Katliam hazırlıkları hızlandı [Tr724 e-Gazete MANŞET]

Türkiye’de “derin devlet” denilince akla gelen ilk isimlerden Mehmet Ağar, “son günlerde Emniyette bizim zamanımızdaki gibi yapılanma görüyorum” diyerek mutluluğunu dile getirmişti. “Bizim zamanımız” dediği fail-i meçhul cinayetlerin patlama yaptığı, işkencenin zirveye çıktığı 90’lar…

Ağar’ın, TBMM Darbe Komisyonu’ndaki sözlerinin üzerinden iki gün geçmeden, AKP aleyhine haberler yaptığı için Can Dündar’a suikast düzenleyen ‘milis’ tahliye edildi. Aynı günün akşamında ise CHP Milletvekili Eren Erdem’in katıldığı konferans tekbirlerle basıldı.

SİLAHLI ‘AK MİLİS’ ORDUSU

Toplumun bir kesiminin silahlandırılıp milis gücüne dönüştürüldüğüne ilişkin ilk sinyalleri veren muhalefet saflarından bir milletvekiliydi. CHP Milletvekili Gürsel Tekin, 15 Temmuz sonrası bireysel silahlanmada kaygı verici bir artış olduğuna rakamlarla dikkat çekti. Tekin’in verdiği rakamlarda olağanüstü artış net biçimde görülüyordu. Son 4 yılda 8 milyon kişiye silah ruhsatı verilmişti. Nüfusun yüzde 10’undan fazlasının birkaç yıl içinde silahlandırılması anlamına geliyordu bu. Oranlara bakıldığında ise silah ruhsatı sahibi kişilerin oranının son 4 yılda yüzde 50 artarak, 25 milyona ulaştığı görülüyordu.

AKP’lilere silahlanma çağrısını ilk olarak 20 Mayıs 2015’te TRT’deki programda Erdoğan’ın Başdanışmanı Yigit Bulut yaptı. Bulut, “İki tabancam yüzlerce de mermim var. Ben sağken kimse Erdoğan’a dokunamaz” diyerek ölüm bahsini ilk açan isim oldu.

Ardından AKP’nin en güçlü trol hesaplarından “Sağlam irade” Kürtleri satırla doğramak gerektiğini ifade eden tweet’iyle gündem çekti. (https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS2X7wbawUb7Ymcc5Jk6ptmKciPf8O_IrBclz7exIAs2vn_UVkkj6UIh_vRjQ)

Düğününe Erdoğan’ın ve Sedat Peker’in katıldığı ‘Sağlam İrade’nin dediği gibi de oldu Güneydoğu’da şehirlere tanklarla operasyonlar başladı. Binlerce insan hayatını kaybetti, şehirler yok oldu. Jitem’in 90’lı yıllardaki faili meçhul yöntemlerinin kullanılmasını açıkça isteyen ise bir AKP’li gazeteci Ömer Turan’dı.

(https://pbs.twimg.com/media/CHE8o81W8AEzgvu.jpg )

Kürtlere yönelik katliam çağrısını, Alevi mahalleleri için katliam çağrısı izledi. İstanbul’daki 5 Alevi mahallesinin patlatılması ve ezilmesi çağrısıydı bu…

( https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRzNiXCm-ciuaobcJYZE1y5OYdgIhhXSExhHsp6IEJaBz4BV1U-cCSupkof )
Bu çağrılar ve AKP yönetiminin normalde Türkiye’de oldukça sıkı olan bireysel silah kullanma ruhsatı yetkisini olabildiğince gevşetmesiyle birlikte, hayal edilen milis gücü kurulmuş gözüküyor. Gazeteci Can Dündar’ın kurşunlanması, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük şehirlerde düzenli olarak her gece hemen her mahallede ‘birilerinin’ ardı ardına havaya ateş açmaları önemli göstergeler.

VALİDEN HALKA SİLAH SÖZÜ

AKP’nin bir plan çerçevesinde halkı silahlandırdığına ilişkin en açık sözler ise Recep Tayyip Erdoğan’ın doğduğu şehir olan Rize’nin valisi Erdoğan Bektaş’a aitti.

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, valilik bünyesindeki Köylere Hizmet Götürme Birliği’ne bağış yapılması koşuluyla silah ruhsatı vermeye başladıklarını belirterek, yoğun taleple karşılaştıklarını söylüyor ve “Manisa’da 2 yılda verdiğim silah ruhsatının 5 katını Rize’de 3 ayda verdim” diyordu.

Vali’nin halka doğrudan silah verme konusundaki sözleri ise hemen devamında geldi: “15 Temmuz bir daha olursa silahlarınızı ben temin edeceğim.”

İç savaş hazırlığının devletin resmi bir üst düzey bürokratı tarafından açıkça itiraf edilmesiydi bu.

ÜÇÜNCÜ ETAP

Kürtler ve Alevilere yönelik katliam hazırlığının bir ayağı da Cemaat’e yönelik. AKP’li fanatik isimler, Cemaat mensuplarının toplu olarak infaz edilmeleri için hazırlık yapılması gerektiğini dile getirmekten çekinmiyorlar.

Cemaate yönelik en önemli katliam hazırlığı hali hazırda tutuklu olan 30 bini aşkın insanla ilgili. Cezaevlerinde tutulan Cemaat tutuklularının hepsinin infaz edilmesinin planı açıkça dile getiriliyor. Ardından da toplumun geniş kesimine yayılacak bir iç temizlik yapılması. Ancak bu kez “gözaltı-tutuklama-işkence” üçlemesi değil doğrudan “öldürme” mekanizmasının işletileceği görülüyor.

‏@ustunn_ahmet Twitter hesabından aynen şu iki tweet’i yazmıştı:

“Yeni bir kalkışma olduğu anda cezaevlerinde bulunan tüm FETÖ’cülerin anında öldürülülebilmesi için gerekli tüm tedbirler alınmalıdır..”

“Öncelikle FETÖ cülerin bulunduğu cezaevlerinde başka tutuklu ve hükümlü olmamalıdır..Özel İnfaz timleri buralarda olmalıdır..”

(NOT: Yazım hataları, tweet’lerin sahibine aittir.)

Bu plana zemin hazırlanması için devreye giren ise yandaş medya oldu. Hükümet medyasında cezaevlerinin havalandırma boşluklarında bulunan yazılarda Cemaat mensuplarının isyan hazırlıklarında olduklarına ilişkin notlar bulunduğu haberleştirildi. Ortada ne not vardı ne de o notun hangi kalemden çıkmış olduğuna ilişkin kriminal rapor. Oysa tutukluların hepsinin parmak izi, el yazıları gibi doneler zaten cezaevi yönetiminin elinde vardı. Amaç planlanan için kamuoyu oluşturmaktı ve haber de bunun için kurgulanmıştı.

Toplumdaki cadı avının planlanması ise Erdoğan’ın Saray’ından eksik olmayan muhtarların faaliyetlerinden rahatlıkla görülebiliyor. Gaziantep’in Şahinbey ilçesi Çukur Mahallesi Muhtarı Aladdin Demir, muhtarlık binasına “FETÖ’cüler giremez” diye pankart asarak, mahallesinde Cemaate mensup hiç kimseyi barındırmayacağını ilan ediyor ve “ihbar hattı” kurarak, tüm halka cemaat mensuplarını kendisine ihbar etmeleri için çağrıda bulunuyordu.

cukur-muhtar

‘Benden talimat bekleyin’

Türkiye Kürtlere yönelik linçler, Alevilerin evlerinin işaretlenip saldırıya uğraması gibi tehlikeli girişimleri yakından tanıyor. Cemaate yönelik ise barınma hakkının elinden alınması, ihbar ve açık infaz çağrıları ile bir öteki aşamaya geçilmiş durumda.

İsimlerinin “AK MİLİS” olduğu bizzat AKP’liler tarafından ilan edilen ve silah ruhsatı verilmesi konusunda her türlü kolaylık gösterilen kişiler, şimdilik sadece geceleri hemen her mahallede havaya ateş açmakla yetiniyorlar. Ne zaman harekete geçecekleri ise Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerinde gizli. Erdoğan, muhafazakârlığıyla ün yapan ve AKP’ye rekor oy veren Konya’da yaptığı mitingde açıkça şunları söylüyordu: “Her olayda sokağa dökülüyorsunuz, benim talimatımı bekleyin, benden talimat bekleyin…”

silah-trol

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin