Kılıçdaroğlu, son kez aday olduğunu açıkladı: Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 38. Olağan Kurultayı’nda yaptığı konuşmada son kez genel başkan adayı olduğunu açıkladı. “Ben de bir sonraki kurultayda sizlerin arasında oturup seçilen yeni genel başkanımı alkışlayacağım.” diyen Kılıçdaroğlu’nun, İYİ Parti lideri Meral Akşener’le ilgili isim vermeden kurduğu cümleler de dikkat çekiciydi: “6 parti bir araya geldik. Güçlendirilmiş parlementer sistem için çalışmalar yaptık. İş, cumhurbaşkanlığı adaylığının seçilmesine gelince masadan kalkmalar ve masaya geri dönmeler geldi. Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım.”

Usta Nazım’ın dediği gibi ateşi ve ihaneti gördük ama yılmadık, yıkılmadık. Yapılan bütün kumpaslara, yalana dolana rağmen, çalıştık, yılmadık, yıkılmadık asla ve asla boyun eğmedik. Yolu doğru olanın yükü ağır olur, hançerle beraber yükümüz ağırdı. Beni asıl üzen sırtımdaki yük değil sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık.

CHP 38. Olağan Kurultayı ‘İkinci Yüzyılda Demokrasi ve Birlik Kurultayı’ sloganıyla bugün Ankara’da başladı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun divan başkanı olması için delegeler aracılığı ile oylama yaptı. Yapılan oylamanın ardından İmamoğlu oy çokluğuyla divan başkanı seçildi. CHP Genel Başkanlığı için yeniden aday olan Kemal Kılıçdaroğlu’nün konuşmasından bazı bölümler şöyle:

100 yıllık bir tarih her siyasal partiye nasip olan bir tarih değildir. 100 yıllık tarih içerisinde genel başkanlarımız tutuklandı, hapse girdi. Yılmadık. Şimdi 100. yılımızı kutluyoruz. Türkiye’de hiçbir partiye nasip olmayacak tarihi beraber yaşıyoruz. Biz Kuvayi Milliyecilerin partisiyiz. Biz Atatürk’ün partisiyiz.

Bu salon diğer partilerin kurultaylarına benzemez. Bu salonda 5’li çeteler, oligarklar, uyuşturucu baronları yok. Bundan sonra da asla olamayacaktır. Bu salonda mafya bozuntuları, rüşvetçiler yok. Bundan sonra da olmayacaktır.

3 temel noktayı ifade edeyim; Partinin yükünü taşıyan örgütlerdir. Örgütler 100 yıllık birkiminin temel taşlarıdır. Ben dahil hiç kimse; kendisini partisinin üzerinde göremez. 7 madde halinde ülkenin içinde bulunduğu tabloyu ilginize sunacağım;

Bugün içinde bulunduğumuz koşullarda anayasa fiilen askıya alınmıştır. Saray devleti çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıyadır. Yoksulluğu yaymak ve derinleştirmek, milyonları yardıma muhtaç hale getirmek Saray’ın politikası haline gelmiştir. Yoksulluk bir anlamda kabullenerek sürdürülebilir bir kültür haline dönüştürülmüştür. Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdilerki yasa dışı zenginleşme hayranlıkla izlenir hale geldi.

Türkiye, fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır. İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapmak Saray’ın politikası haline gelmiştir. Bir kan denizine dönüşen Filistin’de bile Türkiye’nin sözü geçmemektedir.

Türkiye, para karşılığı yanlış dış politikalar sonucu sığınmacı deposu haline dönüştürülmüştür. Bu 7 madde tablonun bir yüzüdür. Saray’ın ahlaki ve siyasi meşruiyetinin artık sorgulanması gerekir.

BEN HİÇBİR ZAMAN UMUDUMU KAYBEMEDİM

Bu tablonun diğer yüzü, biz CHP’lilere verilen görevi göstermektedir. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getirmek ve var olan sorunları çözmek durumundayız. Elbette bütün bunlar olurken asla umutsuzluğa kapılmayacağız. Biz umudumuzla, tarihe yön vereceğiz. Atatürk, “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” der. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim. Bu salondaki hiç kimsenin umudunu yitirmeye yetkisi de hakkı da yoktur!

Tarihin bize yüklediği zorunluluk. 6 lider oturduk. bu tabloyu kısmen anlattım ve kendilerine şunu söyledim; Ülkede demokrasi yok. Bir sorunlar yumağı haline geldi. Biz 6 lider tarihin bize getirdiği sorumluluğu yapmak zorundayız.

SIRTIMDAKİ HANÇERLERLE…

Uzun uzun anlattım. 6 parti bir araya geldik. Ülkeyi nasıl yöneteceğimiz için oturduk çalıştık. Ortak mutabakat metni hazırladık ve halkımızla paylaştık. Güçlendirilmiş parlementer sistem için çalışmalar yaptık. İş, cumhurbaşkanlığı adaylığının seçilmesine gelince masadan kalkmalar ve masaya geri dönmeler geldi. Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım.

Usta Nazım’ın dediği gibi ateşi ve ihaneti gördük ama yılmadık, yıkılmadık. Yapılan bütün kumpaslara, yalana dolana rağmen, çalıştık, yılmadık, yıkılmadık asla ve asla boyun eğmedik. Yolu doğru olanın yükü ağır olur, hançerle beraber yükümüz ağırdı. Beni asıl üzen sırtımdaki yük değil sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık.

NEFES ALAMADAN DEĞİŞİM SÖYLEMLERİ BAŞLADI

Daha nefes alamadan değişim söylemleri başladı. Değişim söylemlerini dillendirenler uzun süredir değişmeyenlerdi. Ama seçimden sonra ilk işim onları değiştirmek oldu. Hayatın kendisi değişir zaten. En büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir.

Örneğin ne diyorlardı? Bu cehape varya, Sivas’ın ötesine gidemiyordu diyorlardı. Peki bugün, oralardan milletvekili çıkardık. Hangi değişimden söz ediyorsunuz? Girilemeyen yerlere girdik.

CHP HALKIN PARTİSİDİR

Değişimci olunca değişmeyen arkadaşların çok sık dillendirdiği bir şey var; “CHP sağa kaydı”. Bunlar sağın da solun da ne olduğunu bilmiyor. Çok açık ve net. CHP halkın partisidir. 6 okumuzdan birisi halkçılıktır. Avrupa’nın en güçlü sosyal demokrat partisi CHP’dir. Değişimin içinde olanlar değişimi fark edemezler. Biz muhalefet politikamızı da değiştirdik. Sosyal kimlikler üzerinden politika üretmeye başladık. Bazı arkadaşlarımızın sosyal kimliğin ne olduğundan haberi olmayabilir.

Bizim sağa kaydığımızı söyleyenler! Çöpten kağıt toplayanların yanına kim gitti? Bu kardeşiniz gitti. Sendikaların bile doğru dürüst sahip çıkmadığı taşeron işçileri örgütledik. İktidar en son kadro vermek zorunda kaldı. Bu sağcılık mıdır solculuk mudur?

Biz kimsesizlere sahip çıktık, onların sesini yükselmek için mücadele ettik. Hangi siyasi parti apartman görevlilerinin yanında gitti? Ben, haramzadelerin sofrasına oturmadım. O insanların sofrasına oturdum. Onlar da bizim Halil İbrahim sofrasına oturdu, dertlerini anlattı.

Benim sırça köşklere ihtiyacım yok, benim evim benim sarayımdır. Saray’ın sofrasına gidip diz çökmedim. Doğru bildiğimi hak için adalet için savunacağım!

KİMLERİN NEYİ BEKLEDİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUM

Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için başka partilerin CHP’ye müdahale etmesine izin vermeyeceksiniz. Kimlerin neyi beklediğini, CHP’yi nasıl karıştırdıklarını çok iyi biliyorum. Bu örgüt Türkiye’nin çimentosudur.

Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak için SADAT’ın kapısına dayanıp meydan okuyacaksınız. Bay Kemal’in yol arkadaşı olacaksan Bay Kemal’i arkadan hançerlemeyeceksin. Hangi badireleri atlattığımızı, verdiğimiz mücadeleleri ne çabuk unuttunuz? Kimse unutmasın! Gemiyi limana sağlam götürmek yine kaptanın görevidir. Kaptan olarak gemiyi sağlam olarak limana götüreceğim.

Tüzük kurultayında değişim nasıl olur, sadece Türkiye değil tüm dünya görecek! Yüzde 50 cinsiyet kotası getireceğiz. En zayıf halkamız bugüne kadar çözmekte en zorlandığımız kısım ev kadınları… Evlere girmemiz lazım, sorunlarını onlardan dinlememiz lazım. 6-7 ayda 100 bin yeni kadın üyeyi partimize kaydettik. Kadın üye sayımızı artırın. Her yerde her zaman ön seçim olacak. Genel sekreterlik makamını güçlendireceğiz. İç denetim mekanizmasını getireceğiz. Bizim değişimden anladığımız yeniyi inşa etmektir.

SON KEZ ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI!

Ben de bir sonraki kurultayda sizlerin arasında oturup seçilen yeni genel başkanımı alkışlayacağım. Benim kişisel bir mücadelem yok. Tek isteğim halkımın gönlünde taht kurmaktır. Tarihi sorumluluk bizim sırtımızda. Önümüzde yerel seçimler var. Daha manisayı bursayı balıkesiri denizliyi alacağız.

1 Yorum

  1. Başarı orduya başarısızlık Komutana aittir. Düğün bitti artık, bugünkü mazaretlerin bizi ahmak yerine koymak anlamına gelir. onun için keşke CHP hiç olmasaydı diyoruz. CHP toptan yerine dibine batsaydı AKP bu kahpelikleri yapamazdı

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin