Kaybeden, milli takım oluyor! [ANALİZ-EFE YİĞİT]

Arda Turan, Türk futbolunun son dönemde yetiştirdiği en önemli yıldız. Dünya devi Barcelona’da bu sezon kadronun değişmezleri arasında yer alan Arda Turan’ın Fatih Terim tarafından milli takıma alınmaması beraberinde bir çok soru işaretlerini barındırıyor. Terim, ‘yıldız oyuncuya’ kafayı takıp kadroya almayan ilk hoca olmadığı gibi son da olmayacak. Önce Terim – Arda Turan arasında yaşananlara sonra bitmeyen yıldız oyuncu – hoca çekişmelerine bakalım.

Türkiye, Euro 2016’ya gelirlen hedefi oldukça yüksekten tutmuştu. Euro 2008’te oynanan yarı finalden sonra bu kez hedef finaldi! Hırvatistan ve özellikle İspanya karşısında ortaya konan etkisiz ve ruhsuz futbol kamuoyundan tepki çektiği bir anda ortaya sürpriz bir şekilde ‘prim krizi’ çıktı. Federasyonun, Euro 2016’ya katılım için oyunculara 500 bin Euro prim verirken, bu rakamın her oyuncuya eşit verilmediği ortaya çıkıyordu. Örneğin tüm maçlarda forma giyen Burak Yılmaz, tam prim almamıştı. Kaptan Arda Turan’a gelen bazı oyuncular ‘az prim’ aldığını belirterek, Terim’le konuyu konuşmasını istemeleriyle başlayan süreç, Fatih Hoca’nın ‘kararlarımı kimse sorgulayamaz’ noktasına geliyordu. Sır olarak kalması gereken Terim – Arda Turan ‘prim’ görüşmesi çarşaf çarşaf basında yer alıyordu. Usta bir el Hırvatistan ve İspanya maçlarının faturasını ‘prim düşünen oyunculara’ çıkarıyordu.

arda

Euro 2016’da gruptan çıkamayıp evimize dönerken,  hezimetin bahanesi prim kavgası oluyor, fatura oyunculara çıkıyor, Terim süreçten ‘yara almadan’ çıkıyordu.

Terim, Euro 2016’daki başarısızlığın faturasının ‘yıldız oyuncular’ olduğunu göstermek için Arda Turan başta olmak üzere Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Caner Erken gibi isimleri 2018 Dünya Kupası elemelerinde kadroya almadı. Aslında her turnuvadan sonra teknik adamlar bazı oyunculara milli takıma katkısından dolayı teşekkür eder, yeni ve genç oyuncularla yeni bir kadro oluştururdu. Benzer durumu Terim, Euro 2016 değerlendirmesini yaptığı bir basın toplantısıyla açıklamış olsaydı belki sorun olmazdı. Ancak herşeye rağmen Arda Turan şuan için Türkiye’nin tartışmasız tek yıldız ismidir. Terim, Barcelona’ya FİFA’nın verdiği cezadan dolayı Arda’nın 6 ay top oynamadan neden milli takıma aldığını ve formunun zirvesinde olduğu halde neden almadığını kamuoyuna açıklamak zorundadır. Arda Turan 29 yaşında ve hem tecrübe hem de form olarak kariyerinin zirvesinde yer alıyor.

Terim’in Arda’sız milli takım planı 2018 Dünya Kupası elemelerindeki ilk maçında deplasmanda oynadığımız Hırvatistan maçında kısmen tuttu. Güçlü rakibimizden 1 puan alarak gruplara başlamak bizim için bir avantaj. Ancak şuanki form grafiğine baktığımızda Arda Turan’a ülke olarak ihtiyacımız var. Arda Turan, Barcelona formasıyla bu sezon 9 resmi maçta forma şansı bulurken, 5 gol atıp 4 asist yaparak, Katalan ekibinin en başarılı isimlerinden biri oldu.

Terim – Arda Turan benzeri olayları daha önce Ersun Yanal – Hakan Şükür, Abdullah Avcı – Selçuk İnan’la yaşamıştık. Bu olayların hepsinde kaybeden Milli Takım olmuştu. Yanal, Hakan Şükür’e en verimli zamanında milli formadan uzak tutarken, benzer durumu Selçuk İnan, Abdullah Avcı ile yaşamıştı. Yanal ve Avcı, Milli takımda ‘patron benim’ mesajı verme uğruna yıldızları keserken, Terim ise patronluktan ziyade Euro 2016’daki başarısızlığın adresinin Arda Turan başta olmak üzere Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Caner Erkin’e ait olduğunu göstermenin peşinde. Terim’in bu planı işlerse sorun yok! Ya tersi olursa Türkiye 2018 Dünya Kupası biletini kaçırıp bedelini ağır öder.

Euro 2016’ya beklentiyle gelip başarısız olan ülkelerin hocaları görevi bırakırken Fatih Terim usta bir manevrayla sorumluluğu oyuncuların üzerine yıkıp, koltuğunu sağlama aldı. Bunu yaparken basının, federasyonun ve devlet erkanının desteğini alması, Türkiye’de başarısızlığın ödüllendirildiğinin bir başka göstergesi oldu.

Gelelim Terim – Arda Turan olayının dünyadaki benzerlerine. İspanyol futbolunun efsane ismi Raul Gonzalez 2006 Dünya Kupası’ndan sonra teknik patron Luis Aragones’in gazabına uğrayarak milli takımdan uzak kalıyordu. Raul, oynadığı başarılı futbola rağmen Aragones tarafından kadroya bir daha alınmadı. Fransız futbolunun efsaneleri David Ginola ve Jean Pierre Papen formlarının zirvesinde olduğu bir dönemde teknik patron Aime Jacquet tarafından milli takımdan uzaklaştırıldı. Fransa’ya Euro 2000’de şampiyonluğu getiren golün sahibi David Trezeguet’de teknik adam hışmına uğrayanlardan biri oldu. Juve formasıyla Serie A’da 20 gol atan Trezeguet, Almanya 2006 finalinde kaçırdığı penaltı sonrası gözden düştü ve milli formaya hasret kaldı. 1994 Dünya Kupası’na damga vuran isim şüphesiz Romario’ydu. Brezilya 24 yıl aradan sonra kupayı kazanırken, Romario kupanın yıldızı oluyordu. Brezilya’nın 1998 Dünya Kupası kadrosu açıklandığında ise futbol dünyası büyük bir şok yaşıyordu. Teknik patron Mario Zagolla, kadroda Romario’ya yer vermiyordu. Yıldız oyuncu bir çocuk gibi gözyaşı dökerek milli takımdan uzak kalmanın üzüntüsünü yaşıyordu.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin