kendileri için…
    Fakat şimdi bu ikiyüzlülükleri zirve yaptı: memleketin göz göre göre batması pahasına yapıyorlar bunu…
    Türkiye’de şu anda Osmanlı’nın son devirlerine benzer bir durum yaşanıyor. Akıbet de benzer olabilir. Türkiye’yi çok sevenler şimdiden oturup ağlasa isabetli olur herhalde. Belki bir faydası olur, iş işten geçmeden…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin